A-B
AALBOAT Bir çeşit Hollanda teknesi.
AÇIK DENİZ GEMİSİ Açık denizlerde çalışabilecek şekilde yapılmış ve donatılmış gemi.
AÇIK DENİZ ROMORKÖRÜ Liman römorkörlerinden daha güçlü olan ve milletlerarası römorkaj işlerinde kullanılacağı için çok daha uzun mesafeler alabilecek şekilde yapılan römorkör.
ADA YAVRUSU Boğaziçi’nde kullanılan bir cins balıkçı teknesi.
AEROGLİSÖR i. (fr. air, hava, ve glisser, kaymak’tan aéroglisseur, hava üzerinde kayan). Hava yastıklı, kara veya deniz taşıtı.
Hava yastığı, taşıtın döşemesi ile yer veya suyun yüzü arasında bir hava basıncı (aşağı yukarı 2 000 Pa veya 20 g/sm²) olduğuna göre, bu taşıt doğrudan doğruya zemin ile temasta değildir; sürtünme de yok sayılabileceğine göre, taşıt az bir itme gücüyle büyük bir hız sağlar. Denge sistemi, yumuşak bir etek ilavesiyle tamamlanmış ve hava kaçırma asgariye indirilmiştir. Bu sayede taşıt, çit, alçak duvar veya deniz dalgası gibi tabii veya suni engelleri kolaylıkla aşar. Aeroglisör’lerden, sivil taşıt olarak ve askerlik alanında çeşitli şekillerde yararlanılmaktadır: İngiltere’de Hovercraft’lar deniz ulaşımında kullanılıyor; Fransa’da, Bertin hava treni bir beton yolun üzerinde ilerleyen bir taşıttır.
Üzerinde yol aldıkları zemin ile doğrudan doğruya temas etmemeleri bakımından aeroglisör’ler, amfibi askeri harekata çok elverişlidir. Henüz iş deneme safhasında olmakla beraber, 3 000 kilo yük ile saatte 110 km. yapabilmeleri, aeroglisörlerin denizaltılara karşı açılan savaşlarda, az engebeli arazi üzerinde yapılacak keşiflerde ve çıkarmalarda çok yararlı olacaklarını göstermektedir.
AĞ GEMİSİ Harp gemilerinin yardımcı sınıfına dahil bir cins gemi. 600-800 tonluktur ve 12 mil süratlidir. Hafif çapta bir iki top ile bir kaç adet 20-40 mm. lik uçaksavar topu ile mücehhezdir. Kuvvetli vinçleri vardır. Boğazlar, limanlar ve körfezlere denizaltı gemilerinin girmelerini önlemek için lüzumlu denizaltı mania ağlarının; aynı yerlerin torpito silahına karşı korunmalarını sağlayan şıpkalar’ın (torpito ağlarının) kurulmasında kullanılır. Bu ana görevleri dışında, şamandıra atmak ve kaydırmak, denizden ağır cisimler çıkarmak gibi diğer işlerde de kullanılır.
AĞAÇ SAL Örneğin yükleme yapabilmek için gemi ile rıhtım arasına konulan ağaç sal.
AĞIR ZIRHLI Birinci Dünya savaşına kadar yapılan, büyük toplarla donatılmış, bordası kalın zırhlı gemilere verilen ad.
AĞRIPAR. Eski devirlerde kullanılan iki direkli yelkenli.
AİLE i. (fr. k., el okunur). Denizc. Yelkenli yarış kotrası. Aslı Finlandiya’dan alınan bu teknenin karinası hemen de dümdüzdür; bordası dik bir açı ile yukarıya kıvrılır. Nehir veya kapalı denizlerde yarışa çok uygun, çok güzel bir biçimi vardır. Borda kaplamaları geniş tahtadan, kontraplaktan, hatta anasonitten yapılacak şekilde tasarlanmıştır; bu durum seri halinde yapımını da kolaylaştırır. Amatörler bile bu tekneyi yapabilir. İki kişi ile kullanılır; boyu 7,10, genişliği 1,60, derinliği (çektiği su) 1 m. ve yelken yüzeyi 16 m²’dir. Fransızlar, bütün kotraları Aile adını taşıyan Bayan Virginie Herriot’nun hatırasına saygı belirtisi olarak bu monotip kotraya Aile adını vermişlerdir.
AKAALA Avustralya yerlilerine özgü, ağacın oyulmasından yapılan kano.
AKARYAKIT GEMİSİ Yanmaz, dökme, sıvı yük taşımak üzere yapılmış veya bu maksat için tadil edilmiş gemi. (İnsan hayatının denizde emniyeti meselesini görüşmek için toplanan 1948 Londra konferansında bu tip gemiler için kabul edilen resmi terim SARNIÇ GEMİSİ ve TANKER terimleridir.)
On dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısındaki ilk akaryakıt gemileri, içine petrol konulan madeni sarnıçlar yerleştirilmiş yelkenli gemilerdi. Akıtma, yani geminin borda kaplamalarına doğrudan doğruya temas eden petrol taşımak üzere düşünülen ve yapılan ilk gemi 2 307 net tonluk ve 1886’da hizmete giren Glückauf adındaki alman gemisidir. Bu ilk tip gemiden beri akaryakıt gemileri büyük bir gelişmeye ulaştı ve boyutları gittikçe büyüdü. Bazıları 150 000 ton yakıt taşır. Modern akaryakıt gemilerinin özelliği, kıç taraflarına yerleştirilmiş olan makineleri (içten yanma motor veya türbin makinesi) ve son derece sağlam yapılmış olmalarıdır. Bu tarz yapılışta boylam elemanlar önemli rol oynar, yani gemide baştan kıça uzayan iki sarnıç ile tekneyi bir çok (kırk kadar) küçük bölmelere ayıran enlemesine perdelerle ayrılmış bölmeler vardır. Bu bölmeler (sarnıçlar) borularla çok kuvvetli tulumbalara bağlanmıştır, saatte 3 000 yükü karadaki depo sarnıçlarına basabilirler. Özellikle asfalt taşıyan gemilerle, ayırt etmeksizin petrol veya melas taşımak üzere yapılmış diğer tip gemilerde taşınan yükün ısıtılması için sarnıçların içinden istim boruları geçirilmiştir. (Japonya’da 500 000 ton yük alacak akaryakıt gemileri yapmak üzere 1968 yılında üç tane kuru havuz yapılmağa başlanmıştır.) [L]
AKTARMA Tuna nehrinde kullanılan kürekli türk nehir gemilerinin bir çeşidi.
AKTARMA GEMİSİ Yük ve yolcuların aktarma edilmesi için kullanılan gemi.
ALAMANA i. Balık avlamada veya yük taşımada kullanılan iki veya üç direkli aşırmalı yelkenli balıkçı teknesi: Sıram sıram bir takanın peşine takılıp gırgıra çıkan allı yeşilli alamanalar (Orhan Veli) // Karadeniz ve Marmara balıkçılarının kullandıkları açık güverteli balıkçı kayığı. Tek ya da iki direkli ve yelkenli olabilir. // Marmara ve Karadeniz’de ağ ile balık tutan balıkçıların sekiz çifte kürekli ve yelkenli, 30,40 fit bıyunda 4-6,5 ton ağırlığındaki ağaç teknelerdir.
ALAMANATA Yalnız kıç tarafında güvertesi bulunan balıkçı kayığı.
ALGARİNA Çoğunlukla kendi makinesiyle hareket eden, teknesi saçtan yapılmış duba. (Gemilere ağır yük koymak veya çıkartmakta, batmış tekneleri kurtarmakta ve başka ağırlıkları kaldırmakta kullanılır.)
ALGARNA Baş ya da kıç taraflarında meyilli olarak uzatılmış bastikalı ya da makaralı kısa dikme ya da makaslar taşıyan kaldırma tekneleridir.
ALHETE Azor adalarında San Miguel ile Santa Maria arasında taşıma işlerinde kullanılan açık güverteli tekne.
ALIA Samoa yerlilerinin kullandıkları çift tekneli araç.
ALIS Doğu Java’da kullanılan bir çeşit balıkçı teknesi.
AMFİBİ GEMİ Amfibi harekatta kullanılmak üzere dizayn edilmiş gemi.
AMFİBİ HÜCUM GEMİSİveya AMFİBİ HÜCUM ÇIKARMA GEMİSİ Helikopterlerle, birlik, askeri malzeme, ve lojistik destek nakledebilen gemi.
AMFİBİ NAKLİYE DOKU Bünyesinde, çıkarma gemisi, çıkarma aracı ve helikopter bulunduran gemi.
AMİRAL BOTU Bk. BARÇ.
ANA GEMİSİ Mayın arama tarama gemileri, hücum ve avcı botları torpidobot, muhrip ve denizaltılar gibi hafif deniz kuvvetlerine ayrılmış gemiler. (Bu küçük muharebe araçlarının her türlü ikmallerinin ve küçük ölçüdeki onarımlarının yapılmasına ve harekat dışında personelin ikametine yararlar. Tahsis edildikleri harp gemisinin sınıfı ile birlikte anılan [denizaltı ana gemisi gibi] bu gemilerden başka bir de Birinci Dünya savaşında meydana çıkanlar [uçak ana gemileri] vardır; bunlar belli sayıda deniz uçağı taşırlardı; bugün yerlerini uçak gemileri aldı.)
ANGA New Britain adaları kuzeyinde kullanılan ağaç, tek terazili kano.
ANOA Kuzey Kolombiya’nın Atlantik sahillerinde kızılderililerin kullandığı içi oyuk kano.
ARABALI Otomobil ve kamyonların taşınması için kullanılan özel yapılmış gem. Bk. ARABA VAPURU, FERİBOT.
ARABA VAPURU blş. i. Çeşitli kara taşıt araçlarını bir kıyıdan öbürüne geçirmek üzere düzenlenmiş gemi. // Otomobil, kamyon, otobüs v.b. araçları denizde bir yerden diğer bir yere taşımak için özel yapılmış gemi.
İki kıyı arasında bir köprü kurulamadığı zaman, bağlantıyı sağlamak için arabavapurundan yararlanılır. Arabavapurları, otomobil ve vagon taşımak üzere iki cinstir. Vagon taşımak için kullanılan arabavapurları, bir ucu bir kıyıda, öteki ucu karşı kıyıda bulunan bir demiryolunun devamlılığını sağlar. Bu çeşit arabavapurlarının döşemesine bir veya birkaç demiryolu yerleştirilmiştir. Bu rayların uçları, karadaki raylarla birleşebilecek şekilde ayarlanır. Yolcu ve yük vagonlarının bir karadan öteki karaya deniz yoluyle nakli, yolcu ve yüklerin aktarılmasını, dolayısıyle zaman kaybını ve çeşitli zayiatı önler. Vapur seferdeyken, sallantıdan zarar görmemeleri için vagonlar sıkıca bağlanır; modern arabavapurlarında, vagonlardan başka, otomobil nakli içinde özel bir güverte yapılmıştır. Amerika’da, 8 000 tonilatoluk yüz vagon alabilen vapurlar vardır. Danimarka’da, 1939 yılında, Demiryollarının 30 arabavapuru vardı ve yılda 150 000 vagon taşınırdı.
Arabavapuru fikri ilk olarak Türkiye’de doğdu. Bu fikrin ışığı altında zamanın “Şirketi Hayriye” yöneticileri tarafından hazırlanan projenin gerçekleştirilmesi için bir yönetici ve bir teknisyen İngiltere’ye gönderildi. O devirde Londra’da dahi bu iş için karşıdan karşıya halat veya zincirlerle çekilen sallar kullanılmaktaydı.
