Deniz Araçları Sözlüğü

Gülşah Zongur

Denizci
Denizci
A-B

AALBOAT Bir çeşit Hollanda teknesi.

AÇIK DENİZ GEMİSİ Açık denizlerde çalışabilecek şekilde yapılmış ve donatılmış gemi.

AÇIK DENİZ ROMORKÖRÜ Liman römorkörlerinden daha güçlü olan ve milletlerarası römorkaj işlerinde kullanılacağı için çok daha uzun mesafeler alabilecek şekilde yapılan römorkör.

ADA YAVRUSU Boğaziçi’nde kullanılan bir cins balıkçı teknesi.

AEROGLİSÖR i. (fr. air, hava, ve glisser, kaymak’tan aéroglisseur, hava üzerinde kayan). Hava yastıklı, kara veya deniz taşıtı.

Hava yastığı, taşıtın döşemesi ile yer veya suyun yüzü arasında bir hava basıncı (aşağı yukarı 2 000 Pa veya 20 g/sm²) olduğuna göre, bu taşıt doğrudan doğruya zemin ile temasta değildir; sürtünme de yok sayılabileceğine göre, taşıt az bir itme gücüyle büyük bir hız sağlar. Denge sistemi, yumuşak bir etek ilavesiyle tamamlanmış ve hava kaçırma asgariye indirilmiştir. Bu sayede taşıt, çit, alçak duvar veya deniz dalgası gibi tabii veya suni engelleri kolaylıkla aşar. Aeroglisör’lerden, sivil taşıt olarak ve askerlik alanında çeşitli şekillerde yararlanılmaktadır: İngiltere’de Hovercraft’lar deniz ulaşımında kullanılıyor; Fransa’da, Bertin hava treni bir beton yolun üzerinde ilerleyen bir taşıttır.

Üzerinde yol aldıkları zemin ile doğrudan doğruya temas etmemeleri bakımından aeroglisör’ler, amfibi askeri harekata çok elverişlidir. Henüz iş deneme safhasında olmakla beraber, 3 000 kilo yük ile saatte 110 km. yapabilmeleri, aeroglisörlerin denizaltılara karşı açılan savaşlarda, az engebeli arazi üzerinde yapılacak keşiflerde ve çıkarmalarda çok yararlı olacaklarını göstermektedir.

AĞ GEMİSİ Harp gemilerinin yardımcı sınıfına dahil bir cins gemi. 600-800 tonluktur ve 12 mil süratlidir. Hafif çapta bir iki top ile bir kaç adet 20-40 mm. lik uçaksavar topu ile mücehhezdir. Kuvvetli vinçleri vardır. Boğazlar, limanlar ve körfezlere denizaltı gemilerinin girmelerini önlemek için lüzumlu denizaltı mania ağlarının; aynı yerlerin torpito silahına karşı korunmalarını sağlayan şıpkalar’ın (torpito ağlarının) kurulmasında kullanılır. Bu ana görevleri dışında, şamandıra atmak ve kaydırmak, denizden ağır cisimler çıkarmak gibi diğer işlerde de kullanılır.

AĞAÇ SAL Örneğin yükleme yapabilmek için gemi ile rıhtım arasına konulan ağaç sal.

AĞIR ZIRHLI Birinci Dünya savaşına kadar yapılan, büyük toplarla donatılmış, bordası kalın zırhlı gemilere verilen ad.

AĞRIPAR. Eski devirlerde kullanılan iki direkli yelkenli.

AİLE i. (fr. k., el okunur). Denizc. Yelkenli yarış kotrası. Aslı Finlandiya’dan alınan bu teknenin karinası hemen de dümdüzdür; bordası dik bir açı ile yukarıya kıvrılır. Nehir veya kapalı denizlerde yarışa çok uygun, çok güzel bir biçimi vardır. Borda kaplamaları geniş tahtadan, kontraplaktan, hatta anasonitten yapılacak şekilde tasarlanmıştır; bu durum seri halinde yapımını da kolaylaştırır. Amatörler bile bu tekneyi yapabilir. İki kişi ile kullanılır; boyu 7,10, genişliği 1,60, derinliği (çektiği su) 1 m. ve yelken yüzeyi 16 m²’dir. Fransızlar, bütün kotraları Aile adını taşıyan Bayan Virginie Herriot’nun hatırasına saygı belirtisi olarak bu monotip kotraya Aile adını vermişlerdir.

AKAALA Avustralya yerlilerine özgü, ağacın oyulmasından yapılan kano.

AKARYAKIT GEMİSİ Yanmaz, dökme, sıvı yük taşımak üzere yapılmış veya bu maksat için tadil edilmiş gemi. (İnsan hayatının denizde emniyeti meselesini görüşmek için toplanan 1948 Londra konferansında bu tip gemiler için kabul edilen resmi terim SARNIÇ GEMİSİ ve TANKER terimleridir.)

On dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısındaki ilk akaryakıt gemileri, içine petrol konulan madeni sarnıçlar yerleştirilmiş yelkenli gemilerdi. Akıtma, yani geminin borda kaplamalarına doğrudan doğruya temas eden petrol taşımak üzere düşünülen ve yapılan ilk gemi 2 307 net tonluk ve 1886’da hizmete giren Glückauf adındaki alman gemisidir. Bu ilk tip gemiden beri akaryakıt gemileri büyük bir gelişmeye ulaştı ve boyutları gittikçe büyüdü. Bazıları 150 000 ton yakıt taşır. Modern akaryakıt gemilerinin özelliği, kıç taraflarına yerleştirilmiş olan makineleri (içten yanma motor veya türbin makinesi) ve son derece sağlam yapılmış olmalarıdır. Bu tarz yapılışta boylam elemanlar önemli rol oynar, yani gemide baştan kıça uzayan iki sarnıç ile tekneyi bir çok (kırk kadar) küçük bölmelere ayıran enlemesine perdelerle ayrılmış bölmeler vardır. Bu bölmeler (sarnıçlar) borularla çok kuvvetli tulumbalara bağlanmıştır, saatte 3 000 yükü karadaki depo sarnıçlarına basabilirler. Özellikle asfalt taşıyan gemilerle, ayırt etmeksizin petrol veya melas taşımak üzere yapılmış diğer tip gemilerde taşınan yükün ısıtılması için sarnıçların içinden istim boruları geçirilmiştir. (Japonya’da 500 000 ton yük alacak akaryakıt gemileri yapmak üzere 1968 yılında üç tane kuru havuz yapılmağa başlanmıştır.) [L]

AKTARMA Tuna nehrinde kullanılan kürekli türk nehir gemilerinin bir çeşidi.

AKTARMA GEMİSİ Yük ve yolcuların aktarma edilmesi için kullanılan gemi.

ALAMANA i. Balık avlamada veya yük taşımada kullanılan iki veya üç direkli aşırmalı yelkenli balıkçı teknesi: Sıram sıram bir takanın peşine takılıp gırgıra çıkan allı yeşilli alamanalar (Orhan Veli) // Karadeniz ve Marmara balıkçılarının kullandıkları açık güverteli balıkçı kayığı. Tek ya da iki direkli ve yelkenli olabilir. // Marmara ve Karadeniz’de ağ ile balık tutan balıkçıların sekiz çifte kürekli ve yelkenli, 30,40 fit bıyunda 4-6,5 ton ağırlığındaki ağaç teknelerdir.

ALAMANATA Yalnız kıç tarafında güvertesi bulunan balıkçı kayığı.

ALGARİNA Çoğunlukla kendi makinesiyle hareket eden, teknesi saçtan yapılmış duba. (Gemilere ağır yük koymak veya çıkartmakta, batmış tekneleri kurtarmakta ve başka ağırlıkları kaldırmakta kullanılır.)

ALGARNA Baş ya da kıç taraflarında meyilli olarak uzatılmış bastikalı ya da makaralı kısa dikme ya da makaslar taşıyan kaldırma tekneleridir.

ALHETE Azor adalarında San Miguel ile Santa Maria arasında taşıma işlerinde kullanılan açık güverteli tekne.

ALIA Samoa yerlilerinin kullandıkları çift tekneli araç.

ALIS Doğu Java’da kullanılan bir çeşit balıkçı teknesi.

AMFİBİ GEMİ Amfibi harekatta kullanılmak üzere dizayn edilmiş gemi.

AMFİBİ HÜCUM GEMİSİveya AMFİBİ HÜCUM ÇIKARMA GEMİSİ Helikopterlerle, birlik, askeri malzeme, ve lojistik destek nakledebilen gemi.

AMFİBİ NAKLİYE DOKU Bünyesinde, çıkarma gemisi, çıkarma aracı ve helikopter bulunduran gemi.

AMİRAL BOTU Bk. BARÇ.

ANA GEMİSİ Mayın arama tarama gemileri, hücum ve avcı botları torpidobot, muhrip ve denizaltılar gibi hafif deniz kuvvetlerine ayrılmış gemiler. (Bu küçük muharebe araçlarının her türlü ikmallerinin ve küçük ölçüdeki onarımlarının yapılmasına ve harekat dışında personelin ikametine yararlar. Tahsis edildikleri harp gemisinin sınıfı ile birlikte anılan [denizaltı ana gemisi gibi] bu gemilerden başka bir de Birinci Dünya savaşında meydana çıkanlar [uçak ana gemileri] vardır; bunlar belli sayıda deniz uçağı taşırlardı; bugün yerlerini uçak gemileri aldı.)

ANGA New Britain adaları kuzeyinde kullanılan ağaç, tek terazili kano.

ANOA Kuzey Kolombiya’nın Atlantik sahillerinde kızılderililerin kullandığı içi oyuk kano.

ARABALI Otomobil ve kamyonların taşınması için kullanılan özel yapılmış gem. Bk. ARABA VAPURU, FERİBOT.

ARABA VAPURU blş. i. Çeşitli kara taşıt araçlarını bir kıyıdan öbürüne geçirmek üzere düzenlenmiş gemi. // Otomobil, kamyon, otobüs v.b. araçları denizde bir yerden diğer bir yere taşımak için özel yapılmış gemi.