1869 yılında İngiltere’ye ısmarlanan iki arabavapuru da (“Suhulet” 1870, “Sahilbent 1871) İstanbul’a gelerek servise girdi. Şirketi Hayriye geleneklerine uyularak “Suhulet”e 26, “Sahilbent” e 27 nu. verildi. Her iki gemi yandan çarklıydı, diagonal silindirli ve alçak basınçlı istim makinesiyle yürütülmekte idi; süratleri 8 mildi.
Şirketi Hayriye’nin 1944 yılında lağvı ile Devlet Denizyolları ve Limanları İşletmesi Genel müdürlüğüne devredilişine kadar başka arabavapuru yaptırılmadı. (Bk. DENİZCİLİK BANKASI.) 1946 Yılında bu yeni idare elinde bulunan dört çıkarma gemisinden ikisi “Mudanya” ve “Çardak” baş ve kıç kapaklarında tadilat yapılmak suretiyle arabavapuru filosuna katıldı. Bu arada Fransa’ya dört yeni ve büyük arabavapuru ısmarlandı. Böylece 1951-1952 yılları içinde 80 senelik bir aralıktan sonra, Kasımpaşa, Kız kulesi, Kadıköy ve Kuruçeşme vapurları servise kondu.
Devlet Denizyolları ve Limanları işletmesinin özel bir kanunla Denizcilik Bankası Genel müdürlüğü haline konulduğu 1952 yılında bu yeni kuruluşun kadrosunda “Araba vapuru” bulunmaktaydı. Kabataş-Üsküdar ve Sirkeci-Üsküdar hattından başka Sirkeci-Kadıköy, Kartal-Yalova arasında yeni hatlar kurulmuştu.
Bugün Denizcilik Bankası elinde 14 parça arabavapuru bulunmaktadır. (11’i yerli, 3’ü fransız yapısı.) Fransa’da yapılanlardan dördüncüsüolan Karaköy ile birlikte Çardak ve Mudanya vapurları Çanakkale ile Eceabat arasında çalışmaktadır. Bu hat Denizyolları işletmesine bağlıdır. Bunun dışında kalan Kabataş-Üsküdar, İstinye-Paşabahçe, Sirkeci-Harem, Kartal-Yalova hatları şehir hatları tarafından işletilmektedir. Bk. ARABALI, FERİBOT.
ARAGOSTAI Sardunya ile İtalya arasında canlı istakoz taşımada kullanılan 20/30 metre boyunda tekne.
ARGOSY 1- Orta çağlarda kullanılmış büyük Adriyatik gemisi. 2- Büyük ticaret gemisi (eski bir deyim).
ARK 1- Yüzebilen kapalı tekne. 2- Nuh’un teknesi. 3- Eskiden Amerika Birleşik Devletleri nehirlerinde taşıma işlerinde kullanılan büyük tekne.
ASFALT GEMİSİ Yalnız bitüm taşımakta kullanılan petrol gemisi.
Asfalt gemisi’nin genellikle safra taşımakta kullanılan yan bölmeleri vardır; asfalt sarnıçları içinde hiç su bulunmaması gerektiğinden, bu iş için kullanılmaz.
AT KAYIĞI Murat I devrinde Gelibolu ile Lapseki, sonra İstanbul’da Anadolu ile Rumeli yakası arasında, at ve benzeri hayvanları taşımak için kullanılan büyük kayık.
Mavna biçiminde olur; seferlerde, osmanlı ordusunun binek ve yük hayvanlarını, ağırlık ve silahlarını taşırlardı. Acemi* oğlanlar, bu kayıklarda çalıştırılırdı. İstanbul limanında romorkör ve araba vapuru kullanılıncaya kadar bu görevi at kayıkları yapardı.
ATEŞ GEMİSİ İçine patlayıcı madde konularak düşman gemileri üzerine yollanan tekne. Yanıcı madde yüklü, düşman gemilerinin yanına giderek, sabotaj yapmaya yarayan, yelken ve kürekle hareket eden çok süratli hafif tekne. // Ateş-i rum, arap ateşi, ateş-i bahri de denilen yakıcı ve patlayıcı maddelerle dolu yelkenli gemi. (Bunlar özel surette ve genellikle eski gemilerden faydalanmak suretiyle inşa edilirdi.
Eski tarihlerde ateş gemileri’nin tekne, anbar ve diğer yerlerine yanıcı patlayıcı eczalar, zift, katran fıçıları ve “Feu Gregeois” denilen rum ateşi doldurulurdu. Daha çok limanda demirli düşman gemilerini baskın şeklinde yakmak için kullanılan bu gemiler, düşman donanması üzerine sevk edilir, belli bir mesafeye yaklaşınca içindeki mahir ve gözüpek denizciler gemiyi tutuşturup, kıç taraftan denize atlarlar, yüzerek ateş gemisinin yedeğindeki sandala binerek geri dönerlerdi.
1770 Çeşme savaşlarında Ruslar, bu çeşit gemilerle yaptıkları bir gece hücumunda, osmanlı donanmasını yakmışlardı. Bk. BURLOTA.
ATEŞ KAYIĞI Ateş gemisinde açıklanan maksatla yapılan ve bugünkü “kik” ler biçiminde ve daha büyükçe, büyüklüğüne oranla da, çok zayıf kayıklardır. Ateş kayıkları iki çeşitti. Biri, ateş gemisinde açıklanan esaslar içinde kendilerini yakmak suretiyle düşman gemilerini tutuşturanlar; diğeri, düşman gemilerine yaklaşıp, aletlerle tutuşturucu maddeleri atmak suretiyle düşman gemilerini tutuşturan kayıklardı. Ayrıca, eskiden yangın olduğu zaman, yangın tulumbalarını boğazın bir yakasından diğer yakasına taşımak için kullanılan dar, hafif ve süratli kayıklara da ateş kayığı denirdi. // Yanıcı madde yüklü, düşman gemilerinin yanına giderek, sabotaj yapmaya yarayan, yelken ve kürekle hareket eden çok süratli hafif tekne.
AVCI BOTU Liman savunma tesislerinde kullanılan ufak çaplı bot. Denizaltı avlama ve tespit cihaz ve silahları ile donatılmıştır. // Denizaltı gemilerini avlamada, yerlerini bulup onları yok etmede kullanılan muhrip ve benzeri gemilerden sonra gelen ve daha çok kıyı bölgelerinde aynı maksatla kullanılan küçük bot. (60-100 Tonluk, 15-25 mil hızında olan bu motorlu gemiler, uçaksavar silahlarından başka taşıdıkları sualtı dinleme ve mevki bulma cihazları [Asdic ve Sonar] ile denizaltı gemilerinin yerlerini bulmağa, sonra da su bombalarıyle onları tahribe çalışırlar. Bu gemilerin liman savunmasında kullanılan daha küçük tonajda olanlarına liman savunma botu denir.) İstimbot da denir.
AVCI DENİZALTI Denizaltı yakalamak ve imha etmekle görevli denizaltı.
AVİZO i. (isp. barca de aviso). Haber ulaştırmağa yarayan kayık. Eskiden postayı taşımağa yarayan küçük tekne. // XX. yy. da konvoylara eşlik eden hafif yapılı küçük tekne. // İrtibat hizmetlerinde kullanılan küçük ve süratli teknelerdir.
AYGITLI TARAK GEMİSİ Bir aygıt uzatarak tarama işlemi yapan tarak gemisi.
BADAN Küçük bir arap teknesi.
BALANDRA i. (“Bilander”den). 1- Takriben 100 tonluk, tek direkli Güney Amerika teknesi. 3- Tek direkli, yelkenli bir Çin teknesi.
BALC YAWL (BAULK YAWL) Kürekli ve praçıra yelkenli küçük balıkçı teknesi.
BALIK KAYIĞI Balıkçı teknesi.
BALIKÇI GEMİSİ Balık tutmak için özel surette inşa edilmiş ve donatılmış gemilerdir. // Balık avlayan, avladığı balıkları limanlara taşıyan veya içinde balık konservesi yapılan gemi. // Hizmet gemileri sınıfında bulunmakla beraber kendine özgü bir tip oluşturan en önemli gemi tiplerinden birisi de Balıkçı gemileridir. Bu gemiler sahil balıkçılığında kullanılanlardan başlayıp, Okyanus balıkçılığına kadar uzanan gemiler grubunu oluşturur.
Okyanus balıkçı gemileri avlama ve işleme işlemlerini birlikte yürüten filolar halinde çalışırlar.
Avlama gemilerinin tuttuğu balıkları ana gemide mevcut konserve ve balık unu tesislerinde işleyerek, limana dönmeden avlanan balıklar ekonomik değerini kaybetmeden değerlendirilir.
Açık denizlerde balık avında kullanılan, çeşitli tertibatı bulunan ve denizlere dayanıklı olarak yapılmış gemi. (Savaşta karakol ve mayın arama-tarama gemisi olarak kullanılır.)
Motorun keşfinden sonra daha uzak mesafelerde av yapabilen ve avı süratle satış limanına getirebilen motorlu gemiler yelkenli teknelerin yerini aldı. Yelkenli gemiler ile motorlu gemiler arasında buharlı gemiler de kullanılmıştır. İlk buharlı balıkçı gemileri 1885 yıllarında Scarborougth’da yapılan, römorkörden bozma yandan çarklı teknelerdir. İlk buharlı balıkçı gemisi 1890’da Hull limanında yapılmıştır.
İki dünya savaşı arasında buhardan motora geçiş süratlenmiş ve günümüzde mazotlu tekneler hakim duruma geçmiştir. Balıkçı gemisinin boyu, avladığı balık cinsine, kullanılan av aletlerine ve özellikle av sahası tipine göre değişir. Kuzey Atlantik’te morina balığı avında kullanılan açık deniz balıkçı gemileri 60-68 metre, modern trawl gemileri 90 metre uzunluğa kadar olabilmektedir. 1-2 hafta müddetle av yapan sahil balıkçılığı gemileri genellikle 28-40 m uzunluğundadır. Açıkdeniz balıkçı gemilerinde -39°C’a kadar soğutma (çabuk dondurma) tesisleri, konserve, balıkunu ve balıkyağı imal tesisleri bulunur. Sahil balıkçılığı gemilerinde av imkanlarının yanı sıra, yalnızca balığın tazeliğini muhafazaya yarayan -15°C’a kadar kapasiteli soğuk depo bulunur.
Avını aynı gün satış limanına getiren balıkçı gemilerine kıyı balıkçı gemileri denir. Bunlarda balık evvelden alınan kırma buz ile muhafaza edilir veya hiç bir tedbir alınmadan pazara ulaştırılır. Bunlar ufak boy tekneler olup süratlidirler. Balıkçı gemileri, Trawl-Gırgır-Purse Saine-Tarak-Sünger-Paraketa ve benzeri tiplere ayrılırlar veya bazen kombine av yapacak şekildedirler. Türkiye’de yalnızca kıyı tipi balıkçı gemileri vardır.
BALIKÇI FABRİKA GEMİSİ Balık tutan, işleyen, konserve yapan gemi.
BALIKÇI TEKNESİ Özel olarak balık avlamak için yapılmış ve balık avlama işinde kullanılan tekne.