İki kıyı arasında bir köprü kurulamadığı zaman, bağlantıyı sağlamak için arabavapurundan yararlanılır. Arabavapurları, otomobil ve vagon taşımak üzere iki cinstir. Vagon taşımak için kullanılan arabavapurları, bir ucu bir kıyıda, öteki ucu karşı kıyıda bulunan bir demiryolunun devamlılığını sağlar. Bu çeşit arabavapurlarının döşemesine bir veya birkaç demiryolu yerleştirilmiştir. Bu rayların uçları, karadaki raylarla birleşebilecek şekilde ayarlanır. Yolcu ve yük vagonlarının bir karadan öteki karaya deniz yoluyle nakli, yolcu ve yüklerin aktarılmasını, dolayısıyle zaman kaybını ve çeşitli zayiatı önler. Vapur seferdeyken, sallantıdan zarar görmemeleri için vagonlar sıkıca bağlanır; modern arabavapurlarında, vagonlardan başka, otomobil nakli içinde özel bir güverte yapılmıştır. Amerika’da, 8 000 tonilatoluk yüz vagon alabilen vapurlar vardır. Danimarka’da, 1939 yılında, Demiryollarının 30 arabavapuru vardı ve yılda 150 000 vagon taşınırdı.

Arabavapuru fikri ilk olarak Türkiye’de doğdu. Bu fikrin ışığı altında zamanın “Şirketi Hayriye” yöneticileri tarafından hazırlanan projenin gerçekleştirilmesi için bir yönetici ve bir teknisyen İngiltere’ye gönderildi. O devirde Londra’da dahi bu iş için karşıdan karşıya halat veya zincirlerle çekilen sallar kullanılmaktaydı.

1869 yılında İngiltere’ye ısmarlanan iki arabavapuru da (“Suhulet” 1870, “Sahilbent 1871) İstanbul’a gelerek servise girdi. Şirketi Hayriye geleneklerine uyularak “Suhulet”e 26, “Sahilbent” e 27 nu. verildi. Her iki gemi yandan çarklıydı, diagonal silindirli ve alçak basınçlı istim makinesiyle yürütülmekte idi; süratleri 8 mildi.

Şirketi Hayriye’nin 1944 yılında lağvı ile Devlet Denizyolları ve Limanları İşletmesi Genel müdürlüğüne devredilişine kadar başka arabavapuru yaptırılmadı. (Bk. DENİZCİLİK BANKASI.) 1946 Yılında bu yeni idare elinde bulunan dört çıkarma gemisinden ikisi “Mudanya” ve “Çardak” baş ve kıç kapaklarında tadilat yapılmak suretiyle arabavapuru filosuna katıldı. Bu arada Fransa’ya dört yeni ve büyük arabavapuru ısmarlandı. Böylece 1951-1952 yılları içinde 80 senelik bir aralıktan sonra, Kasımpaşa, Kız kulesi, Kadıköy ve Kuruçeşme vapurları servise kondu.

Devlet Denizyolları ve Limanları işletmesinin özel bir kanunla Denizcilik Bankası Genel müdürlüğü haline konulduğu 1952 yılında bu yeni kuruluşun kadrosunda “Araba vapuru” bulunmaktaydı. Kabataş-Üsküdar ve Sirkeci-Üsküdar hattından başka Sirkeci-Kadıköy, Kartal-Yalova arasında yeni hatlar kurulmuştu.

Bugün Denizcilik Bankası elinde 14 parça arabavapuru bulunmaktadır. (11’i yerli, 3’ü fransız yapısı.) Fransa’da yapılanlardan dördüncüsüolan Karaköy ile birlikte Çardak ve Mudanya vapurları Çanakkale ile Eceabat arasında çalışmaktadır. Bu hat Denizyolları işletmesine bağlıdır. Bunun dışında kalan Kabataş-Üsküdar, İstinye-Paşabahçe, Sirkeci-Harem, Kartal-Yalova hatları şehir hatları tarafından işletilmektedir. Bk. ARABALI, FERİBOT.

ARAGOSTAI Sardunya ile İtalya arasında canlı istakoz taşımada kullanılan 20/30 metre boyunda tekne.

ARGOSY 1- Orta çağlarda kullanılmış büyük Adriyatik gemisi. 2- Büyük ticaret gemisi (eski bir deyim).

ARK 1- Yüzebilen kapalı tekne. 2- Nuh’un teknesi. 3- Eskiden Amerika Birleşik Devletleri nehirlerinde taşıma işlerinde kullanılan büyük tekne.

ASFALT GEMİSİ Yalnız bitüm taşımakta kullanılan petrol gemisi.

Asfalt gemisi’nin genellikle safra taşımakta kullanılan yan bölmeleri vardır; asfalt sarnıçları içinde hiç su bulunmaması gerektiğinden, bu iş için kullanılmaz.

AT KAYIĞI Murat I devrinde Gelibolu ile Lapseki, sonra İstanbul’da Anadolu ile Rumeli yakası arasında, at ve benzeri hayvanları taşımak için kullanılan büyük kayık.

Mavna biçiminde olur; seferlerde, osmanlı ordusunun binek ve yük hayvanlarını, ağırlık ve silahlarını taşırlardı. Acemi* oğlanlar, bu kayıklarda çalıştırılırdı. İstanbul limanında romorkör ve araba vapuru kullanılıncaya kadar bu görevi at kayıkları yapardı.

ATEŞ GEMİSİ İçine patlayıcı madde konularak düşman gemileri üzerine yollanan tekne. Yanıcı madde yüklü, düşman gemilerinin yanına giderek, sabotaj yapmaya yarayan, yelken ve kürekle hareket eden çok süratli hafif tekne. // Ateş-i rum, arap ateşi, ateş-i bahri de denilen yakıcı ve patlayıcı maddelerle dolu yelkenli gemi. (Bunlar özel surette ve genellikle eski gemilerden faydalanmak suretiyle inşa edilirdi.

Eski tarihlerde ateş gemileri’nin tekne, anbar ve diğer yerlerine yanıcı patlayıcı eczalar, zift, katran fıçıları ve “Feu Gregeois” denilen rum ateşi doldurulurdu. Daha çok limanda demirli düşman gemilerini baskın şeklinde yakmak için kullanılan bu gemiler, düşman donanması üzerine sevk edilir, belli bir mesafeye yaklaşınca içindeki mahir ve gözüpek denizciler gemiyi tutuşturup, kıç taraftan denize atlarlar, yüzerek ateş gemisinin yedeğindeki sandala binerek geri dönerlerdi.

1770 Çeşme savaşlarında Ruslar, bu çeşit gemilerle yaptıkları bir gece hücumunda, osmanlı donanmasını yakmışlardı. Bk. BURLOTA.

ATEŞ KAYIĞI Ateş gemisinde açıklanan maksatla yapılan ve bugünkü “kik” ler biçiminde ve daha büyükçe, büyüklüğüne oranla da, çok zayıf kayıklardır. Ateş kayıkları iki çeşitti. Biri, ateş gemisinde açıklanan esaslar içinde kendilerini yakmak suretiyle düşman gemilerini tutuşturanlar; diğeri, düşman gemilerine yaklaşıp, aletlerle tutuşturucu maddeleri atmak suretiyle düşman gemilerini tutuşturan kayıklardı. Ayrıca, eskiden yangın olduğu zaman, yangın tulumbalarını boğazın bir yakasından diğer yakasına taşımak için kullanılan dar, hafif ve süratli kayıklara da ateş kayığı denirdi. // Yanıcı madde yüklü, düşman gemilerinin yanına giderek, sabotaj yapmaya yarayan, yelken ve kürekle hareket eden çok süratli hafif tekne.

AVCI BOTU Liman savunma tesislerinde kullanılan ufak çaplı bot. Denizaltı avlama ve tespit cihaz ve silahları ile donatılmıştır. // Denizaltı gemilerini avlamada, yerlerini bulup onları yok etmede kullanılan muhrip ve benzeri gemilerden sonra gelen ve daha çok kıyı bölgelerinde aynı maksatla kullanılan küçük bot. (60-100 Tonluk, 15-25 mil hızında olan bu motorlu gemiler, uçaksavar silahlarından başka taşıdıkları sualtı dinleme ve mevki bulma cihazları [Asdic ve Sonar] ile denizaltı gemilerinin yerlerini bulmağa, sonra da su bombalarıyle onları tahribe çalışırlar. Bu gemilerin liman savunmasında kullanılan daha küçük tonajda olanlarına liman savunma botu denir.) İstimbot da denir.

AVCI DENİZALTI Denizaltı yakalamak ve imha etmekle görevli denizaltı.

AVİZO i. (isp. barca de aviso). Haber ulaştırmağa yarayan kayık. Eskiden postayı taşımağa yarayan küçük tekne. // XX. yy. da konvoylara eşlik eden hafif yapılı küçük tekne. // İrtibat hizmetlerinde kullanılan küçük ve süratli teknelerdir.

AYGITLI TARAK GEMİSİ Bir aygıt uzatarak tarama işlemi yapan tarak gemisi.

BADAN Küçük bir arap teknesi.

BALANDRA i. (“Bilander”den). 1- Takriben 100 tonluk, tek direkli Güney Amerika teknesi. 3- Tek direkli, yelkenli bir Çin teknesi.

BALC YAWL (BAULK YAWL) Kürekli ve praçıra yelkenli küçük balıkçı teknesi.

BALIK KAYIĞI Balıkçı teknesi.

BALIKÇI GEMİSİ Balık tutmak için özel surette inşa edilmiş ve donatılmış gemilerdir. // Balık avlayan, avladığı balıkları limanlara taşıyan veya içinde balık konservesi yapılan gemi. // Hizmet gemileri sınıfında bulunmakla beraber kendine özgü bir tip oluşturan en önemli gemi tiplerinden birisi de Balıkçı gemileridir. Bu gemiler sahil balıkçılığında kullanılanlardan başlayıp, Okyanus balıkçılığına kadar uzanan gemiler grubunu oluşturur.

Okyanus balıkçı gemileri avlama ve işleme işlemlerini birlikte yürüten filolar halinde çalışırlar.

Avlama gemilerinin tuttuğu balıkları ana gemide mevcut konserve ve balık unu tesislerinde işleyerek, limana dönmeden avlanan balıklar ekonomik değerini kaybetmeden değerlendirilir.

Açık denizlerde balık avında kullanılan, çeşitli tertibatı bulunan ve denizlere dayanıklı olarak yapılmış gemi. (Savaşta karakol ve mayın arama-tarama gemisi olarak kullanılır.)