BALİNA AVCI GEMİSİ Balina avına çıkan avcı gemisi; güney denizlerinde buzlar arasında ve her türlü hava şartlarında seyir edebilmek için yapılır. Denize dayanıklıdır ve yetkin manevra kabiliyeti vardır, rahatlıkla 14 deniz mili hız yapar. Boyları 45 m kadardır. Mizana direğinde bir çanaklık vardır, balinagillerin yerini tespit etmekle görevli gözcü burada durur. Üst güvertede baştan kıç’a geçmeyi sağlayan yol, kaptan köşkünü, üzerinde zıpkın topunun bulunduğu öndeki sahanlığa bağlar. Bu sahanlıktaki özel bir vinç gemiyi balinaya saplı zıpkına bağlayan üçlü halatı gerer veya gevşetir ve balina öldüğü zaman onu bordaya çeker. Bundan sonra özel bir boruyle midesine sıkıştırılmış hava verilen balina, avcı gemisi tarafından balina işleme gemisine yedekte çekilir ve orada parçalanır.
BALİNA BOTU 1- Küçük, denize dayanıklı bot. 2- Balina avında kullanılan tekne. 3- Kurtarma gemilerinde vasıta motoru olarak da kullanılan üstü açık tekne.
BALİNA GEMİSİ Balinayı avlamak, yakalamak, yedekte çekmek, balinanın yerini belirlemek için donatılmış gemi. // Balina avında kullanılan tekne.
BALİNA İŞLEME GEMİSİ İlk balina işleme gemileri büyük şilep veya yolcu gemilerinin değiştirilmesiyle yapıldı. En yenileritam yüklü olarak 20 000 tondan ağırdır. Güvertenin tamamen boş olması için kaptan köprüsü baş uca yapılır. Özel biçimli kıç taraf, su kesiminden yukarıya kadar açıktır ve üst güverteye uzayan eğik bir rampası vardır. Avcı gemilerin getirdiği balinalar vinçlerle rampadan üst güverteye çekilir ve burada mekanik testlerle parçalanır. Parçalar otoklavlara atılır, burada balina yağına dönüşür ve haznelere gönderilir. Bu çalışma çok sayıda insan gerektirir. Bu gemiler aynı zamanda avcı gemilerin ikmal gemisi görevini de yapar. Bazı gemiler, balina sürülerinin yerini bulmak veya buzların durumunu anlamak için bir deniz uçağıyle donatılmıştır.
BALSA Güney Amerika’da kullanılan balıkçı salı.
BALSA RAFT İngiliz donanmasında borda boyası için kullanılan sal.
BAMBOT i. (ing.k. bumboat’tan). Harp gemilerinin yanına yaklaşıp malzeme, hediyelik eşya vs. satan seyyar satıcı tekneleri. // Manav, pazarcı kayığı. Gemi yanına gelerek alış veriş yapan kayıklar.
BANCA Çin denizinde balık avlamak üzere kullanılan içi oyularak yapılmış küçük tekne.
BANDIR BOT Malakar sahillerinde kullanılan, dalga çatlaklarında seyredebilen kayık.
BANKER New Foundland’daki Grand Bank’de morina balığı avlayan balıkçı teknelerine verilen isim.
BARCA i. Bk. BARÇA.
BARCE. Bk. BARKA.
BARCOLONGO Güvertesiz, dar, uzun İspanyol teknesi. Kürek ya da yelkenle hareket eder.
BARÇ i. (ing. barge’dan). 1- Taşıma kapasitesi 50 ila 1000 ton arasında olan altı düz ve yük taşımasında kullanılan tekne. 2- Körfezlerde, iç sularda yük taşımasında kullanılan yaklaşık olarak 100 tonluk altı düz yelkenli tekne. 3- İngiliz Donanmasındaki çift sıra, 14 kürekli tekne. 4- Komodoru taşıyan servis motoru. 5- Gösteri yapan eğlence teknesi. // Üretim bölgelerinden nehir ve kanallar yoluyle limanlara ticaret eşyası taşıyan saç veya ahşap tekne. (Makineli olanları veya makinesiz olarak yedekte çekilen tipleri vardır. İnce uzun yapılıdır; az su çeker. Genellikle kıç taraflarında oturulabilecek yeri olan bir üst yapısı vardır.) // Altı düz şat, mavuna. // Amiral botu. Bk. DUBA, LAYTER, MAVUNA, PONTON, ŞAT.
BARÇA veya BARCA i. ( aşağı lat. barga’dan ital. bargia). Ortaçağda kullanılan kürekli ve yelkenli nakliye gemisi. // İngiltere’de geçit törenlerinde kullanılan süslü tekne. // Eskiden asker taşımasında kullanılan savaş gemisi. // Askeri nakliye hizmetlerinde kullanılan altları düz ve az su çeken yelkenli tekne. // Kalyon cinsinden küçük savaş gemisi: Barçalardan top fındığı yağmur gibi yağardı (Katip Çelebi). // Nehirde balık tutmak için yapılmış dörtköşe yelkenli tekne. (Barçe’de denir.) // Eskiden personel naklinde kullanılan, altı düz, az su çeken teknelerdir. // Karinası düz olup göl ve nehirlerde kullanılan bir cins kalyondur, 2-3 direkli 80 topludur.
Osmanlı donanmasında kalyon cinsinden olan bir tür nakliye ve savaş gemisi. Önceleri Hollandalılar, sonra diğer avrupa devletleri tarafından da kullanıldı. Barçalar iki veya üç direkli olarak yapılırdı. XV. yy. kayıtlarına göre bir barça’da irili ufaklı seksen üç top bulunurdu. Bu toplardan otuz beşi pranka topu, on ikisi baş topu, on ikisi büyük zarbazen, yirmisi büyük zarbazen ve dördü de şayka topuydu.
BARKA i. (ital. barca). Büyük sandal: ... barka derler bir gûna gemi’lerle ... (Evliya Çelebi).
BARKENTİNE Bk. BARKO BESTİYA.
BARK veya BARKO i. (esk. province dilinde barco; halk lat. bareo; aslı belli değil; ital. barco, türkçeye italyancadan geçmiş olabilir). Üç veya dört direkli yelkenli tekne, barko. // Üç direkli yelkenli gemi. // Güverteli veya güvertesiz, çeşitli tip yelken kullanan ufak tonajda, genellikle 100 tondan ufak ve üç direkli yelkenli gemilere verilen ad: Arabalardan indik, büyük bir barkoya bindik (Ahmed Rasim). // Pruva ve grandi direkleri kabasorta, mizana direği sübye donanımlı üç direkli yelkenli tekne. Eskiden genel anlamda bütün yelkenli tekneler için bu deyim kullanılırdı. // Pruva ve grandi direkleri kabasorta, mizana direği sübye arma ile donatılmış 100 tondan büyük güverteli veya güvertesiz olarak yapılan yelken gemisi. Bu tip gemiler 4-5 direkli olabilir. Bu durumda kıç direkleri sübye armalı diğer direkleri kabasorta armalı olur.
Barko kelimesi önce bir tekne biçimi için kullanıldı. İngiltere’nin doğu kıyısında Durham ile Londra arasında kömür taşıyan gemilere barko (ing. bark) denirdi. Cook’un ilk gemisi bu tiptendi ve Endeavour Bark adıyle vaftiz edilmişti, fakat dört köşe yelkenli üç direği vardı. Daha sonra bu kelime üç direkli barko arma donanımlı gemiler için kullanıldı. Dört, hatta altı direkli birçok barko da yapıldı. Bu tip gemilerin içinde France-II dünyanın en büyük yelkenlisidir.
BARKO BESTİYA veya BARKENTİNE Yalnız pruva direği kabasorta, diğer iki direği sübye donanımlı yelken gemisi (navi de denir). // Pruva direği kabasorta, grandi ve mizana direkleri sübye arma ile donatılmış üç direkli yelken gemisi. // Pruvası kabasorta, diğerleri sübye olan üç direkli gulet.
Barko kelimesi önce bir tekne biçimi için kullanıldı. İngiltere’nin doğu kıyısında Durham ile Londra arasında kömür taşıyan gemilere barko (ing. bark) denirdi. Cook’un ilk gemisi bu tiptendi ve Endeavour Bark adıyle vaftiz edilmişti, fakat dört köşe yelkenli üç direği vardı. Daha sonra bu kelime üç direkli barko arma donanımlı gemiler için kullanıldı. Dört, hatta altı direkli birçok barko da yapıldı. Bu tip gemilerin içinde France-II dünyanın en büyük yelkenlisidir. Bk. NAVİ.
BAŞTARDA veya BAŞTARDE i. (ital. galea bastarda: melez kalyon). Osmanlı donanmasında kullanılan kadırga cinsinden bir çeşit savaş gemisi. // Kürekli eski bir savaş gemisi. // Her küreği 6 veya yedi kişi ile çekilen 26’dan 30 çifte kürekle çekilen, genellikle kıç tarafları yuvarlak (karpuz kıçlı) ve su kesiminden yukarı kısmı çok yüksek olan eski bir savaş gemisi tipidir.
Baştarda-i hümayun, padişaha ait olan baştarda.
Orta ve yarım olmak üzere iki sınıfa ayrılan baştardalar 20-36 oturaklı ve çift kürekliydiler. Kürekçi ve savaşçı olarak mevcudu 800 kişiyi bulurdu. Çekdiri’den büyüktür.
BATEAU Boyuna göre dar yapılmış hafif tekne.
BATIL Çin denizlerinin 2 direkli yelkenli teknesi.
BATİSFER i. (fr. bathysphère). 1,45 m çapında, 2 300 kg ağırlığında, yukarıya kablo ile bağlı çelik küre. Batisferi ilk olarak amerikalı William Beebe kullandı ve 1934 yılında, Bermuda adaları civarında, 906 m derinliğe indi.
BATİSKAF i. (yun. bathus, derin, skaphes, kayık’tan fr. bathyscaphe). Denizlerin derinliklerinde gözlem yapmağa yarayan araç.
Profesör A. Picard tarafından icat edilen batiskaf, bir kablo ile su yüzüyle irtibat halinde olmaması bakımından, Beebe ve Barton’un yaptıkları batisferden farklı dır. Araç su yüzüne bağlı olmadığı için de dalgaların meydana getireceği sarsıntılardan etkilenmez. Ayrıca, taşıyıcı kablonun kopması gibi bir tehlike de söz konusu değildir.