Motorun keşfinden sonra daha uzak mesafelerde av yapabilen ve avı süratle satış limanına getirebilen motorlu gemiler yelkenli teknelerin yerini aldı. Yelkenli gemiler ile motorlu gemiler arasında buharlı gemiler de kullanılmıştır. İlk buharlı balıkçı gemileri 1885 yıllarında Scarborougth’da yapılan, römorkörden bozma yandan çarklı teknelerdir. İlk buharlı balıkçı gemisi 1890’da Hull limanında yapılmıştır.

İki dünya savaşı arasında buhardan motora geçiş süratlenmiş ve günümüzde mazotlu tekneler hakim duruma geçmiştir. Balıkçı gemisinin boyu, avladığı balık cinsine, kullanılan av aletlerine ve özellikle av sahası tipine göre değişir. Kuzey Atlantik’te morina balığı avında kullanılan açık deniz balıkçı gemileri 60-68 metre, modern trawl gemileri 90 metre uzunluğa kadar olabilmektedir. 1-2 hafta müddetle av yapan sahil balıkçılığı gemileri genellikle 28-40 m uzunluğundadır. Açıkdeniz balıkçı gemilerinde -39°C’a kadar soğutma (çabuk dondurma) tesisleri, konserve, balıkunu ve balıkyağı imal tesisleri bulunur. Sahil balıkçılığı gemilerinde av imkanlarının yanı sıra, yalnızca balığın tazeliğini muhafazaya yarayan -15°C’a kadar kapasiteli soğuk depo bulunur.

Avını aynı gün satış limanına getiren balıkçı gemilerine kıyı balıkçı gemileri denir. Bunlarda balık evvelden alınan kırma buz ile muhafaza edilir veya hiç bir tedbir alınmadan pazara ulaştırılır. Bunlar ufak boy tekneler olup süratlidirler. Balıkçı gemileri, Trawl-Gırgır-Purse Saine-Tarak-Sünger-Paraketa ve benzeri tiplere ayrılırlar veya bazen kombine av yapacak şekildedirler. Türkiye’de yalnızca kıyı tipi balıkçı gemileri vardır.

BALIKÇI FABRİKA GEMİSİ Balık tutan, işleyen, konserve yapan gemi.

BALIKÇI TEKNESİ Özel olarak balık avlamak için yapılmış ve balık avlama işinde kullanılan tekne.

BALİNA AVCI GEMİSİ Balina avına çıkan avcı gemisi; güney denizlerinde buzlar arasında ve her türlü hava şartlarında seyir edebilmek için yapılır. Denize dayanıklıdır ve yetkin manevra kabiliyeti vardır, rahatlıkla 14 deniz mili hız yapar. Boyları 45 m kadardır. Mizana direğinde bir çanaklık vardır, balinagillerin yerini tespit etmekle görevli gözcü burada durur. Üst güvertede baştan kıç’a geçmeyi sağlayan yol, kaptan köşkünü, üzerinde zıpkın topunun bulunduğu öndeki sahanlığa bağlar. Bu sahanlıktaki özel bir vinç gemiyi balinaya saplı zıpkına bağlayan üçlü halatı gerer veya gevşetir ve balina öldüğü zaman onu bordaya çeker. Bundan sonra özel bir boruyle midesine sıkıştırılmış hava verilen balina, avcı gemisi tarafından balina işleme gemisine yedekte çekilir ve orada parçalanır.

BALİNA BOTU 1- Küçük, denize dayanıklı bot. 2- Balina avında kullanılan tekne. 3- Kurtarma gemilerinde vasıta motoru olarak da kullanılan üstü açık tekne.

BALİNA GEMİSİ Balinayı avlamak, yakalamak, yedekte çekmek, balinanın yerini belirlemek için donatılmış gemi. // Balina avında kullanılan tekne.

BALİNA İŞLEME GEMİSİ İlk balina işleme gemileri büyük şilep veya yolcu gemilerinin değiştirilmesiyle yapıldı. En yenileritam yüklü olarak 20 000 tondan ağırdır. Güvertenin tamamen boş olması için kaptan köprüsü baş uca yapılır. Özel biçimli kıç taraf, su kesiminden yukarıya kadar açıktır ve üst güverteye uzayan eğik bir rampası vardır. Avcı gemilerin getirdiği balinalar vinçlerle rampadan üst güverteye çekilir ve burada mekanik testlerle parçalanır. Parçalar otoklavlara atılır, burada balina yağına dönüşür ve haznelere gönderilir. Bu çalışma çok sayıda insan gerektirir. Bu gemiler aynı zamanda avcı gemilerin ikmal gemisi görevini de yapar. Bazı gemiler, balina sürülerinin yerini bulmak veya buzların durumunu anlamak için bir deniz uçağıyle donatılmıştır.

BALSA Güney Amerika’da kullanılan balıkçı salı.

BALSA RAFT İngiliz donanmasında borda boyası için kullanılan sal.

BAMBOT i. (ing.k. bumboat’tan). Harp gemilerinin yanına yaklaşıp malzeme, hediyelik eşya vs. satan seyyar satıcı tekneleri. // Manav, pazarcı kayığı. Gemi yanına gelerek alış veriş yapan kayıklar.

BANCA Çin denizinde balık avlamak üzere kullanılan içi oyularak yapılmış küçük tekne.

BANDIR BOT Malakar sahillerinde kullanılan, dalga çatlaklarında seyredebilen kayık.

BANKER New Foundland’daki Grand Bank’de morina balığı avlayan balıkçı teknelerine verilen isim.

BARCA i. Bk. BARÇA.

BARCE. Bk. BARKA.

BARCOLONGO Güvertesiz, dar, uzun İspanyol teknesi. Kürek ya da yelkenle hareket eder.

BARÇ i. (ing. barge’dan). 1- Taşıma kapasitesi 50 ila 1000 ton arasında olan altı düz ve yük taşımasında kullanılan tekne. 2- Körfezlerde, iç sularda yük taşımasında kullanılan yaklaşık olarak 100 tonluk altı düz yelkenli tekne. 3- İngiliz Donanmasındaki çift sıra, 14 kürekli tekne. 4- Komodoru taşıyan servis motoru. 5- Gösteri yapan eğlence teknesi. // Üretim bölgelerinden nehir ve kanallar yoluyle limanlara ticaret eşyası taşıyan saç veya ahşap tekne. (Makineli olanları veya makinesiz olarak yedekte çekilen tipleri vardır. İnce uzun yapılıdır; az su çeker. Genellikle kıç taraflarında oturulabilecek yeri olan bir üst yapısı vardır.) // Altı düz şat, mavuna. // Amiral botu. Bk. DUBA, LAYTER, MAVUNA, PONTON, ŞAT.

BARÇA veya BARCA i. ( aşağı lat. barga’dan ital. bargia). Ortaçağda kullanılan kürekli ve yelkenli nakliye gemisi. // İngiltere’de geçit törenlerinde kullanılan süslü tekne. // Eskiden asker taşımasında kullanılan savaş gemisi. // Askeri nakliye hizmetlerinde kullanılan altları düz ve az su çeken yelkenli tekne. // Kalyon cinsinden küçük savaş gemisi: Barçalardan top fındığı yağmur gibi yağardı (Katip Çelebi). // Nehirde balık tutmak için yapılmış dörtköşe yelkenli tekne. (Barçe’de denir.) // Eskiden personel naklinde kullanılan, altı düz, az su çeken teknelerdir. // Karinası düz olup göl ve nehirlerde kullanılan bir cins kalyondur, 2-3 direkli 80 topludur.

Osmanlı donanmasında kalyon cinsinden olan bir tür nakliye ve savaş gemisi. Önceleri Hollandalılar, sonra diğer avrupa devletleri tarafından da kullanıldı. Barçalar iki veya üç direkli olarak yapılırdı. XV. yy. kayıtlarına göre bir barça’da irili ufaklı seksen üç top bulunurdu. Bu toplardan otuz beşi pranka topu, on ikisi baş topu, on ikisi büyük zarbazen, yirmisi büyük zarbazen ve dördü de şayka topuydu.

BARKA i. (ital. barca). Büyük sandal: ... barka derler bir gûna gemi’lerle ... (Evliya Çelebi).

BARKENTİNE Bk. BARKO BESTİYA.

BARK veya BARKO i. (esk. province dilinde barco; halk lat. bareo; aslı belli değil; ital. barco, türkçeye italyancadan geçmiş olabilir). Üç veya dört direkli yelkenli tekne, barko. // Üç direkli yelkenli gemi. // Güverteli veya güvertesiz, çeşitli tip yelken kullanan ufak tonajda, genellikle 100 tondan ufak ve üç direkli yelkenli gemilere verilen ad: Arabalardan indik, büyük bir barkoya bindik (Ahmed Rasim). // Pruva ve grandi direkleri kabasorta, mizana direği sübye donanımlı üç direkli yelkenli tekne. Eskiden genel anlamda bütün yelkenli tekneler için bu deyim kullanılırdı. // Pruva ve grandi direkleri kabasorta, mizana direği sübye arma ile donatılmış 100 tondan büyük güverteli veya güvertesiz olarak yapılan yelken gemisi. Bu tip gemiler 4-5 direkli olabilir. Bu durumda kıç direkleri sübye armalı diğer direkleri kabasorta armalı olur.

Barko kelimesi önce bir tekne biçimi için kullanıldı. İngiltere’nin doğu kıyısında Durham ile Londra arasında kömür taşıyan gemilere barko (ing. bark) denirdi. Cook’un ilk gemisi bu tiptendi ve Endeavour Bark adıyle vaftiz edilmişti, fakat dört köşe yelkenli üç direği vardı. Daha sonra bu kelime üç direkli barko arma donanımlı gemiler için kullanıldı. Dört, hatta altı direkli birçok barko da yapıldı. Bu tip gemilerin içinde France-II dünyanın en büyük yelkenlisidir.

BARKO BESTİYA veya BARKENTİNE Yalnız pruva direği kabasorta, diğer iki direği sübye donanımlı yelken gemisi (navi de denir). // Pruva direği kabasorta, grandi ve mizana direkleri sübye arma ile donatılmış üç direkli yelken gemisi. // Pruvası kabasorta, diğerleri sübye olan üç direkli gulet.

Barko kelimesi önce bir tekne biçimi için kullanıldı. İngiltere’nin doğu kıyısında Durham ile Londra arasında kömür taşıyan gemilere barko (ing. bark) denirdi. Cook’un ilk gemisi bu tiptendi ve Endeavour Bark adıyle vaftiz edilmişti, fakat dört köşe yelkenli üç direği vardı. Daha sonra bu kelime üç direkli barko arma donanımlı gemiler için kullanıldı. Dört, hatta altı direkli birçok barko da yapıldı. Bu tip gemilerin içinde France-II dünyanın en büyük yelkenlisidir. Bk. NAVİ.