Batiskaf küre biçiminde bir kamarayla yayvan bir yüzücünün birleşmesinden meydana gelir. Gözlemcilerin çalışma yeri olan kamara, denizaltındaki büyük basınçlara dayanacak şekilde çelikten yapılmıştır. Taşırdığı sudan daha ağırdır ve yüzücü tarafından taşınmak zorundadır. Yüzücü sudan daha hafif olan benzinle dolu olduğu için su yüzünde kalabilir. Oldukça ince saçtan yapılan yüzücünün alt kısmında ısı ve basınç değişikliğine karşı benzinin hacim değiştirmesini dengede tutacak olan deniz suyunun girip çıkabileceği bir delik vardır. Bu, yüzücüyü ağır denizaltı basıncı dolayısıyle ezilmekten korur. Batiskafta, dalış ve çıkış manevraları için bie supap bulunur. Bu süpap pilotun benzin boşaltmasına yarar. Ayrıca, istenilen miktarda safra atacak bir cihaz bulunur. Bu safra atma işi, ayrıca benzinin sıkıştırılabilme özelliği yüzünden batiskafın iniş sırasında kaybedeceği yüzme imkanlarını yeniden sağlamak için de gereklidir. Safra olarak demir talaşı kullanılır. Bu talaş bir elektrik akımının magnetik alan yardımıyle silo’larda tutulur. Pilot safra atmak istediği zaman akımı keser. Bir elektrik arızası olduğu zaman batiskaf derhal su yüzüne çıkar. Deniz dibine yakın yerlerde, batiskafın dengede kalması ve yönetilmesi için, balonlarda kullanılan iniş ipinden (guide rope) yararlanılır. Yatay hareketler ise, elektrik motorlarıyle çalışan iki pervane yardımıyle gerçekleşir. Gözlemler, kalın plexiglas lombozlar gerisinden yapılır ve görüş alanı kuvvetli farlarla aydınlatılır. İlk batiskaf olan FNRS 2 A. Picard tarafından Belçika Bilimsel Araştırma Milli fonu yardımıyle, Belçika’da gerçekleştirildi. Bu alet 1948’de, otomatik pilotla 1 380 metreye indi. Su üstüne çıktığı zaman yüzücü, dalgalar yüzünden ağır hasara uğradı. FNRS 2 bu haliyle fransız deniz kuvvetlerine devredildi; sonradan yeni bir yüzücü yapıldı ve araca FNRS 3 adı verildi. A. Picard ve oğlu Jacques, bundan sonra İtalya’da Trieste adı ile yeni bir batiskaf yaptılar. 1953’te FNRS 3, deniz binbaşısı Huot ve deniz istihkam mühendisi Willm kumandasında 2 100 metre derinliğe indi. Arkadan a. Ve J. Picard Trieste ile 3 150 metreye indiler. 1954’te FNRS 3 yine Huot ve Willm kumandasında Dakar açıklarında 4 050 metreye, ocak 1960’ta, Trieste Mariannes çukuru yakınlarında 10 911 metreye indi. Arşimed 11 000 adıyle yapılan yeni bir batiskaf da 1961’de kızaktan indirildi.
BAWLEY – Taymis nehrinde karides ve ringa balığı avlayan yelkenli tekne.
BEMBRIDGA TYPE Flok ve randa yelkenli, kotra donanımlı yat.
BEŞ ÇİFTE Beş oturaklı, kürekle yürütülen deniz aracı.
BEŞ DİREKLİ BARKO GEMİSİ Baştan dört direği kabasorta, beşinci direği sübye donanımlı yelkenli tekne. // Dört direği kabasorta, beşinci direk yan yelken olarak donatılmış tekne.
BIBIS Çin denizlerinde çalışan tek direkli yelkenli.
BILANDER İlk önceleri iki direkli Hollanda yelkenlisine verilen bu isim sonraları dünyaya yayılmış olupFransızlar “Belendre”, İspanyol ve Portekizliler “Balandra” demişlerdir.
BILLY BOY 1- Humber nehrine özgü, geniş bodoslamalı küçük tekne. 2- Sahil seyri yapan yelkenli.
BIREME Bir tarafında çift sıra kürekçileri olan Roma teknesi.
BİRGENDE i. Yabancı donanmalardaki Brigantin adlı gemiye Osmanlıların verdiği isim. Birgendeye, perkendi, pergendi, birgendi veya birgende de denilirdi. Birgende, çekdiri cinsinden bir gemi olup kalitadan büyük ve mavnadan küçüktü. Baş tarafında topları bulunan ve hızlı hareket eden bir gemiydi.
BLACKBIRDER Afrika’dan amerika’ya tutsak zenci taşımada kullanılmış gemilere verilen isim.
BLAZER Küçük Hollanda balıkçı teknesi.
BOOM İran körfezinde kullanılan bir çeşit kayık.
BORDA BOTU Borda temizlenmesinde, boyanmasında v.b. işlerde kullanılmak üzere yapılmış hizmet filikası, faça botu, patalye. // Gemilerin su kesimlerine yakın olan borda kısımları ile karinalarını temizlemede, lostra etmede ve faça boyası çekmede kullanılan 10-15 fit boyundaki ağaç teknelerdir. // Gemilerin borda ve su kesimlerini temizlemek için, altı düz kıçı başı kesik küçük botlardır. Bk. BORDA PATALYASI.
BORDA PATALYASI Gemiye girip çıkmak, borda veya karinayı temizlemek için kullanılan, patalyadan küçük, filika biçiminde tekne. (Bunlar kıçtan karaydı, kıyıya iskele olmazdı.) Bk. BORDA BOTU.
BOT Sandal, kayık, filika. Kısa mesafelerde kullanılanaçık denizlerde, devamlı barınma olanağı olmayan, genellikle kürekle yürütülen araç. // Bir veya iki çifte kürekle hareket eden, güvertesi olmayan ayna kıçlı ufak tekne. Ağaç veya fiberglas gibi maddelerden yapılır. // Iskarmoz kürekli, güvertesiz, aynalıklı küçük filika. // Bir gezi teknesinde gemicilerin kıyıya gidiş geliş için kullandıkları ağaç, plastik veya kauçuktan yapılmış küçük sandal. // Bot, sandal, filika, küçük tekne, gemi vasıtası, vasıta motoru. (Savaş gemilerinde bunlara patalya denir. Küçük savaş gemilerinde sınıflarını gösteren kısma eklenerek adlandırılır: Torpido botu. BK. TORPİDOBOT. Hücum botu. Bk. HÜCUMBOT. Avcı* botu.)
BOTTER Tek direkli, floklu, istiralya ylkenli Hollanda teknesi.
BOTKEN i. Ortaçağda kullanılan küçük tekne.
BOWSER BOTU Gemi, uçak veya vasıtaların yakıt ikmalinde kullanılan tekne.
BOY TENDIR (ing. buoy tender’dan). Seyre yardımcı olmak gayesi ile hizmet veren gemi sınıfı. Şamandıra bakımı yapan gemi.
BREAK BULK SHIP Karışık yük taşıyan gemi.
BRİGANTİN (GULET) İlk önceleri korsanlar (Brigands) tarafından kullanılan yelkenli tekne tipi. İki direkli olup; pruva direği tam armalı, grandi direği randa ve pik (sübye) yelkenli olup, iki direk arasına yan yelkenleri (velena) açılan yelkenli tekne tipi. // Pruva direği kabasorta arma, grandi direği sübye arma olan ve brik tipi yelkenli gemilerden daha küçük gemi. Bunlara uskuna brik de denilir. // Pruva direği kabasorta, grandi direği sübye donanımlı, brik’den küçük yelkenli tekne. Bk. GULET.
BRİG veya BRİK i. (ing. brigantin’in kısaltması brig’den fr. brick). İki direkli, tam armalı (Kabasorta) d,ğer bir deyimle seren ve seren yelkenli tekneler. // İki direkli, tam serenli ve arması kabasorta donanımlı (seren yelkenli), birkaç top taşıyan yelkenli. // İki direkli ve kabasorta armalı yelken gemisi. // İki direkli tam armalı yelkenli gemi. // İki direkli ve iki direğide kabasorta gemi. // İki direkli, çok süratli bir gemi tipidir. Her iki direği de kabasorta donanımlıdır. (Kabasorta direk donanımları serenli demektir) 78-80 personeli olur. Boyu 10-22 metre, eni 7-9 metredir. Tipine göre 20-30 topu olur.
Brik yelken donanımı, XVIII.yy.ın ikinci yarısında ortaya çıktı. Savaş gemisi olarak çok kullanıldı. 500 ton ağırlıkta olanları vardır. Bunlar, refakat, istasyoner gemi ve gambot görevlerinde kullanıldı ve istimli gemilerden sonra kullanılmaz oldu. Ticaret gemisi olarak brikler XX. yy. başına kadar Brik-Gulet* şeklinde devam etti.
BRİK-GULET i. İki direkli yelken gemisi. (KABASORTA USKUNA da denir.)
Bu tip gemilerin yalnız mizana direğinde dört köşe yelken açılır. Grandi direği (ikinci direk) eşit kenarlı olmayan dört köşe randa yelkeni ile donatılır ve bunun üstüne grandipik yelkeni denilen üç köşe yelken açılır. Bu donanım geminin daha az sayıda denizci ile idaresini sağlar. (L)
BROLİK i. Kürekle çalışan sığ su gemisi.
BUGGALOW Doğu Hint adalarında kullanılan tek direkli bir çeşit yelkenli tekne.
BURANDA BOT Çerçevesi ağaç eğriler, kaplaması buranda olan küçük sandal, bot.
BURANİCE i. (islavca k.). Balkan balıkçılarının kullandığı kütükten oyulmuş kayık.
BURLOTA Ateş gemisi. Eski deniz savaşlarında kullanılan bir silahtır. İçi yanıcı maddelerle dolu bir teknenin ateşlenerek düşman gemisi üzerine sevki suretiyle onun yakılmasını sağlardı. Bk. ATEŞ GEMİSİ.
BURTUN i. Bir çeşit büyük savaş gemisi.
Akdeniz devletleri, genellikle Osmanlılar tarafından kullanılmıştır. Kalyon sınıfındandır. 30-40 top çekecek büyüklüktedir, yelkenlidir. İlk defa yaklaşık olarak 1664 yıllarında yapılmıştır.
BUZ DEVRİYE GEMİSİ Buzların oluşlarını, buzdağlarının seyirlerini takip eden ve bunları yayınlayan gemiler.
BUZ KAYIĞI Donmuş nehir ve göl üstünde seyredebilen kızaklı ve yelkenli tekne.
BUZKIRAN blş. i. Bodoslaması buz kırmak için özel olarak yapılmış gemi. // Bir geçitten geçişi önleyen buzları kırmak için yapılmış gemi. // Buzla kaplı deniz, göl ve ırmaklarda buzları kırarak ulaşımı kolaylaştıran gemi. // Baş tarafı özel şekilde dizayn edilmiş, pervaneleri korunmalı güçlü makineleri olan buz kıran gemi.
İlk buzkıran, Rus amirali Makarov’un hazırladığı planlara göre 1898’de İngiltere’de Armstrong tezgahlarında yapılmış olan Ermak adındaki gemidir. Bu tip gemilerin ıskarmozları daha sık, borda kaplama saçları da su kesimi hizasında daha kalın ve dayanıklıdır. Baş taraf altının “kaşık” adı verilen özel biçimde olması, geminin buz üstüne tırmanarak buzu ağırlığıyle parçalamasını sağlar. Baş bodoslama ile omurga arasındaki bir pervane gemi baş tarafının üstüne çıktığı buzun altında bulunan ve buza tabii bir dayanak görevi yapan suyu çektiği için buz daha kolay parçalanır. Ermak üç mille seyrederek dört metre kalınlığında bir bankizi, makinelerini bir ileri bir geri çalıştırarak da altı metre kalınlığında bir diğerini kırmayı başarmıştı. Yirmi metre kalınlığı olan bir başka bankizi kırmak için de denendi ama bundan dolayı da oldukça önemli bir hasara uğradı. 7 900 Tonilatoluk olan bu dikkate değer gemi sovyet donanmasının 1956 listesinde hala mevcuttu. Boyu 97, genişliği 22 metreydi. Almaşık sistemli olan makineleri ise 9 500 beygir gücündeydi. Bu geminin niteliklerini aşmak mümkün olamamıştır. Yeni rus buzkıranları ise 16 000 tonluktur. Atom gücüyle işleyen Lenin buzkıranı yakıt ikmali yapmaksızın 1 yıl seyredebildiği için seyir alanı çok geniştir.
Amerikan donanmasında da buzkıranlar vardır. Bunlar Amerikan sahil muhafaza teşkilatına bağlı orta tonajlı gemilerdir. Eastwind tipi uzunluğu 3,22 m; genişliği 1,27 m; su kesimi 0,75 m ; ağırlığı 80 kg’dır), hafif bir römork veya oto üstünde taşınmağa elverişlidir.
AALBOAT Bir çeşit Hollanda teknesi.
AÇIK DENİZ GEMİSİ Açık denizlerde çalışabilecek şekilde yapılmış ve donatılmış gemi.
AÇIK DENİZ ROMORKÖRÜ Liman römorkörlerinden daha güçlü olan ve milletlerarası römorkaj işlerinde kullanılacağı için çok daha uzun mesafeler alabilecek şekilde yapılan römorkör.
ADA YAVRUSU Boğaziçi’nde kullanılan bir cins balıkçı teknesi.
AEROGLİSÖR i. (fr. air, hava, ve glisser, kaymak’tan aéroglisseur, hava üzerinde kayan). Hava yastıklı, kara veya deniz taşıtı.
Hava yastığı, taşıtın döşemesi ile yer veya suyun yüzü arasında bir hava basıncı (aşağı yukarı 2 000 Pa veya 20 g/sm²) olduğuna göre, bu taşıt doğrudan doğruya zemin ile temasta değildir; sürtünme de yok sayılabileceğine göre, taşıt az bir itme gücüyle büyük bir hız sağlar. Denge sistemi, yumuşak bir etek ilavesiyle tamamlanmış ve hava kaçırma asgariye indirilmiştir. Bu sayede taşıt, çit, alçak duvar veya deniz dalgası gibi tabii veya suni engelleri kolaylıkla aşar. Aeroglisör’lerden, sivil taşıt olarak ve askerlik alanında çeşitli şekillerde yararlanılmaktadır: İngiltere’de Hovercraft’lar deniz ulaşımında kullanılıyor; Fransa’da, Bertin hava treni bir beton yolun üzerinde ilerleyen bir taşıttır.
Üzerinde yol aldıkları zemin ile doğrudan doğruya temas etmemeleri bakımından aeroglisör’ler, amfibi askeri harekata çok elverişlidir. Henüz iş deneme safhasında olmakla beraber, 3 000 kilo yük ile saatte 110 km. yapabilmeleri, aeroglisörlerin denizaltılara karşı açılan savaşlarda, az engebeli arazi üzerinde yapılacak keşiflerde ve çıkarmalarda çok yararlı olacaklarını göstermektedir.
AĞ GEMİSİ Harp gemilerinin yardımcı sınıfına dahil bir cins gemi. 600-800 tonluktur ve 12 mil süratlidir. Hafif çapta bir iki top ile bir kaç adet 20-40 mm. lik uçaksavar topu ile mücehhezdir. Kuvvetli vinçleri vardır. Boğazlar, limanlar ve körfezlere denizaltı gemilerinin girmelerini önlemek için lüzumlu denizaltı mania ağlarının; aynı yerlerin torpito silahına karşı korunmalarını sağlayan şıpkalar’ın (torpito ağlarının) kurulmasında kullanılır. Bu ana görevleri dışında, şamandıra atmak ve kaydırmak, denizden ağır cisimler çıkarmak gibi diğer işlerde de kullanılır.
AĞAÇ SAL Örneğin yükleme yapabilmek için gemi ile rıhtım arasına konulan ağaç sal.
AĞIR ZIRHLI Birinci Dünya savaşına kadar yapılan, büyük toplarla donatılmış, bordası kalın zırhlı gemilere verilen ad.
AĞRIPAR. Eski devirlerde kullanılan iki direkli yelkenli.
AİLE i. (fr. k., el okunur). Denizc. Yelkenli yarış kotrası. Aslı Finlandiya’dan alınan bu teknenin karinası hemen de dümdüzdür; bordası dik bir açı ile yukarıya kıvrılır. Nehir veya kapalı denizlerde yarışa çok uygun, çok güzel bir biçimi vardır. Borda kaplamaları geniş tahtadan, kontraplaktan, hatta anasonitten yapılacak şekilde tasarlanmıştır; bu durum seri halinde yapımını da kolaylaştırır. Amatörler bile bu tekneyi yapabilir. İki kişi ile kullanılır; boyu 7,10, genişliği 1,60, derinliği (çektiği su) 1 m. ve yelken yüzeyi 16 m²’dir. Fransızlar, bütün kotraları Aile adını taşıyan Bayan Virginie Herriot’nun hatırasına saygı belirtisi olarak bu monotip kotraya Aile adını vermişlerdir.
AKAALA Avustralya yerlilerine özgü, ağacın oyulmasından yapılan kano.
AKARYAKIT GEMİSİ Yanmaz, dökme, sıvı yük taşımak üzere yapılmış veya bu maksat için tadil edilmiş gemi. (İnsan hayatının denizde emniyeti meselesini görüşmek için toplanan 1948 Londra konferansında bu tip gemiler için kabul edilen resmi terim SARNIÇ GEMİSİ ve TANKER terimleridir.)
On dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısındaki ilk akaryakıt gemileri, içine petrol konulan madeni sarnıçlar yerleştirilmiş yelkenli gemilerdi. Akıtma, yani geminin borda kaplamalarına doğrudan doğruya temas eden petrol taşımak üzere düşünülen ve yapılan ilk gemi 2 307 net tonluk ve 1886’da hizmete giren Glückauf adındaki alman gemisidir. Bu ilk tip gemiden beri akaryakıt gemileri büyük bir gelişmeye ulaştı ve boyutları gittikçe büyüdü. Bazıları 150 000 ton yakıt taşır. Modern akaryakıt gemilerinin özelliği, kıç taraflarına yerleştirilmiş olan makineleri (içten yanma motor veya türbin makinesi) ve son derece sağlam yapılmış olmalarıdır. Bu tarz yapılışta boylam elemanlar önemli rol oynar, yani gemide baştan kıça uzayan iki sarnıç ile tekneyi bir çok (kırk kadar) küçük bölmelere ayıran enlemesine perdelerle ayrılmış bölmeler vardır. Bu bölmeler (sarnıçlar) borularla çok kuvvetli tulumbalara bağlanmıştır, saatte 3 000 yükü karadaki depo sarnıçlarına basabilirler. Özellikle asfalt taşıyan gemilerle, ayırt etmeksizin petrol veya melas taşımak üzere yapılmış diğer tip gemilerde taşınan yükün ısıtılması için sarnıçların içinden istim boruları geçirilmiştir. (Japonya’da 500 000 ton yük alacak akaryakıt gemileri yapmak üzere 1968 yılında üç tane kuru havuz yapılmağa başlanmıştır.) [L]
AKTARMA Tuna nehrinde kullanılan kürekli türk nehir gemilerinin bir çeşidi.
AKTARMA GEMİSİ Yük ve yolcuların aktarma edilmesi için kullanılan gemi.
ALAMANA i. Balık avlamada veya yük taşımada kullanılan iki veya üç direkli aşırmalı yelkenli balıkçı teknesi: Sıram sıram bir takanın peşine takılıp gırgıra çıkan allı yeşilli alamanalar (Orhan Veli) // Karadeniz ve Marmara balıkçılarının kullandıkları açık güverteli balıkçı kayığı. Tek ya da iki direkli ve yelkenli olabilir. // Marmara ve Karadeniz’de ağ ile balık tutan balıkçıların sekiz çifte kürekli ve yelkenli, 30,40 fit bıyunda 4-6,5 ton ağırlığındaki ağaç teknelerdir.
ALAMANATA Yalnız kıç tarafında güvertesi bulunan balıkçı kayığı.
ALGARİNA Çoğunlukla kendi makinesiyle hareket eden, teknesi saçtan yapılmış duba. (Gemilere ağır yük koymak veya çıkartmakta, batmış tekneleri kurtarmakta ve başka ağırlıkları kaldırmakta kullanılır.)
ALGARNA Baş ya da kıç taraflarında meyilli olarak uzatılmış bastikalı ya da makaralı kısa dikme ya da makaslar taşıyan kaldırma tekneleridir.
ALHETE Azor adalarında San Miguel ile Santa Maria arasında taşıma işlerinde kullanılan açık güverteli tekne.
ALIA Samoa yerlilerinin kullandıkları çift tekneli araç.
ALIS Doğu Java’da kullanılan bir çeşit balıkçı teknesi.
AMFİBİ GEMİ Amfibi harekatta kullanılmak üzere dizayn edilmiş gemi.
AMFİBİ HÜCUM GEMİSİveya AMFİBİ HÜCUM ÇIKARMA GEMİSİ Helikopterlerle, birlik, askeri malzeme, ve lojistik destek nakledebilen gemi.
AMFİBİ NAKLİYE DOKU Bünyesinde, çıkarma gemisi, çıkarma aracı ve helikopter bulunduran gemi.
AMİRAL BOTU Bk. BARÇ.
ANA GEMİSİ Mayın arama tarama gemileri, hücum ve avcı botları torpidobot, muhrip ve denizaltılar gibi hafif deniz kuvvetlerine ayrılmış gemiler. (Bu küçük muharebe araçlarının her türlü ikmallerinin ve küçük ölçüdeki onarımlarının yapılmasına ve harekat dışında personelin ikametine yararlar. Tahsis edildikleri harp gemisinin sınıfı ile birlikte anılan [denizaltı ana gemisi gibi] bu gemilerden başka bir de Birinci Dünya savaşında meydana çıkanlar [uçak ana gemileri] vardır; bunlar belli sayıda deniz uçağı taşırlardı; bugün yerlerini uçak gemileri aldı.)
ANGA New Britain adaları kuzeyinde kullanılan ağaç, tek terazili kano.
ANOA Kuzey Kolombiya’nın Atlantik sahillerinde kızılderililerin kullandığı içi oyuk kano.
ARABALI Otomobil ve kamyonların taşınması için kullanılan özel yapılmış gem. Bk. ARABA VAPURU, FERİBOT.
ARABA VAPURU blş. i. Çeşitli kara taşıt araçlarını bir kıyıdan öbürüne geçirmek üzere düzenlenmiş gemi. // Otomobil, kamyon, otobüs v.b. araçları denizde bir yerden diğer bir yere taşımak için özel yapılmış gemi.
İki kıyı arasında bir köprü kurulamadığı zaman, bağlantıyı sağlamak için arabavapurundan yararlanılır. Arabavapurları, otomobil ve vagon taşımak üzere iki cinstir. Vagon taşımak için kullanılan arabavapurları, bir ucu bir kıyıda, öteki ucu karşı kıyıda bulunan bir demiryolunun devamlılığını sağlar. Bu çeşit arabavapurlarının döşemesine bir veya birkaç demiryolu yerleştirilmiştir. Bu rayların uçları, karadaki raylarla birleşebilecek şekilde ayarlanır. Yolcu ve yük vagonlarının bir karadan öteki karaya deniz yoluyle nakli, yolcu ve yüklerin aktarılmasını, dolayısıyle zaman kaybını ve çeşitli zayiatı önler. Vapur seferdeyken, sallantıdan zarar görmemeleri için vagonlar sıkıca bağlanır; modern arabavapurlarında, vagonlardan başka, otomobil nakli içinde özel bir güverte yapılmıştır. Amerika’da, 8 000 tonilatoluk yüz vagon alabilen vapurlar vardır. Danimarka’da, 1939 yılında, Demiryollarının 30 arabavapuru vardı ve yılda 150 000 vagon taşınırdı.
Arabavapuru fikri ilk olarak Türkiye’de doğdu. Bu fikrin ışığı altında zamanın “Şirketi Hayriye” yöneticileri tarafından hazırlanan projenin gerçekleştirilmesi için bir yönetici ve bir teknisyen İngiltere’ye gönderildi. O devirde Londra’da dahi bu iş için karşıdan karşıya halat veya zincirlerle çekilen sallar kullanılmaktaydı.