BAŞTARDA veya BAŞTARDE i. (ital. galea bastarda: melez kalyon). Osmanlı donanmasında kullanılan kadırga cinsinden bir çeşit savaş gemisi. // Kürekli eski bir savaş gemisi. // Her küreği 6 veya yedi kişi ile çekilen 26’dan 30 çifte kürekle çekilen, genellikle kıç tarafları yuvarlak (karpuz kıçlı) ve su kesiminden yukarı kısmı çok yüksek olan eski bir savaş gemisi tipidir.

Baştarda-i hümayun, padişaha ait olan baştarda.

Orta ve yarım olmak üzere iki sınıfa ayrılan baştardalar 20-36 oturaklı ve çift kürekliydiler. Kürekçi ve savaşçı olarak mevcudu 800 kişiyi bulurdu. Çekdiri’den büyüktür.

BATEAU Boyuna göre dar yapılmış hafif tekne.

BATIL Çin denizlerinin 2 direkli yelkenli teknesi.

BATİSFER i. (fr. bathysphère). 1,45 m çapında, 2 300 kg ağırlığında, yukarıya kablo ile bağlı çelik küre. Batisferi ilk olarak amerikalı William Beebe kullandı ve 1934 yılında, Bermuda adaları civarında, 906 m derinliğe indi.

BATİSKAF i. (yun. bathus, derin, skaphes, kayık’tan fr. bathyscaphe). Denizlerin derinliklerinde gözlem yapmağa yarayan araç.

Profesör A. Picard tarafından icat edilen batiskaf, bir kablo ile su yüzüyle irtibat halinde olmaması bakımından, Beebe ve Barton’un yaptıkları batisferden farklı dır. Araç su yüzüne bağlı olmadığı için de dalgaların meydana getireceği sarsıntılardan etkilenmez. Ayrıca, taşıyıcı kablonun kopması gibi bir tehlike de söz konusu değildir.

Batiskaf küre biçiminde bir kamarayla yayvan bir yüzücünün birleşmesinden meydana gelir. Gözlemcilerin çalışma yeri olan kamara, denizaltındaki büyük basınçlara dayanacak şekilde çelikten yapılmıştır. Taşırdığı sudan daha ağırdır ve yüzücü tarafından taşınmak zorundadır. Yüzücü sudan daha hafif olan benzinle dolu olduğu için su yüzünde kalabilir. Oldukça ince saçtan yapılan yüzücünün alt kısmında ısı ve basınç değişikliğine karşı benzinin hacim değiştirmesini dengede tutacak olan deniz suyunun girip çıkabileceği bir delik vardır. Bu, yüzücüyü ağır denizaltı basıncı dolayısıyle ezilmekten korur. Batiskafta, dalış ve çıkış manevraları için bie supap bulunur. Bu süpap pilotun benzin boşaltmasına yarar. Ayrıca, istenilen miktarda safra atacak bir cihaz bulunur. Bu safra atma işi, ayrıca benzinin sıkıştırılabilme özelliği yüzünden batiskafın iniş sırasında kaybedeceği yüzme imkanlarını yeniden sağlamak için de gereklidir. Safra olarak demir talaşı kullanılır. Bu talaş bir elektrik akımının magnetik alan yardımıyle silo’larda tutulur. Pilot safra atmak istediği zaman akımı keser. Bir elektrik arızası olduğu zaman batiskaf derhal su yüzüne çıkar. Deniz dibine yakın yerlerde, batiskafın dengede kalması ve yönetilmesi için, balonlarda kullanılan iniş ipinden (guide rope) yararlanılır. Yatay hareketler ise, elektrik motorlarıyle çalışan iki pervane yardımıyle gerçekleşir. Gözlemler, kalın plexiglas lombozlar gerisinden yapılır ve görüş alanı kuvvetli farlarla aydınlatılır. İlk batiskaf olan FNRS 2 A. Picard tarafından Belçika Bilimsel Araştırma Milli fonu yardımıyle, Belçika’da gerçekleştirildi. Bu alet 1948’de, otomatik pilotla 1 380 metreye indi. Su üstüne çıktığı zaman yüzücü, dalgalar yüzünden ağır hasara uğradı. FNRS 2 bu haliyle fransız deniz kuvvetlerine devredildi; sonradan yeni bir yüzücü yapıldı ve araca FNRS 3 adı verildi. A. Picard ve oğlu Jacques, bundan sonra İtalya’da Trieste adı ile yeni bir batiskaf yaptılar. 1953’te FNRS 3, deniz binbaşısı Huot ve deniz istihkam mühendisi Willm kumandasında 2 100 metre derinliğe indi. Arkadan a. Ve J. Picard Trieste ile 3 150 metreye indiler. 1954’te FNRS 3 yine Huot ve Willm kumandasında Dakar açıklarında 4 050 metreye, ocak 1960’ta, Trieste Mariannes çukuru yakınlarında 10 911 metreye indi. Arşimed 11 000 adıyle yapılan yeni bir batiskaf da 1961’de kızaktan indirildi.

BAWLEY – Taymis nehrinde karides ve ringa balığı avlayan yelkenli tekne.

BEMBRIDGA TYPE Flok ve randa yelkenli, kotra donanımlı yat.

BEŞ ÇİFTE Beş oturaklı, kürekle yürütülen deniz aracı.

BEŞ DİREKLİ BARKO GEMİSİ Baştan dört direği kabasorta, beşinci direği sübye donanımlı yelkenli tekne. // Dört direği kabasorta, beşinci direk yan yelken olarak donatılmış tekne.

BIBIS Çin denizlerinde çalışan tek direkli yelkenli.

BILANDER İlk önceleri iki direkli Hollanda yelkenlisine verilen bu isim sonraları dünyaya yayılmış olupFransızlar “Belendre”, İspanyol ve Portekizliler “Balandra” demişlerdir.

BILLY BOY 1- Humber nehrine özgü, geniş bodoslamalı küçük tekne. 2- Sahil seyri yapan yelkenli.

BIREME Bir tarafında çift sıra kürekçileri olan Roma teknesi.

BİRGENDE i. Yabancı donanmalardaki Brigantin adlı gemiye Osmanlıların verdiği isim. Birgendeye, perkendi, pergendi, birgendi veya birgende de denilirdi. Birgende, çekdiri cinsinden bir gemi olup kalitadan büyük ve mavnadan küçüktü. Baş tarafında topları bulunan ve hızlı hareket eden bir gemiydi.

BLACKBIRDER Afrika’dan amerika’ya tutsak zenci taşımada kullanılmış gemilere verilen isim.

BLAZER Küçük Hollanda balıkçı teknesi.

BOOM İran körfezinde kullanılan bir çeşit kayık.

BORDA BOTU Borda temizlenmesinde, boyanmasında v.b. işlerde kullanılmak üzere yapılmış hizmet filikası, faça botu, patalye. // Gemilerin su kesimlerine yakın olan borda kısımları ile karinalarını temizlemede, lostra etmede ve faça boyası çekmede kullanılan 10-15 fit boyundaki ağaç teknelerdir. // Gemilerin borda ve su kesimlerini temizlemek için, altı düz kıçı başı kesik küçük botlardır. Bk. BORDA PATALYASI.

BORDA PATALYASI Gemiye girip çıkmak, borda veya karinayı temizlemek için kullanılan, patalyadan küçük, filika biçiminde tekne. (Bunlar kıçtan karaydı, kıyıya iskele olmazdı.) Bk. BORDA BOTU.

BOT Sandal, kayık, filika. Kısa mesafelerde kullanılanaçık denizlerde, devamlı barınma olanağı olmayan, genellikle kürekle yürütülen araç. // Bir veya iki çifte kürekle hareket eden, güvertesi olmayan ayna kıçlı ufak tekne. Ağaç veya fiberglas gibi maddelerden yapılır. // Iskarmoz kürekli, güvertesiz, aynalıklı küçük filika. // Bir gezi teknesinde gemicilerin kıyıya gidiş geliş için kullandıkları ağaç, plastik veya kauçuktan yapılmış küçük sandal. // Bot, sandal, filika, küçük tekne, gemi vasıtası, vasıta motoru. (Savaş gemilerinde bunlara patalya denir. Küçük savaş gemilerinde sınıflarını gösteren kısma eklenerek adlandırılır: Torpido botu. BK. TORPİDOBOT. Hücum botu. Bk. HÜCUMBOT. Avcı* botu.)

BOTTER Tek direkli, floklu, istiralya ylkenli Hollanda teknesi.

BOTKEN i. Ortaçağda kullanılan küçük tekne.

BOWSER BOTU Gemi, uçak veya vasıtaların yakıt ikmalinde kullanılan tekne.

BOY TENDIR (ing. buoy tender’dan). Seyre yardımcı olmak gayesi ile hizmet veren gemi sınıfı. Şamandıra bakımı yapan gemi.

BREAK BULK SHIP Karışık yük taşıyan gemi.

BRİGANTİN (GULET) İlk önceleri korsanlar (Brigands) tarafından kullanılan yelkenli tekne tipi. İki direkli olup; pruva direği tam armalı, grandi direği randa ve pik (sübye) yelkenli olup, iki direk arasına yan yelkenleri (velena) açılan yelkenli tekne tipi. // Pruva direği kabasorta arma, grandi direği sübye arma olan ve brik tipi yelkenli gemilerden daha küçük gemi. Bunlara uskuna brik de denilir. // Pruva direği kabasorta, grandi direği sübye donanımlı, brik’den küçük yelkenli tekne. Bk. GULET.

BRİG veya BRİK i. (ing. brigantin’in kısaltması brig’den fr. brick). İki direkli, tam armalı (Kabasorta) d,ğer bir deyimle seren ve seren yelkenli tekneler. // İki direkli, tam serenli ve arması kabasorta donanımlı (seren yelkenli), birkaç top taşıyan yelkenli. // İki direkli ve kabasorta armalı yelken gemisi. // İki direkli tam armalı yelkenli gemi. // İki direkli ve iki direğide kabasorta gemi. // İki direkli, çok süratli bir gemi tipidir. Her iki direği de kabasorta donanımlıdır. (Kabasorta direk donanımları serenli demektir) 78-80 personeli olur. Boyu 10-22 metre, eni 7-9 metredir. Tipine göre 20-30 topu olur.

Brik yelken donanımı, XVIII.yy.ın ikinci yarısında ortaya çıktı. Savaş gemisi olarak çok kullanıldı. 500 ton ağırlıkta olanları vardır. Bunlar, refakat, istasyoner gemi ve gambot görevlerinde kullanıldı ve istimli gemilerden sonra kullanılmaz oldu. Ticaret gemisi olarak brikler XX. yy. başına kadar Brik-Gulet* şeklinde devam etti.

BRİK-GULET i. İki direkli yelken gemisi. (KABASORTA USKUNA da denir.)

Bu tip gemilerin yalnız mizana direğinde dört köşe yelken açılır. Grandi direği (ikinci direk) eşit kenarlı olmayan dört köşe randa yelkeni ile donatılır ve bunun üstüne grandipik yelkeni denilen üç köşe yelken açılır. Bu donanım geminin daha az sayıda denizci ile idaresini sağlar. (L)

BROLİK i. Kürekle çalışan sığ su gemisi.

BUGGALOW Doğu Hint adalarında kullanılan tek direkli bir çeşit yelkenli tekne.

BURANDA BOT Çerçevesi ağaç eğriler, kaplaması buranda olan küçük sandal, bot.

BURANİCE i. (islavca k.). Balkan balıkçılarının kullandığı kütükten oyulmuş kayık.

BURLOTA Ateş gemisi. Eski deniz savaşlarında kullanılan bir silahtır. İçi yanıcı maddelerle dolu bir teknenin ateşlenerek düşman gemisi üzerine sevki suretiyle onun yakılmasını sağlardı. Bk. ATEŞ GEMİSİ.

BURTUN i. Bir çeşit büyük savaş gemisi.

Akdeniz devletleri, genellikle Osmanlılar tarafından kullanılmıştır. Kalyon sınıfındandır. 30-40 top çekecek büyüklüktedir, yelkenlidir. İlk defa yaklaşık olarak 1664 yıllarında yapılmıştır.

BUZ DEVRİYE GEMİSİ Buzların oluşlarını, buzdağlarının seyirlerini takip eden ve bunları yayınlayan gemiler.

BUZ KAYIĞI Donmuş nehir ve göl üstünde seyredebilen kızaklı ve yelkenli tekne.

BUZKIRAN blş. i. Bodoslaması buz kırmak için özel olarak yapılmış gemi. // Bir geçitten geçişi önleyen buzları kırmak için yapılmış gemi. // Buzla kaplı deniz, göl ve ırmaklarda buzları kırarak ulaşımı kolaylaştıran gemi. // Baş tarafı özel şekilde dizayn edilmiş, pervaneleri korunmalı güçlü makineleri olan buz kıran gemi.

İlk buzkıran, Rus amirali Makarov’un hazırladığı planlara göre 1898’de İngiltere’de Armstrong tezgahlarında yapılmış olan Ermak adındaki gemidir. Bu tip gemilerin ıskarmozları daha sık, borda kaplama saçları da su kesimi hizasında daha kalın ve dayanıklıdır. Baş taraf altının “kaşık” adı verilen özel biçimde olması, geminin buz üstüne tırmanarak buzu ağırlığıyle parçalamasını sağlar. Baş bodoslama ile omurga arasındaki bir pervane gemi baş tarafının üstüne çıktığı buzun altında bulunan ve buza tabii bir dayanak görevi yapan suyu çektiği için buz daha kolay parçalanır. Ermak üç mille seyrederek dört metre kalınlığında bir bankizi, makinelerini bir ileri bir geri çalıştırarak da altı metre kalınlığında bir diğerini kırmayı başarmıştı. Yirmi metre kalınlığı olan bir başka bankizi kırmak için de denendi ama bundan dolayı da oldukça önemli bir hasara uğradı. 7 900 Tonilatoluk olan bu dikkate değer gemi sovyet donanmasının 1956 listesinde hala mevcuttu. Boyu 97, genişliği 22 metreydi. Almaşık sistemli olan makineleri ise 9 500 beygir gücündeydi. Bu geminin niteliklerini aşmak mümkün olamamıştır. Yeni rus buzkıranları ise 16 000 tonluktur. Atom gücüyle işleyen Lenin buzkıranı yakıt ikmali yapmaksızın 1 yıl seyredebildiği için seyir alanı çok geniştir.

Amerikan donanmasında da buzkıranlar vardır. Bunlar Amerikan sahil muhafaza teşkilatına bağlı orta tonajlı gemilerdir. Eastwind tipi uzunluğu 3,22 m; genişliği 1,27 m; su kesimi 0,75 m ; ağırlığı 80 kg’dır), hafif bir römork veya oto üstünde taşınmağa elverişlidir.
 
C-Ç-D-E

CANETON [kanöton], yelken yarışlarında kullanılan küçük tekne. 1931’de gemi inşaat mühendisi V. Brix’in yaptırdığı, karina çizgisi köşeli olan bu teknenin maliyeti başlangıçta çok düşüktü. 1947de bu tekne örnek alınarak daha üstün nitelikte Caneton’lar yapıldı. Bunlardan biri, ingiliz Westll’in izlediği modeldir. “505”, “beş yüz beş” veya “beş sıfır beş” denilen bu model, yeni bir tektip serinin doğmasına yol açtı. Bu modelin boyutları: uzunluk 5,05 m, genişlik 1,90 m, su içi derinliği 1,30 m, yelkenlerin yüzeyi 14 m², taşırdığı su ise 130 kg’dır. Gövde üzerinde bir büyük yelken, bir “flok” ve bir “spinnaker” olmak üzere üç yelken bulunur. Kazandığı büyük başarı yüzünden bu tekne, milletlerarası tektip olarak kabul edilmiştir. Yelken yarışları için ideal iki kişilik teknedir. Alabolara olması halinde, tamamen su geçirmez yüzme sandıkları yardımıyle tekneyi doğrultmak ve hız etkisiyle açılan arka kapaklar yardımıyle de suyu boşaltmak mümkündür.

CAN FİLİKASI Batmak üzere olan bir gemiden, ya da karaya gittiği sırada içindeki gemiadamlarını ya da yolcuları kurtarmak için geminin taşımaya zorunlu olduğu özel yapılmış ve donatılmış filika. // Sahillere bindiren, karaya giden deniz araçlarından gemiadamlarını ve yolcuları kıyıdan kurtarmak için özel olarak yapılmış, batma olasılığı çok az olan cankurtarma deniz araçları. Bugün bunlara uygulamada makinesizlere “Tahlisiye sandalı” makinelilere “Tahlisiye motoru” denilmektedir.

CAN SALI Gemilerde tehlike anında denize atılan ve üzerinde belirli miktarda insan tutabilen yüzer sal.

CANKURTARAN FİLİKASI Denizde, cankurtarma maksatları için ağaç veya saçtan yapılmış yüzücü gücü fazla olan tekne. // Ticaret gemilerinde can emniyeti bakımından bulundurulması zorunlu deniz aracı. // Harp gemilerinde gece veya gündüz şartlarında kurtarma maksadı ile kullanılan emniyet botu. Genelde vasıta motoru bu maksatla kullanılır. // Bu teknelerin yüzücü güçlerini artırmak için tekne içinde hava sarnıçları bulunur. Cankurtaran filikaları veya motorlarının içerlerinde teknede bulunan kazazedelerin yaşam ihtiyaçlarını karşılayacak miktarda yiyecek maddeleri ile kazazedelerin yaralarını tedavi için tıbbi malzeme ve işaret tabancaları gibi diğer lüzumlu malzemeler bulunur. Cankurtaran filikaları kürekle yürütüldüğü gibi motorla da çalışırlar. Bazı filikalarda pervaneyi döndürmek için pedal tertibatı bulunur.

CANKURTARAN GEMİSİ Batma tehlikesi geçiren veya karaya oturan gemileri kurtarmağa yarayan gemi.

CANKURTARAN SALI Denizdeyken kazaya uğramış bir gemideki personelin kurtarılması için saçtan veya yüzücü gücü fazla olan ağaçlardan yapılmış sal. Cankurtaran salları gemilerin denize bakan taraflarında bulunurlar. Bunların denize bırakılmaları ya mekaniki bir tertibatla veya gemi battığı zaman kilit kısmındaki kimyevi maddenin erimesi suretiyle fora kancası açılır ve sal sephiyesi sebebiyle deniz sathına çıkar. Cankurtaran sallarının içerlerinde, kapalı kutular içinde yiyecek maddeleri ve diğer lüzumlu malzemeler bulunur. Salların etrafında daha çok personelin kurtarılması için can halatları vardır.

CARAVELA [karavela] i. (portekizce k., lat. carabus’tan). Özellikle XV. ve XVI. yy.larda keşif gezilerinde kullanılan yollu gemi.

Caravela’nın nasıl ve ne zaman ortaya çıktığı bilinmemektedir. Kelimenin de nereden geldiği belli değildir. Bazı yazarlara göre, bu kelime oldukça yüksek tonajlı arap gemilerini belirtmek için kullanılan carabus’tan, bazı yazarlara göreyse de carabo’dan gelmiştir. Portekizliler bu tür gemileri ilk yapanların kendileri olduğunu iddia ederler. XV. yy. caravela’ları hakkında bilgi yoktur. Latin yelkenleriyle donatıldığı tahmin edilir. Kolomb’un Nina adlı gemisi de aynı şekilde donatılmıştı. O zaman bu gemilere caravela latina denirdi. XVI. yy’da dört direkli ayrıca bir de cıvadıralı caravela redonda’lar ortaya çıktı. Bu tür gemiler, mizana direğinde kare şeklinde iki yelken taşır, öteki üç direkte latin yelkenleri vardır. Caravela, devrinin öteki gemilerine oranla daha zarif bir görünüşe sahipti. Buna rağmen çok sağlam bir gemiydi. Kolomb’un Santa Maria’sının bir caravela olduğu kesin şekilde belli değildir, çünkü Kolomb gemisini nao adıyle anar.

CAT-BOAT [ket-bot] i. (ing. cat, kedi ve boat, kayık’tan). Tek bir büyük yelkeni olan, flokasız küçük tekne. Yelken dengesi serenin baş tarafa çok yakın olmasıyle sağlanır. Moth ve Finn, cat-boat türü teknelerdir.

CELİYYE İnce donanma gemilerindendir. Nehirlerde kullanılırdı.

CEP DENİZALTISI Küçük denizaltı.