1869 yılında İngiltere’ye ısmarlanan iki arabavapuru da (“Suhulet” 1870, “Sahilbent 1871) İstanbul’a gelerek servise girdi. Şirketi Hayriye geleneklerine uyularak “Suhulet”e 26, “Sahilbent” e 27 nu. verildi. Her iki gemi yandan çarklıydı, diagonal silindirli ve alçak basınçlı istim makinesiyle yürütülmekte idi; süratleri 8 mildi.
Şirketi Hayriye’nin 1944 yılında lağvı ile Devlet Denizyolları ve Limanları İşletmesi Genel müdürlüğüne devredilişine kadar başka arabavapuru yaptırılmadı. (Bk. DENİZCİLİK BANKASI.) 1946 Yılında bu yeni idare elinde bulunan dört çıkarma gemisinden ikisi “Mudanya” ve “Çardak” baş ve kıç kapaklarında tadilat yapılmak suretiyle arabavapuru filosuna katıldı. Bu arada Fransa’ya dört yeni ve büyük arabavapuru ısmarlandı. Böylece 1951-1952 yılları içinde 80 senelik bir aralıktan sonra, Kasımpaşa, Kız kulesi, Kadıköy ve Kuruçeşme vapurları servise kondu.
Devlet Denizyolları ve Limanları işletmesinin özel bir kanunla Denizcilik Bankası Genel müdürlüğü haline konulduğu 1952 yılında bu yeni kuruluşun kadrosunda “Araba vapuru” bulunmaktaydı. Kabataş-Üsküdar ve Sirkeci-Üsküdar hattından başka Sirkeci-Kadıköy, Kartal-Yalova arasında yeni hatlar kurulmuştu.
Bugün Denizcilik Bankası elinde 14 parça arabavapuru bulunmaktadır. (11’i yerli, 3’ü fransız yapısı.) Fransa’da yapılanlardan dördüncüsüolan Karaköy ile birlikte Çardak ve Mudanya vapurları Çanakkale ile Eceabat arasında çalışmaktadır. Bu hat Denizyolları işletmesine bağlıdır. Bunun dışında kalan Kabataş-Üsküdar, İstinye-Paşabahçe, Sirkeci-Harem, Kartal-Yalova hatları şehir hatları tarafından işletilmektedir. Bk. ARABALI, FERİBOT.
ARAGOSTAI Sardunya ile İtalya arasında canlı istakoz taşımada kullanılan 20/30 metre boyunda tekne.
ARGOSY 1- Orta çağlarda kullanılmış büyük Adriyatik gemisi. 2- Büyük ticaret gemisi (eski bir deyim).
ARK 1- Yüzebilen kapalı tekne. 2- Nuh’un teknesi. 3- Eskiden Amerika Birleşik Devletleri nehirlerinde taşıma işlerinde kullanılan büyük tekne.
ASFALT GEMİSİ Yalnız bitüm taşımakta kullanılan petrol gemisi.
Asfalt gemisi’nin genellikle safra taşımakta kullanılan yan bölmeleri vardır; asfalt sarnıçları içinde hiç su bulunmaması gerektiğinden, bu iş için kullanılmaz.
AT KAYIĞI Murat I devrinde Gelibolu ile Lapseki, sonra İstanbul’da Anadolu ile Rumeli yakası arasında, at ve benzeri hayvanları taşımak için kullanılan büyük kayık.
Mavna biçiminde olur; seferlerde, osmanlı ordusunun binek ve yük hayvanlarını, ağırlık ve silahlarını taşırlardı. Acemi* oğlanlar, bu kayıklarda çalıştırılırdı. İstanbul limanında romorkör ve araba vapuru kullanılıncaya kadar bu görevi at kayıkları yapardı.
ATEŞ GEMİSİ İçine patlayıcı madde konularak düşman gemileri üzerine yollanan tekne. Yanıcı madde yüklü, düşman gemilerinin yanına giderek, sabotaj yapmaya yarayan, yelken ve kürekle hareket eden çok süratli hafif tekne. // Ateş-i rum, arap ateşi, ateş-i bahri de denilen yakıcı ve patlayıcı maddelerle dolu yelkenli gemi. (Bunlar özel surette ve genellikle eski gemilerden faydalanmak suretiyle inşa edilirdi.
Eski tarihlerde ateş gemileri’nin tekne, anbar ve diğer yerlerine yanıcı patlayıcı eczalar, zift, katran fıçıları ve “Feu Gregeois” denilen rum ateşi doldurulurdu. Daha çok limanda demirli düşman gemilerini baskın şeklinde yakmak için kullanılan bu gemiler, düşman donanması üzerine sevk edilir, belli bir mesafeye yaklaşınca içindeki mahir ve gözüpek denizciler gemiyi tutuşturup, kıç taraftan denize atlarlar, yüzerek ateş gemisinin yedeğindeki sandala binerek geri dönerlerdi.
1770 Çeşme savaşlarında Ruslar, bu çeşit gemilerle yaptıkları bir gece hücumunda, osmanlı donanmasını yakmışlardı. Bk. BURLOTA.
ATEŞ KAYIĞI Ateş gemisinde açıklanan maksatla yapılan ve bugünkü “kik” ler biçiminde ve daha büyükçe, büyüklüğüne oranla da, çok zayıf kayıklardır. Ateş kayıkları iki çeşitti. Biri, ateş gemisinde açıklanan esaslar içinde kendilerini yakmak suretiyle düşman gemilerini tutuşturanlar; diğeri, düşman gemilerine yaklaşıp, aletlerle tutuşturucu maddeleri atmak suretiyle düşman gemilerini tutuşturan kayıklardı. Ayrıca, eskiden yangın olduğu zaman, yangın tulumbalarını boğazın bir yakasından diğer yakasına taşımak için kullanılan dar, hafif ve süratli kayıklara da ateş kayığı denirdi. // Yanıcı madde yüklü, düşman gemilerinin yanına giderek, sabotaj yapmaya yarayan, yelken ve kürekle hareket eden çok süratli hafif tekne.
AVCI BOTU Liman savunma tesislerinde kullanılan ufak çaplı bot. Denizaltı avlama ve tespit cihaz ve silahları ile donatılmıştır. // Denizaltı gemilerini avlamada, yerlerini bulup onları yok etmede kullanılan muhrip ve benzeri gemilerden sonra gelen ve daha çok kıyı bölgelerinde aynı maksatla kullanılan küçük bot. (60-100 Tonluk, 15-25 mil hızında olan bu motorlu gemiler, uçaksavar silahlarından başka taşıdıkları sualtı dinleme ve mevki bulma cihazları [Asdic ve Sonar] ile denizaltı gemilerinin yerlerini bulmağa, sonra da su bombalarıyle onları tahribe çalışırlar. Bu gemilerin liman savunmasında kullanılan daha küçük tonajda olanlarına liman savunma botu denir.) İstimbot da denir.
AVCI DENİZALTI Denizaltı yakalamak ve imha etmekle görevli denizaltı.
AVİZO i. (isp. barca de aviso). Haber ulaştırmağa yarayan kayık. Eskiden postayı taşımağa yarayan küçük tekne. // XX. yy. da konvoylara eşlik eden hafif yapılı küçük tekne. // İrtibat hizmetlerinde kullanılan küçük ve süratli teknelerdir.
AYGITLI TARAK GEMİSİ Bir aygıt uzatarak tarama işlemi yapan tarak gemisi.
BADAN Küçük bir arap teknesi.
BALANDRA i. (“Bilander”den). 1- Takriben 100 tonluk, tek direkli Güney Amerika teknesi. 3- Tek direkli, yelkenli bir Çin teknesi.
BALC YAWL (BAULK YAWL) Kürekli ve praçıra yelkenli küçük balıkçı teknesi.
BALIK KAYIĞI Balıkçı teknesi.
BALIKÇI GEMİSİ Balık tutmak için özel surette inşa edilmiş ve donatılmış gemilerdir. // Balık avlayan, avladığı balıkları limanlara taşıyan veya içinde balık konservesi yapılan gemi. // Hizmet gemileri sınıfında bulunmakla beraber kendine özgü bir tip oluşturan en önemli gemi tiplerinden birisi de Balıkçı gemileridir. Bu gemiler sahil balıkçılığında kullanılanlardan başlayıp, Okyanus balıkçılığına kadar uzanan gemiler grubunu oluşturur.
Okyanus balıkçı gemileri avlama ve işleme işlemlerini birlikte yürüten filolar halinde çalışırlar.
Avlama gemilerinin tuttuğu balıkları ana gemide mevcut konserve ve balık unu tesislerinde işleyerek, limana dönmeden avlanan balıklar ekonomik değerini kaybetmeden değerlendirilir.
Açık denizlerde balık avında kullanılan, çeşitli tertibatı bulunan ve denizlere dayanıklı olarak yapılmış gemi. (Savaşta karakol ve mayın arama-tarama gemisi olarak kullanılır.)
Motorun keşfinden sonra daha uzak mesafelerde av yapabilen ve avı süratle satış limanına getirebilen motorlu gemiler yelkenli teknelerin yerini aldı. Yelkenli gemiler ile motorlu gemiler arasında buharlı gemiler de kullanılmıştır. İlk buharlı balıkçı gemileri 1885 yıllarında Scarborougth’da yapılan, römorkörden bozma yandan çarklı teknelerdir. İlk buharlı balıkçı gemisi 1890’da Hull limanında yapılmıştır.
İki dünya savaşı arasında buhardan motora geçiş süratlenmiş ve günümüzde mazotlu tekneler hakim duruma geçmiştir. Balıkçı gemisinin boyu, avladığı balık cinsine, kullanılan av aletlerine ve özellikle av sahası tipine göre değişir. Kuzey Atlantik’te morina balığı avında kullanılan açık deniz balıkçı gemileri 60-68 metre, modern trawl gemileri 90 metre uzunluğa kadar olabilmektedir. 1-2 hafta müddetle av yapan sahil balıkçılığı gemileri genellikle 28-40 m uzunluğundadır. Açıkdeniz balıkçı gemilerinde -39°C’a kadar soğutma (çabuk dondurma) tesisleri, konserve, balıkunu ve balıkyağı imal tesisleri bulunur. Sahil balıkçılığı gemilerinde av imkanlarının yanı sıra, yalnızca balığın tazeliğini muhafazaya yarayan -15°C’a kadar kapasiteli soğuk depo bulunur.
Avını aynı gün satış limanına getiren balıkçı gemilerine kıyı balıkçı gemileri denir. Bunlarda balık evvelden alınan kırma buz ile muhafaza edilir veya hiç bir tedbir alınmadan pazara ulaştırılır. Bunlar ufak boy tekneler olup süratlidirler. Balıkçı gemileri, Trawl-Gırgır-Purse Saine-Tarak-Sünger-Paraketa ve benzeri tiplere ayrılırlar veya bazen kombine av yapacak şekildedirler. Türkiye’de yalnızca kıyı tipi balıkçı gemileri vardır.
BALIKÇI FABRİKA GEMİSİ Balık tutan, işleyen, konserve yapan gemi.
BALIKÇI TEKNESİ Özel olarak balık avlamak için yapılmış ve balık avlama işinde kullanılan tekne.