CEP ZIRHLISI Birinci dünya savaşından sonra, deniz silahlarını azaltma konferansının savaş gemilerinin ağırlığını sınırlandırması üzerine Almanların yaptığı savaş gemisine verilen ad. (Konferansta Almanya için konulan sınır 10 000 tondur. Almanlar bu ağırlıktaki gemilere 28 sm’lik altı top yerleştirdiler ve üç gemi yaptılar. Dretnot ve muharebe kruvazörüne benzemediği için bunlara cep zırhlısı adı verildi.)

Yelkenli gemiler zamanında ağaçtan yapılmış bazı küçük tekneler (msl. Havan topu atan kalyonlar) güllelere karşı bordaya sallandırılan zincirlerle veya demir levhalarla korunuyordu. Bunlar, yüzer bataryalardan başka bir şey değildi. Modern çağın ilk büyük zırhlısı, mühendis Dupuy de Lome’un planlarına göre 1860’ta yapılan Gloire isimli bir fransız gemisidir. Tamamen demirden yapılmış olan bu gemi 6 000 tondu; 100 mm kalınlıkta bir zırhı vardı, topları yelkenli kalyonlardaki gibi, bir sıra batarya halinde dizilmişti; her top, bir top lumbarının içinden ateş ediyordu. O zamandan bu yana, toplar bir zırhlı bölmeye, sonra taretlere yerleştirildi. Zırhın kalınlığı ve dayanıklılığı arttırıldı ama, topların gücü ve mermilerin ağırlığı da aynı zamanda artmıştı. 1914-1918’in zırhlıları 18 000-30 000 tonluktu; topları 305 ile 381’likti; süratleri de 21 ila 24 deniz miliydi. Hücreli bir ara bölmeyle ayrılmış iki zırhlı güverteleri vardı. Dikey borda zırhı 270 ila 300 mm kalınlıktaydı. Kuvvetli bir şekilde zırhlanmış olan blokhavs ve taretler, gemileri top mermilerine karşı koruyordu. Modern zırhlıların zırhı ise, ayrıca bombaları geminin önemli kısımlarına ulaşmadan önce patlamaya mecbur eden zırh güvertelerin takviyesiyle uçaklara ve su altındaki patlamalara (mayınlar, torpidolar) karşı da koruyucu bir rol oynamaktadır. Bazı zırhlıların dışarıya doğru şişkin bir karina bordası vardır. İyi yapılmış ve iyi yetişmiş bir personelle donatılmış bir zırhlı, saf dışı olmaksızın birçok mermi isabetine dayanabilir. Günümüzde iyi bir hava savunması olmadan bir zırhlının kullanılması düşünülemez. Hava kuvveti ve füzeler, topun tahribini aynen yapabileceklerine göre, geleceğin zırhlısı yani zırhlanmış ve büyük bir ateş kudretine sahip olan büyük harp gemisi muhtemelen büyük uçak gemisi veya füze atom gemisi olacaktır. Bununla beraber İkinci Dünya savaşı sonundan beri hiç bir milletin büyük bir zırhlıyı tezgaha koymamış olması anlamlıdır. Bugün hizmette olan en büyük zırhlılar, Amerikalıların 1943-1944’te suya indirdikleri Missouri sınıfı gemilerdir. Bunlar tam yüklü olarak 58 000 tondur, 33 deniz mili hızı ve 9 tane 406 mm’lik topları vardır. Büyük zırhlılar 1960’ta faal kadrolardan çıkarılarak ihtiyata alınmış veya okul gemisi olarak kullanılmıştır.

CEVHER GEMİSİ “Madenci” de denir. Maden cevheri taşımak üzere özel olarak yapılmış gemi.

CLIPPER i. (ing. k.). XIX. yy.da çok kullanılmış olan yollu, yelkenli gemi. // İnce ve uzun bir yapısı olan gezinti yelkenlisi. // Sür’atli teknelere verilen isim.

Eski yelkenli ticaret gemileri hantal yapılıydı, yollu değildi. Geçen yüzyılın başında o zamana kadar kanuni sayılan bazı alışverişler, mesela zenci ticareti yasaklanınca, tekne kısmı uzun, baş ve kıç tarafı ince, uzun direkli gemiler yapılmağa başlandı. Bunlar genellikle çok yollu, iki direkli gemilerdi. Bunların en yollularıadlarını yapıldıkları şehirden alan Baltimore Clipper’lerdi. 1850’ye doğru Clipper’lerin yerini daha büyük ve daha yollu, dörtköşe biçimde üç direkle donatılmış gemiler aldı. Bunlar San Fransisco ile Avustralya ve Çin arasında çay ticaretinde kullanıldı. Lightning adlı gemi tipleri saatte 21 deniz mili hız yapabiliyordu. Clipper’ler buharlı gemilerin gelişmesiyle ortadan kalktı.

COCK BOAT Barınak limanda çalışan tekne.

COPPER PUNT Kraliyet donanmasında bakır kaplı gemilerin karinalarını temizlemek için eskiden kullanılmış sal.

CORALCLE Bir tür küçük padılbot.

COROCORE Doğu Arşipeldeki gemi tipi. Eskiden korsanlar tarafından kullanılırdı. Tek direkli 60 kişiye kadar adamı olan çift sıra kürekli tekne.

CÖNK i (malezya dilinden). Malezya’da kullanılan büyük yelkenli gemi.

Cönk’te omurga yoktur. Bazılarında omurga görevini tabana çivilenen basit bir tahta görür. Ön tarafta pruva bodoslaması yoktur; kare biçimindedir ve eski nehir mavnalarına benzer, ama daha kavislidir; suyu yaracağına üzerinde kayar. Arka taraf aynalıklıdır, bu aynalık değişik biçimlerdedir. Dümen teknenin altında olabilir. En büyük cönkler Petchili’lerinkidir; uzunlukları 50 m’dir ve beş direklidir. Ötekiler iki, üç direklidir. Direkler dildörtgen biçimi yelkenle donatılır ve bambu latalarıyla desteklenir; bu latalar direkleri sağlamlaştırır. Burnun iki yanında teknenin üzerine bir göz resmi yapılır. Balıkçı cönkleri daima ikişer ikişer gider. Bugün pek çoğu motorludur.

CRAYER Tudor zamanında üç direkli yelkenli.

CUPOLA SHIP Eski tip taretli savaş gemisi. Küçük fribordlu olupağır silahlarla donatılmıştı. U.S.A. “Monitor” bunun ilk örneğidir.

CUTTER 1- Tek direkli, civadralı, iki yan yelkene sahip tekne. 2- 12 kürekli, yelkenli bir tekne (eski donanmada). 3- Yarış teknelerini takip eden tekne. 4- Kılavuz verip alan tekne (pilot cutter). 5- Devriye gezen tekne (coast guard cutter).

ÇAMLICA veya ŞEHDİYE i. Tuna ırmağında işleyen çektiri cinsinden eski osmanlı taşıt gemisi. Boyu 28-30 arşın kadardı. // 27-35 zirâ boyunda, 200 personeli olan büyük ve küçük tipleri bulunan bir savaş gemisidir.

ÇAMUR DUBASI Tarak gemilerinin deniz dibinden taradıkları maddeleri koydukları duba.

ÇATANA i. (Çetene kasabasının adından). Küçük (filika) büyüklüğünde) motorlu gemi: Kiminiz çatanadır, kırdığı gibi bacayı / Şıp diye geçen Köprü’nün altından (Orhan Veli).

ÇAYKA i. Esk. denizc. Osmanlı imparatorluğunda kullanılan bir gemi çeşidi. (Şayka da denir. Altı düz olan çaykalar 20-50 er alırdı. Genellikle üç topu bulunurdu. Osmanlılar Karadeniz kıyılarını korumak, Kazaklar ise kıyı bölgeleri vurmak için çayka kullandılar.)

ÇEKELEVE veya SAKALAVA i. (ital. sacaleva). Kıç tarafı yüksek, hızlı giden yelkenli.

ÇEKDİRİ veya ÇEKTİRİ i. (çektirmek’ten çek-ti-ri) Eskiden kürek ve yelkenle yürütülen savaş ve ticari maksatla kullanılan bir tür teknedir. // Yelkenli olduğu halde kürekle de yol alabilen, savaş ve ticarette kullanılan eski gemi çeşitlerinden biri: Ehl-i İslam donanması cümle yüz yirmi iki parça çektiri gemi idi (Katip Çelebi). // Vasıfları oturak sayısına göre değişen yelkeni olmakla birlikte esas, kürekle hareket eden teknelerin genel adı.

Osmanlı imparatorluğunda deniz kuvvetlerinde kürek devri savaş ve taşıt gemisi olarak kullanılan çektiriler kürekle hareket eder ve yelken ancak yardımcı olarak kullanılırdı. Boy, yükseklik ve hacim bakımından değiştikçe artan kürek yani oturak sayısına göre özel adlar alırdı. Kürek ve yelkenle hareket edenler on dokuz çeşit idi: Karamürsel, Aktarma, Üstüaçık, Brolik, Celiyye, Çamlıca, Kütük, Kancabaş, İşkampaviye, Sahtur, Çekelye, Kırlangıç, Firkate (10-17 oturaklı), Kalite (19-24 oturaklı), Pergandi (18-19 oturaklı), Mavna, Girab, Kadırga (25-28 oturaklı), Baştarde (26-36 oturaklı).

Yalnız kürekle hareket edenler ise şunlardı: Uçurma, Varnabeş çiftesi, Çete kayığı, At kayığı, Şayka (Çayka). Çektiriler sonraları brik denilen iki direkli tekne biçimine sokuldu, aslında bunlar brikten daha küçük tonajdaydı ve arma donatımı biraz farklıydı. Çektiri tipi gemi XIX. yy. ın ilk yarısından sonra bırakıldı.

ÇEKTİRME Yaklaşık olarak 30/50 gros tonluk yelkenli ya da motorlu ağaç yük taşıma deniz aracı.

ÇETE KAYIĞI Eskiden nehirlerde top çekmekte kullanılan çektiri türünden hafif donanma gemisi. Üstü açıktan büyük, brolik’ten ise küçüktü.

ÇIKARMA ARACI Çıkarma yapılacak kıyıya asker ve cephane taşımakta kullanılan, altı düz, az su çeken, küçük deniz aracı. // amfibi harekatta kullanılan personel ve malzeme çıkarma teknesi.