BALİNA AVCI GEMİSİ Balina avına çıkan avcı gemisi; güney denizlerinde buzlar arasında ve her türlü hava şartlarında seyir edebilmek için yapılır. Denize dayanıklıdır ve yetkin manevra kabiliyeti vardır, rahatlıkla 14 deniz mili hız yapar. Boyları 45 m kadardır. Mizana direğinde bir çanaklık vardır, balinagillerin yerini tespit etmekle görevli gözcü burada durur. Üst güvertede baştan kıç’a geçmeyi sağlayan yol, kaptan köşkünü, üzerinde zıpkın topunun bulunduğu öndeki sahanlığa bağlar. Bu sahanlıktaki özel bir vinç gemiyi balinaya saplı zıpkına bağlayan üçlü halatı gerer veya gevşetir ve balina öldüğü zaman onu bordaya çeker. Bundan sonra özel bir boruyle midesine sıkıştırılmış hava verilen balina, avcı gemisi tarafından balina işleme gemisine yedekte çekilir ve orada parçalanır.
BALİNA BOTU 1- Küçük, denize dayanıklı bot. 2- Balina avında kullanılan tekne. 3- Kurtarma gemilerinde vasıta motoru olarak da kullanılan üstü açık tekne.
BALİNA GEMİSİ Balinayı avlamak, yakalamak, yedekte çekmek, balinanın yerini belirlemek için donatılmış gemi. // Balina avında kullanılan tekne.
BALİNA İŞLEME GEMİSİ İlk balina işleme gemileri büyük şilep veya yolcu gemilerinin değiştirilmesiyle yapıldı. En yenileritam yüklü olarak 20 000 tondan ağırdır. Güvertenin tamamen boş olması için kaptan köprüsü baş uca yapılır. Özel biçimli kıç taraf, su kesiminden yukarıya kadar açıktır ve üst güverteye uzayan eğik bir rampası vardır. Avcı gemilerin getirdiği balinalar vinçlerle rampadan üst güverteye çekilir ve burada mekanik testlerle parçalanır. Parçalar otoklavlara atılır, burada balina yağına dönüşür ve haznelere gönderilir. Bu çalışma çok sayıda insan gerektirir. Bu gemiler aynı zamanda avcı gemilerin ikmal gemisi görevini de yapar. Bazı gemiler, balina sürülerinin yerini bulmak veya buzların durumunu anlamak için bir deniz uçağıyle donatılmıştır.
BALSA Güney Amerika’da kullanılan balıkçı salı.
BALSA RAFT İngiliz donanmasında borda boyası için kullanılan sal.
BAMBOT i. (ing.k. bumboat’tan). Harp gemilerinin yanına yaklaşıp malzeme, hediyelik eşya vs. satan seyyar satıcı tekneleri. // Manav, pazarcı kayığı. Gemi yanına gelerek alış veriş yapan kayıklar.
BANCA Çin denizinde balık avlamak üzere kullanılan içi oyularak yapılmış küçük tekne.
BANDIR BOT Malakar sahillerinde kullanılan, dalga çatlaklarında seyredebilen kayık.
BANKER New Foundland’daki Grand Bank’de morina balığı avlayan balıkçı teknelerine verilen isim.
BARCA i. Bk. BARÇA.
BARCE. Bk. BARKA.
BARCOLONGO Güvertesiz, dar, uzun İspanyol teknesi. Kürek ya da yelkenle hareket eder.
BARÇ i. (ing. barge’dan). 1- Taşıma kapasitesi 50 ila 1000 ton arasında olan altı düz ve yük taşımasında kullanılan tekne. 2- Körfezlerde, iç sularda yük taşımasında kullanılan yaklaşık olarak 100 tonluk altı düz yelkenli tekne. 3- İngiliz Donanmasındaki çift sıra, 14 kürekli tekne. 4- Komodoru taşıyan servis motoru. 5- Gösteri yapan eğlence teknesi. // Üretim bölgelerinden nehir ve kanallar yoluyle limanlara ticaret eşyası taşıyan saç veya ahşap tekne. (Makineli olanları veya makinesiz olarak yedekte çekilen tipleri vardır. İnce uzun yapılıdır; az su çeker. Genellikle kıç taraflarında oturulabilecek yeri olan bir üst yapısı vardır.) // Altı düz şat, mavuna. // Amiral botu. Bk. DUBA, LAYTER, MAVUNA, PONTON, ŞAT.
BARÇA veya BARCA i. ( aşağı lat. barga’dan ital. bargia). Ortaçağda kullanılan kürekli ve yelkenli nakliye gemisi. // İngiltere’de geçit törenlerinde kullanılan süslü tekne. // Eskiden asker taşımasında kullanılan savaş gemisi. // Askeri nakliye hizmetlerinde kullanılan altları düz ve az su çeken yelkenli tekne. // Kalyon cinsinden küçük savaş gemisi: Barçalardan top fındığı yağmur gibi yağardı (Katip Çelebi). // Nehirde balık tutmak için yapılmış dörtköşe yelkenli tekne. (Barçe’de denir.) // Eskiden personel naklinde kullanılan, altı düz, az su çeken teknelerdir. // Karinası düz olup göl ve nehirlerde kullanılan bir cins kalyondur, 2-3 direkli 80 topludur.
Osmanlı donanmasında kalyon cinsinden olan bir tür nakliye ve savaş gemisi. Önceleri Hollandalılar, sonra diğer avrupa devletleri tarafından da kullanıldı. Barçalar iki veya üç direkli olarak yapılırdı. XV. yy. kayıtlarına göre bir barça’da irili ufaklı seksen üç top bulunurdu. Bu toplardan otuz beşi pranka topu, on ikisi baş topu, on ikisi büyük zarbazen, yirmisi büyük zarbazen ve dördü de şayka topuydu.
BARKA i. (ital. barca). Büyük sandal: ... barka derler bir gûna gemi’lerle ... (Evliya Çelebi).
BARKENTİNE Bk. BARKO BESTİYA.
BARK veya BARKO i. (esk. province dilinde barco; halk lat. bareo; aslı belli değil; ital. barco, türkçeye italyancadan geçmiş olabilir). Üç veya dört direkli yelkenli tekne, barko. // Üç direkli yelkenli gemi. // Güverteli veya güvertesiz, çeşitli tip yelken kullanan ufak tonajda, genellikle 100 tondan ufak ve üç direkli yelkenli gemilere verilen ad: Arabalardan indik, büyük bir barkoya bindik (Ahmed Rasim). // Pruva ve grandi direkleri kabasorta, mizana direği sübye donanımlı üç direkli yelkenli tekne. Eskiden genel anlamda bütün yelkenli tekneler için bu deyim kullanılırdı. // Pruva ve grandi direkleri kabasorta, mizana direği sübye arma ile donatılmış 100 tondan büyük güverteli veya güvertesiz olarak yapılan yelken gemisi. Bu tip gemiler 4-5 direkli olabilir. Bu durumda kıç direkleri sübye armalı diğer direkleri kabasorta armalı olur.
Barko kelimesi önce bir tekne biçimi için kullanıldı. İngiltere’nin doğu kıyısında Durham ile Londra arasında kömür taşıyan gemilere barko (ing. bark) denirdi. Cook’un ilk gemisi bu tiptendi ve Endeavour Bark adıyle vaftiz edilmişti, fakat dört köşe yelkenli üç direği vardı. Daha sonra bu kelime üç direkli barko arma donanımlı gemiler için kullanıldı. Dört, hatta altı direkli birçok barko da yapıldı. Bu tip gemilerin içinde France-II dünyanın en büyük yelkenlisidir.
BARKO BESTİYA veya BARKENTİNE Yalnız pruva direği kabasorta, diğer iki direği sübye donanımlı yelken gemisi (navi de denir). // Pruva direği kabasorta, grandi ve mizana direkleri sübye arma ile donatılmış üç direkli yelken gemisi. // Pruvası kabasorta, diğerleri sübye olan üç direkli gulet.
Barko kelimesi önce bir tekne biçimi için kullanıldı. İngiltere’nin doğu kıyısında Durham ile Londra arasında kömür taşıyan gemilere barko (ing. bark) denirdi. Cook’un ilk gemisi bu tiptendi ve Endeavour Bark adıyle vaftiz edilmişti, fakat dört köşe yelkenli üç direği vardı. Daha sonra bu kelime üç direkli barko arma donanımlı gemiler için kullanıldı. Dört, hatta altı direkli birçok barko da yapıldı. Bu tip gemilerin içinde France-II dünyanın en büyük yelkenlisidir. Bk. NAVİ.
BAŞTARDA veya BAŞTARDE i. (ital. galea bastarda: melez kalyon). Osmanlı donanmasında kullanılan kadırga cinsinden bir çeşit savaş gemisi. // Kürekli eski bir savaş gemisi. // Her küreği 6 veya yedi kişi ile çekilen 26’dan 30 çifte kürekle çekilen, genellikle kıç tarafları yuvarlak (karpuz kıçlı) ve su kesiminden yukarı kısmı çok yüksek olan eski bir savaş gemisi tipidir.
Baştarda-i hümayun, padişaha ait olan baştarda.
Orta ve yarım olmak üzere iki sınıfa ayrılan baştardalar 20-36 oturaklı ve çift kürekliydiler. Kürekçi ve savaşçı olarak mevcudu 800 kişiyi bulurdu. Çekdiri’den büyüktür.
BATEAU Boyuna göre dar yapılmış hafif tekne.
BATIL Çin denizlerinin 2 direkli yelkenli teknesi.
BATİSFER i. (fr. bathysphère). 1,45 m çapında, 2 300 kg ağırlığında, yukarıya kablo ile bağlı çelik küre. Batisferi ilk olarak amerikalı William Beebe kullandı ve 1934 yılında, Bermuda adaları civarında, 906 m derinliğe indi.
BATİSKAF i. (yun. bathus, derin, skaphes, kayık’tan fr. bathyscaphe). Denizlerin derinliklerinde gözlem yapmağa yarayan araç.
Profesör A. Picard tarafından icat edilen batiskaf, bir kablo ile su yüzüyle irtibat halinde olmaması bakımından, Beebe ve Barton’un yaptıkları batisferden farklı dır. Araç su yüzüne bağlı olmadığı için de dalgaların meydana getireceği sarsıntılardan etkilenmez. Ayrıca, taşıyıcı kablonun kopması gibi bir tehlike de söz konusu değildir.