ÇIKARMA BOTU Çıkarma hareketinde kullanılan ve çıkarma yerine kadar gemide götürülen özel yapılmış çıkarma teknesi.

ÇIKARMA GEMİSİ Amfibik harekatta, kuvvetlerin düşmanın daha önceden tespit edilmiş sahillerine, çıkartılması için özel şekilde yapılmış gemi tipidir. Çok az su çeken ve sığ sahillere baştan kara yaparak, baş tarafındaki kapağı açarak, taşıdığı asker ve malzemeyi en kısa zamanda istenilen mevkiye çıkarırlar. Taşıyacağı personel ve araç kapasitesine göre değişik büyüklükte inşa edilirler. // Çok az su çeken Uzun sefer yapabilme olanağı olan ve özel çıkarma işi yapabilen gemi. // İkinci Dünya savaşında Müttefikler çeşitli tipte çıkarma gemileri kullandılar, bu gemiler iki ana kategoriye ayrılabilir: 1. Piyade çıkarma aracı veya piyade çıkarma gemisi. Bunlar 30 km hızında 250-404 tonluk küçük gemilerdir. Kıyıda kolayca karaya oturtulabilir, personel ve malzemenin karaya çıkarılması için baş taraflarında indirilebilir rampaları vardır.; bunlarla 200 kişi ile 32 ton malzeme taşınabilir. 2. Açıkdeniz çıkarma gemileri. Başlangıçta tankların taşınması için düşünülmüş olan araçlardı. Bunlar da 20 km hızında 150-4 000 tonluk küçük gemiler veya hafif zırhlılardır; iki güverstesi olan en büyükleri, 80 tank ve 300 kişi taşıyabilir, bir kısmı hafif çıkarma araçlarını yüklenebilecek şekilde metafora düzenlidir, bir kısmı da deniz araçlarını üzerinde taşıyan yüzer havuz halindedir. Taşıt araçlarının karaya çıkarılması da pruva bodoslamasına yerleştirilen bir rampa vasıtasıyle yapılır. 1941’den itibaren İngiltere ve Amerika’da inşa edilmiş olan bütün bu gemiler, Müttefiklerin 1942’den 1944’e kadar devam eden çıkarmalarında kullanıldı. Fransızlar da 1946’dan 1954’e kadar Çinhindi harekatında çıkarma gemileri kullandılar. Bu gemilerin bazı modelleri, helikopterleri taşımağa elverişli duruma sokuldu.

ÇIRNIK Tek direkli, üç floklu, çektirmeden büyük yelkenli tekneler olup, 200 tona kadar inşa edilirler.

ÇİFT DİREKLİ İki direkli yelkenli gemi.

ÇİFT SIRA KÜREKLİ Üst üste iki sıra kürekli Eskiçağ roma gemisi.

ÇİFTE KAYIK Bir kayıkta bulunan kürek sayısına göre kayıklara verilen ad: Eyvâh o üç çifte kayık aldı karârım / Şarkı okuyup geçti bir âfet var içinde (nedim).

ÇİTİHA veya ŞEHDİYE i. Tunus kıyılarına has, üç direkli yelkenli. Grandi direğine çekilen tek parça büyük yelken özelliğini teşkil eder. Çitiha’lar ortalama 50 tonluk teknelerdir.

ÇÖP DUBASI Limanlarda gemilerden çöp toplayan duba.

DENİZ İTFAİYESİ Yangında kullanılan hafif gemi. (Hidrolik tertibatı çok yüksek güçte olan bu gemi her yöne kolayca hareket edebilir.)

DENİZALTI blş. i. Denizin altında seyir olanağı olan savaş gemisi. // Su altında giden savaş gemisi. Eski dilde Tahtelbahir. // Deniz savaşlarının en etkili hücum silahlarından birisidir. Su altından görünmeden hedefine yaklaşması, tahrip gücü yüksek silahları ile onu tahrip etmesi, bu tip savaş gemilerini su üstü gemileri için büyük tehlike haline getirmiştir. Çağımızda geliştirilen nükleer denizaltı gemileri ise, yüksek seyir kapasiteleri, olağanüstü su altı süratleri ve taşıdıkları nükleer başlıklı uzun menzilli füzeleri ile geleceğin en korkunç silahları arasında yerini almıştır.

Denizaltı gemisinin dalışı, dalma sarnıcı denilen su depolarının deniz suyu ile doldurulması, su yüzüne çıkışı ise bu sarnıçların boşaltılmasıyla sağlanır. Önceleri iki türlü denizaltı vardı. Biri, dalma sarnıçları sağlam bir tekne içine yerleştirilmiş, yüzme gücü az, fazla dalgalı havalarda su üstünde gidemeyen denizaltı, öteki ise gerçek bir deniz üstü gemisi gibi su yüzünde gidebilen, çok su alan, dalma sarnıçları tekne dışında olan “dalabilir tekne” adıyle anılan denizaltı. Laubeuf’ün Narval’’inden sonra yalnız “dalabilir tekne” yapıldı. Fakat Fransızların bu terimi tutmadı, bugün bu gemilerin her tipine denizaltı gemisi denmektedir. Su altında istenildiği kadar kalan denizaltılar ancak atom gücünün yürütücü olarak kullanılmasıyle gerçekleştirilebildi. İlk denizaltı gemisini amerikalı Bushnell 1776’da yaptı. Bu denizaltı New York önünde bir ingiliz savaş gemisini tahrip etti. Fulton ilk Nautilus’u 1798’de Le Havre’da yaptı. Denemelerpek inandırıcı olmadı. Napolyon bu işe girişmeyi kabul etmedi. Amerikalılar denizaltı yapımını Ayrılık savaşı sırasında yeniden ele aldılar, ama başarı sağlayamadılar. İlk başarı, H. Dupuy de Lôme’un tasarılarını inceleyen Gustave Zédé tarafından 1887’de yapılan Gymnote adlı gemiyle sağlandı. Elektrik motoru ile çalışan bu deney teknesi ancak 30 tonluktu ve su üstünde 7, su altında 5 mil hız yapabiliyordu. Bu başarıdan sonra, Fransa’da, torpille donatılmış Gustave Zédé denizaltı gemisi (266 t, 48 m boy) yapıldı. (1893). Bu ilk tekneler yüzme katsayılarının çok az oluşundan (yüzde beş, on) denizciliğe elverişli değildi. Su altı seyrinin kesin gelişmesi Laubeuf’ün sunduğu proje ile başladı ve 1899’da yapılan Narval adlı “dalabilir tekne”nin tamamlanmasıyle (su yüzünde 120 t, dalmışken 200 t) sonuçlandı. Gemi, atom gücüyle çalışan denizaltılar yapılıncaya kadar, bu alanda ilk örnek olarak kaldı. Laubeuf, denizaltı teknesini bir su üstü gemisi teknesinin içine yerleştirdi, böylece, iç içe konan iki tekneden kurulu bir gemi yapıldı. Aradaki boşluk deniz suyu ile doldurulunca, bu gemi bir deniz üstü gemisi olmaktan çıkıyordu. Biri su üstünde seyir için buharla (daha sonra Diesel motoru), öteki su altında seyir için elektrik motoru ile çalışan iki ayrı makine kullanıldı. Dalma hızı 12 dakikaydı, sonraları Pluviose tipi denizaltılarda 3-4 dakikaya indi. Fransızların çalışmaları yanı sıra A.B.D.’de 1898-1899’da (mühendis Holland tarafından yapılan, 1901’de İngiltere’nin satın aldığı denizaltı) ve Almanya’da da 1903’te benzer başarılara ulaşıldı. 1914’te Fransa’nın 76, İngiltere’nin 85, Almanya’nın 25 denizaltı gemisi vardı. Dalma hızının önemini değerlendiren Almanlar 30 saniyede dalan ve yüzme gücü yüzde 20 olan denizaltı gemileri yaptılar. Bu gelişmeler Almanya’da, denizaltı gemisinin stratejik bir silah olarak kullanılmasını sağladı (1915): Birinci Dünya savaşında yaptıkları 344 denizaltı ile Müttefiklerin 11 milyon ton gemisini batırdılar. İki savaş arasında denizaltı, artık klasik bir savaş gemisi oldu. Dalış hızı 5-10 saniye olan, yalnız kumanda kulesi su yüzünde kalan denizaltılar, dalma sarnıçları açık olarak seyir edebiliyordu. Bunların alarm durumunda sarnıç püskürtme teşkilatı açılır ve gemi dalar. Teknenin deniz yüzüne çıkması için püskürtme teşkilatı kapatılır, sarnıçlardaki suyun boşaltılması için basınçlı hava verilir. Su, doldurma borularından dışarı çıkar. Su altında kalma süresi 4 mil hızla 20 saattir, yüzeyde kalma süresi ise, çok fazladır (birkaç bin mil). Tonaj 600’den (kıyı tipi) 1 500-2 000 tona (okyanus tipi) kadar değişebilir. Silahları 4-6 torpido kovanı ve bir top (bazı ingiliz denizaltılarında 75-305 mm) idi.Surcouf adlı fransız denizaltı gemisi (2 800 t) kendi tipinde tek denizaltıydı, 203 mm’lik bir top tareti ve mancınıkla uçurulan bir keşif uçağı vardı.

1939’da A.B.D.’nin 87, Fransanın 76, İngiltere’nin 58, Almanya’nın 43 denizaltısı vardı. Alman deniz kuvvetleri 1945 yılına kadar 1 098 denizaltı yaptı, bunlardan 780 tanesi Müttefiklerin 14 milyon ton ticaret gemisini batırdıktan sonra yok edildi. Almanlar tarafından gerçekleştirilen teknik gelişmelere rağmen (50 metre yerine 200 metre derinliğe dalmış denizaltıların Diesel motorlarıyle seyrini sağlayan şinorkel, dinleme araçları v.b.), Atlas okyanusundaki savaşı asdik radar refakat gemileri ile uçakların (özellikle uçak gemilerindekilerin) konvoyları koruması sayesinde, Müttefikler kazandı. Müttefiklerin deniz hakimiyetini ortadan kaldırmakta çok geç kalan alman deniz kuvvetleri 1944’te su altı hızı yüksek (1 600 tonluklarda 16 ve 800 tonluklarda 20 deniz mili) olan denizaltıları hizmete soktular. Bu yüksek hızlı bir gaz türbini (Walter sistemi) ile sağlanmıştı. Çok hızlı dönen bu türbinlerde oksijenli su kullanılıyor, tortusu suda eridiğinden deniz yüzünde iz de bırakmıyordu.