Batiskaf küre biçiminde bir kamarayla yayvan bir yüzücünün birleşmesinden meydana gelir. Gözlemcilerin çalışma yeri olan kamara, denizaltındaki büyük basınçlara dayanacak şekilde çelikten yapılmıştır. Taşırdığı sudan daha ağırdır ve yüzücü tarafından taşınmak zorundadır. Yüzücü sudan daha hafif olan benzinle dolu olduğu için su yüzünde kalabilir. Oldukça ince saçtan yapılan yüzücünün alt kısmında ısı ve basınç değişikliğine karşı benzinin hacim değiştirmesini dengede tutacak olan deniz suyunun girip çıkabileceği bir delik vardır. Bu, yüzücüyü ağır denizaltı basıncı dolayısıyle ezilmekten korur. Batiskafta, dalış ve çıkış manevraları için bie supap bulunur. Bu süpap pilotun benzin boşaltmasına yarar. Ayrıca, istenilen miktarda safra atacak bir cihaz bulunur. Bu safra atma işi, ayrıca benzinin sıkıştırılabilme özelliği yüzünden batiskafın iniş sırasında kaybedeceği yüzme imkanlarını yeniden sağlamak için de gereklidir. Safra olarak demir talaşı kullanılır. Bu talaş bir elektrik akımının magnetik alan yardımıyle silo’larda tutulur. Pilot safra atmak istediği zaman akımı keser. Bir elektrik arızası olduğu zaman batiskaf derhal su yüzüne çıkar. Deniz dibine yakın yerlerde, batiskafın dengede kalması ve yönetilmesi için, balonlarda kullanılan iniş ipinden (guide rope) yararlanılır. Yatay hareketler ise, elektrik motorlarıyle çalışan iki pervane yardımıyle gerçekleşir. Gözlemler, kalın plexiglas lombozlar gerisinden yapılır ve görüş alanı kuvvetli farlarla aydınlatılır. İlk batiskaf olan FNRS 2 A. Picard tarafından Belçika Bilimsel Araştırma Milli fonu yardımıyle, Belçika’da gerçekleştirildi. Bu alet 1948’de, otomatik pilotla 1 380 metreye indi. Su üstüne çıktığı zaman yüzücü, dalgalar yüzünden ağır hasara uğradı. FNRS 2 bu haliyle fransız deniz kuvvetlerine devredildi; sonradan yeni bir yüzücü yapıldı ve araca FNRS 3 adı verildi. A. Picard ve oğlu Jacques, bundan sonra İtalya’da Trieste adı ile yeni bir batiskaf yaptılar. 1953’te FNRS 3, deniz binbaşısı Huot ve deniz istihkam mühendisi Willm kumandasında 2 100 metre derinliğe indi. Arkadan a. Ve J. Picard Trieste ile 3 150 metreye indiler. 1954’te FNRS 3 yine Huot ve Willm kumandasında Dakar açıklarında 4 050 metreye, ocak 1960’ta, Trieste Mariannes çukuru yakınlarında 10 911 metreye indi. Arşimed 11 000 adıyle yapılan yeni bir batiskaf da 1961’de kızaktan indirildi.
BAWLEY – Taymis nehrinde karides ve ringa balığı avlayan yelkenli tekne.
BEMBRIDGA TYPE Flok ve randa yelkenli, kotra donanımlı yat.
BEŞ ÇİFTE Beş oturaklı, kürekle yürütülen deniz aracı.
BEŞ DİREKLİ BARKO GEMİSİ Baştan dört direği kabasorta, beşinci direği sübye donanımlı yelkenli tekne. // Dört direği kabasorta, beşinci direk yan yelken olarak donatılmış tekne.
BIBIS Çin denizlerinde çalışan tek direkli yelkenli.
BILANDER İlk önceleri iki direkli Hollanda yelkenlisine verilen bu isim sonraları dünyaya yayılmış olupFransızlar “Belendre”, İspanyol ve Portekizliler “Balandra” demişlerdir.
BILLY BOY 1- Humber nehrine özgü, geniş bodoslamalı küçük tekne. 2- Sahil seyri yapan yelkenli.
BIREME Bir tarafında çift sıra kürekçileri olan Roma teknesi.
BİRGENDE i. Yabancı donanmalardaki Brigantin adlı gemiye Osmanlıların verdiği isim. Birgendeye, perkendi, pergendi, birgendi veya birgende de denilirdi. Birgende, çekdiri cinsinden bir gemi olup kalitadan büyük ve mavnadan küçüktü. Baş tarafında topları bulunan ve hızlı hareket eden bir gemiydi.
BLACKBIRDER Afrika’dan amerika’ya tutsak zenci taşımada kullanılmış gemilere verilen isim.
BLAZER Küçük Hollanda balıkçı teknesi.
BOOM İran körfezinde kullanılan bir çeşit kayık.
BORDA BOTU Borda temizlenmesinde, boyanmasında v.b. işlerde kullanılmak üzere yapılmış hizmet filikası, faça botu, patalye. // Gemilerin su kesimlerine yakın olan borda kısımları ile karinalarını temizlemede, lostra etmede ve faça boyası çekmede kullanılan 10-15 fit boyundaki ağaç teknelerdir. // Gemilerin borda ve su kesimlerini temizlemek için, altı düz kıçı başı kesik küçük botlardır. Bk. BORDA PATALYASI.
BORDA PATALYASI Gemiye girip çıkmak, borda veya karinayı temizlemek için kullanılan, patalyadan küçük, filika biçiminde tekne. (Bunlar kıçtan karaydı, kıyıya iskele olmazdı.) Bk. BORDA BOTU.
BOT Sandal, kayık, filika. Kısa mesafelerde kullanılanaçık denizlerde, devamlı barınma olanağı olmayan, genellikle kürekle yürütülen araç. // Bir veya iki çifte kürekle hareket eden, güvertesi olmayan ayna kıçlı ufak tekne. Ağaç veya fiberglas gibi maddelerden yapılır. // Iskarmoz kürekli, güvertesiz, aynalıklı küçük filika. // Bir gezi teknesinde gemicilerin kıyıya gidiş geliş için kullandıkları ağaç, plastik veya kauçuktan yapılmış küçük sandal. // Bot, sandal, filika, küçük tekne, gemi vasıtası, vasıta motoru. (Savaş gemilerinde bunlara patalya denir. Küçük savaş gemilerinde sınıflarını gösteren kısma eklenerek adlandırılır: Torpido botu. BK. TORPİDOBOT. Hücum botu. Bk. HÜCUMBOT. Avcı* botu.)
BOTTER Tek direkli, floklu, istiralya ylkenli Hollanda teknesi.
BOTKEN i. Ortaçağda kullanılan küçük tekne.
BOWSER BOTU Gemi, uçak veya vasıtaların yakıt ikmalinde kullanılan tekne.
BOY TENDIR (ing. buoy tender’dan). Seyre yardımcı olmak gayesi ile hizmet veren gemi sınıfı. Şamandıra bakımı yapan gemi.
BREAK BULK SHIP Karışık yük taşıyan gemi.
BRİGANTİN (GULET) İlk önceleri korsanlar (Brigands) tarafından kullanılan yelkenli tekne tipi. İki direkli olup; pruva direği tam armalı, grandi direği randa ve pik (sübye) yelkenli olup, iki direk arasına yan yelkenleri (velena) açılan yelkenli tekne tipi. // Pruva direği kabasorta arma, grandi direği sübye arma olan ve brik tipi yelkenli gemilerden daha küçük gemi. Bunlara uskuna brik de denilir. // Pruva direği kabasorta, grandi direği sübye donanımlı, brik’den küçük yelkenli tekne. Bk. GULET.
BRİG veya BRİK i. (ing. brigantin’in kısaltması brig’den fr. brick). İki direkli, tam armalı (Kabasorta) d,ğer bir deyimle seren ve seren yelkenli tekneler. // İki direkli, tam serenli ve arması kabasorta donanımlı (seren yelkenli), birkaç top taşıyan yelkenli. // İki direkli ve kabasorta armalı yelken gemisi. // İki direkli tam armalı yelkenli gemi. // İki direkli ve iki direğide kabasorta gemi. // İki direkli, çok süratli bir gemi tipidir. Her iki direği de kabasorta donanımlıdır. (Kabasorta direk donanımları serenli demektir) 78-80 personeli olur. Boyu 10-22 metre, eni 7-9 metredir. Tipine göre 20-30 topu olur.
Brik yelken donanımı, XVIII.yy.ın ikinci yarısında ortaya çıktı. Savaş gemisi olarak çok kullanıldı. 500 ton ağırlıkta olanları vardır. Bunlar, refakat, istasyoner gemi ve gambot görevlerinde kullanıldı ve istimli gemilerden sonra kullanılmaz oldu. Ticaret gemisi olarak brikler XX. yy. başına kadar Brik-Gulet* şeklinde devam etti.
BRİK-GULET i. İki direkli yelken gemisi. (KABASORTA USKUNA da denir.)
Bu tip gemilerin yalnız mizana direğinde dört köşe yelken açılır. Grandi direği (ikinci direk) eşit kenarlı olmayan dört köşe randa yelkeni ile donatılır ve bunun üstüne grandipik yelkeni denilen üç köşe yelken açılır. Bu donanım geminin daha az sayıda denizci ile idaresini sağlar. (L)
BROLİK i. Kürekle çalışan sığ su gemisi.
BUGGALOW Doğu Hint adalarında kullanılan tek direkli bir çeşit yelkenli tekne.
BURANDA BOT Çerçevesi ağaç eğriler, kaplaması buranda olan küçük sandal, bot.
BURANİCE i. (islavca k.). Balkan balıkçılarının kullandığı kütükten oyulmuş kayık.
BURLOTA Ateş gemisi. Eski deniz savaşlarında kullanılan bir silahtır. İçi yanıcı maddelerle dolu bir teknenin ateşlenerek düşman gemisi üzerine sevki suretiyle onun yakılmasını sağlardı. Bk. ATEŞ GEMİSİ.
BURTUN i. Bir çeşit büyük savaş gemisi.
Akdeniz devletleri, genellikle Osmanlılar tarafından kullanılmıştır. Kalyon sınıfındandır. 30-40 top çekecek büyüklüktedir, yelkenlidir. İlk defa yaklaşık olarak 1664 yıllarında yapılmıştır.
BUZ DEVRİYE GEMİSİ Buzların oluşlarını, buzdağlarının seyirlerini takip eden ve bunları yayınlayan gemiler.
BUZ KAYIĞI Donmuş nehir ve göl üstünde seyredebilen kızaklı ve yelkenli tekne.
BUZKIRAN blş. i. Bodoslaması buz kırmak için özel olarak yapılmış gemi. // Bir geçitten geçişi önleyen buzları kırmak için yapılmış gemi. // Buzla kaplı deniz, göl ve ırmaklarda buzları kırarak ulaşımı kolaylaştıran gemi. // Baş tarafı özel şekilde dizayn edilmiş, pervaneleri korunmalı güçlü makineleri olan buz kıran gemi.
İlk buzkıran, Rus amirali Makarov’un hazırladığı planlara göre 1898’de İngiltere’de Armstrong tezgahlarında yapılmış olan Ermak adındaki gemidir. Bu tip gemilerin ıskarmozları daha sık, borda kaplama saçları da su kesimi hizasında daha kalın ve dayanıklıdır. Baş taraf altının “kaşık” adı verilen özel biçimde olması, geminin buz üstüne tırmanarak buzu ağırlığıyle parçalamasını sağlar. Baş bodoslama ile omurga arasındaki bir pervane gemi baş tarafının üstüne çıktığı buzun altında bulunan ve buza tabii bir dayanak görevi yapan suyu çektiği için buz daha kolay parçalanır. Ermak üç mille seyrederek dört metre kalınlığında bir bankizi, makinelerini bir ileri bir geri çalıştırarak da altı metre kalınlığında bir diğerini kırmayı başarmıştı. Yirmi metre kalınlığı olan bir başka bankizi kırmak için de denendi ama bundan dolayı da oldukça önemli bir hasara uğradı. 7 900 Tonilatoluk olan bu dikkate değer gemi sovyet donanmasının 1956 listesinde hala mevcuttu. Boyu 97, genişliği 22 metreydi. Almaşık sistemli olan makineleri ise 9 500 beygir gücündeydi. Bu geminin niteliklerini aşmak mümkün olamamıştır. Yeni rus buzkıranları ise 16 000 tonluktur. Atom gücüyle işleyen Lenin buzkıranı yakıt ikmali yapmaksızın 1 yıl seyredebildiği için seyir alanı çok geniştir.
Amerikan donanmasında da buzkıranlar vardır. Bunlar Amerikan sahil muhafaza teşkilatına bağlı orta tonajlı gemilerdir. Eastwind tipi uzunluğu 3,22 m; genişliği 1,27 m; su kesimi 0,75 m ; ağırlığı 80 kg’dır), hafif bir römork veya oto üstünde taşınmağa elverişlidir.