Atom gücü 35-40 deniz mili hızla sürekli olarak su altında seyretmelerini sağlayarak denizaltılarda gerçek bir devrim yarattı. Atomla çalışan ilk denizaltı 1954’te A.B.D.’de denize indirilen 3 500 tonluk Nautilus’tur; bu gemi reaktörünün birinci dolduruluşu ile 26 ayda 69 000 deniz mili seyir yaptı ve 1958’de Kuzey kutbunun altından geçti. George Washington adlı denizaltı 1961’de hiç deniz yüzüne çıkmadan 67 gün su altında kaldı. Atom denizaltı gemisinde (2 000-8 000 t) nükleer enerji, denizaltıyı yürüten elektrik motorlarını ısıtan bir türbojeneratöre ısı verir. Bu yeni imkanlar atom denizaltı gemisinin korkunç bir stratejik silah olmasını sağladı. A.B.D. 1965’te bu alanda gerçekten ileri bir durumdaydı(hizmete girmiş 31 atom denizaltı gemisi). “Polaris” tipinde füzeler atan bu denizaltı gemileri, A.B.D.’nin askerlik alanında başlıca gücüdür. Denizaltı silahı, S.S.C.B.’de 1945’ten sonra şaşırtıcı bir gelişmeye ulaştı. Rus donanmasında 1965’te klasik tip 400 denizaltı vardı (350 tanesi 1950’den sonra yapılmıştır); bunların 70 tanesi (2 000 ton, su altı sürati 20 mil, denizde 3 ay kalır) açık deniz tipi, birkaçı (1965’te ortalama 4 000 tonluk 10-15 tane) atom denizaltısıdır. İngiltere, bir amerikan reaktörünün verilmesiyle Dreadnought adlı ilk atom denizaltısını 1962’de hizmete sokabildi. Bunu 1964’te Valiant takip etti. Fransa’da, bu alanda 1954’te başlamış olan çalışmalar, 1958’de durakladı, kısa bir süre sonra yeniden başladı: 1963’te Cadarache’da denenen bir reaktörle 7 500 tonluk nükleer bir denizaltı kızağa konuldu. Nükleer denizaltı gemisinin üstün nitelikleri, nükleer gücün ona sağladığı dayanıklılık (uzun süre denizde kalmak) ve klasik makineli (dizel ve akü) denizaltılara oranla ölçülemeyecek kadar geniş imkanlar (klasik denizaltı dalmış olarak az süre seyir edebilir) 1967’de bu tip denizaltı gemilerini en güvenilir savaş silahı ve yıldırmanın en etkili desteği yaptı.iki tip nükleer denizaltı vardır: nükleer hücum veya vurucu denizaltı gemisi, klasik torpido kovanlarıyle donatılmıştır, hızı otuz milin üstünde olabilir, konvoylara veya füze atan denizaltılara saldırabilir. Füze atan nükleer denizaltı gemilerinin tonajı çok yüksektir (7 000-9 000 t). Yıldırma silahı olan “Polaris” tipi füzelerle donatılmıştır. Bu denizaltılar, üssünden ayrıldıktan sonra, buzulların altında veya okyanusların derinliklerinde kolayca saklanabilir. Böylece ülkelerine yapılacak bir hücum karşısında hedeflerini hemen hemen aynı anda yok edilme tehdidi altında tuttukları bir noktaya yerleşirler. Her denizaltının iki tertip mürettebatı vardır, bunlar gemide görev alırlar. Bu personel, okyanus altında geçirdikleri sürenin uzunluğuna uygun yaşama şartlarından yararlanırlar. Buna rağmen personeli bulmak, yalnız yüksek teknik bilgi değil, monoton görevlerin gerektirdiği moral ve psikolojik özelliklerde istendiği için zordur.

Üslerinde bulundukları sürece hemen hemen savunusuz olan bu denizaltıların üslerinin korunması ve lojistik bakımdan desteklenmeleri ortaya karmaşık meseleler çıkarır, personel ve malzeme bakımından devlete ağır bir yük olur. Amerikalılar, her biri dokuz denizaltı gemisinin bakımı ile uğraşmak ve görev dışı kalma sürelerini azaltmak için, reaktörlerde parçalanabilen elementlerin bulunduğu kısmı değiştirebilecek güçte 6 tane büyük bakım gemisi donattılar. Bundan başka füzeleri ve yedek parçaları taşımak işine altı yük gemisi, havuzlama ve ufak tefek onarımlar için kullanmak üzere 4 tane yüzer havuz ayrıldı. 1967’de A.B.D.’nin füze atan 41 nükleer denizaltı gemisi ve 20 tane de nükleer hücum denizaltı gemisi vardı. Sovyet Rusya’nın ise eş türde 20 ve 30 kadar denizaltı gemisi vardı. İngiltere’nin 4 tane hücum denizaltısı vardı, öteki 6 nükleer denizaltıdan 4’ü füze atan ve 2’si de hücum denizaltısıydı.

Fransa, kararlaştırılmış 3 nükleer denizaltı gemisinden ilkini 1967’de indirdi, bunlar 1975’de Fransa’nın stratejik nükleer gücünün üçüncü kuşağı olacaktır.

Türkiye’de otomatik torpido atabilen ilk denizaltı gemisi ingiliz mühendisi Carret tarafından hazırlanan plana göre 1885’te İngiltere’de Nordenfeld top fabrikasında yapıldı. Bu plan biraz değiştirilerek, 1886’da ısmarlanan 2 denizaltı Haliç’teki Taşkızak tersanesinde monte edildi (1888). Bunların ağırlığı 160 ton, boyu 30,5, genişliği 3,66 m idi. Hızları su üstünde 10, su altında 3 mildi. Su altında ve su üstünde buhar makinesiyle çalışan bu tek pervaneli gemilerin baş tarafında iki torpido tüyübü ve güvertede bir makineli tüfeği vardı. Gemi mürettebatı bir kumandan, üç makine subayı ve bir ateşçiden ibaretti.

1888’den sonra Sarayburnu önünde ve İzmit körfezinde dalış, çıkış ve seyir tecrübeleri yapıldı. Bu denizaltılarla dünyada ilk defa hareket halindeki bir hedef gemisine su altından başarılı torpido atışı yapıldı. 1910 ve 1915 yıllarında Fransa, İtalya ve Almanya’ya denizaltıcılık eğitimi görmek üzere birçok türk subayı gönderildi. 1915’te Marmara’ya girmeyi başaran Turquoise adlı fransız denizaltısı Boğazlardan geçerken Akbaş önünde dibe oturmuş, kurtulmağa çalışırken su üstüne çıkmış, bu sırada Müstecip onbaşı tarafından karadan açılan top ateşi karşısında teslim olmuştu. Bu gemiye 1915’te Kasımpaşa’da türk sancağı çekildi ve Müstecip Onbaşı adı verildi. Fakat gemi faal kadroya alınmadı. 1925 yılı sonlarına doğru Hollanda’ya I. İnönü ve II. İnönü, 1929’da İtalya’ya Sakarya ve Dumlupınar denizaltıları ısmarlandı. 1935’te Almanya’dan Gür adlı denizaltı alındı, 1939’da da bir denizaltı ısmarlandı; Taşkızak’ta buna benzer iki denizaltı yapıldı. Bunlara Atatürk tarafından “Saldıray”, “Batıray”, “Atılay” adları verildi. // İlk denizaltıların imal edildiği tarihten, 1890-1900’lü yıllara kadar geçen süre içerisinde denizaltıcılıkta çok büyük gelişmeler oldu. Önceleri bir oyuncak gibi görülen ve çok ciddiye alınmayan denizaltının müthiş bir silah olduğu anlaşıldı.

Denizaltının gelişmesinde Amerika’da Holland, Fransa’da ise Goubet tarafından hemen hemen aynı zamanda ortaya atılan şu fikir esası teşkil etti.

“Denizaltı su üzerinde iken patlarlı motor ile, su altında iken elektrik bataryası ile yani akü ile yürütülmelidir.”

Denizaltıların esas silahı Whitehead torpidosu ve Nordenfelt topudur.

Sonunda ortaya iki tip denizaltı çıktı.

Holland Tipi Denizaltı: Amerika’da geliştirilen sigar şeklindeki bu denizaltının yalnız kıç tarafında yatay dümenleri vardı, dalma sarnıçları muntazaman bütün gövdeye yayılmıştı. Su üstünde benzin motoru ile, su altında akümülatör ile gidiyordu, baş tarafında Whitehead torpidosu atan bir kovan vardı, sürati 9 mildi.

Laubeuf Tipi Denizaltı: İç içe geçmiş iki tekneden oluşuyordu. Yine su üstünde mazotla işleyen makine ile su altında ise elektrik ile işleyen, gücünü aküden alan motor ile hareket ediyordu dört torpido kovanı vardı. Sürati 12 mildi.

1900 yılından sonra denizaltı çok hızlı bir şekilde gelişti. 1915 yılına gelindiğinde, denizaltılar, atom denizaltıları hariç, hemen hemen bugünkü denizaltılara benzer teknik olanaklara kavuşmuş bulunuyordu.

DENİZALTI ANA GEMİSİ Açık denizlerdeki denizaltı gemilerine onarım ve lojistik desteği sağlayan su üstü gemisi.

DENİZALTI AV BOTU 100-200 ft uzunluğunda denizaltı karakol gemisi.

DENİZALTI AVCI GEMİSİ veya DENİZALTI AVCISI Denizaltılarla savaşmak için özel surette yapılan küçük ve süratli gemi. (Silah, su bombası gibi araçlarla donatılmış bir çeşit uçak ve savaş gemisi de yardımcı denizaltı avcısıdır.

DENİZALTI AVCISI Özellikle denizaltı savaş gemilerini avlamak için özel olarak yapılmış savaş gemisi.

DENİZALTI AVLAMA GEMİSİ veya REFAKAT MUHRİBİ Temel görevi, savunduğu ana kuvveti denizaltı saldırısından korumaktır. Denizaltı tespit ve tahrip cihazları ile donatılmıştır. Bir çok yerde muhriplerin görevlerini üstlenmiştir.

DENİZALTI KABLO GEMİSİ Denizaltı kablosu döşeyen gemi. Bk. KABLO GEMİSİ.

DENİZALTI KURTARMA GEMİSİ Batan denizaltıyı kurtarmak için özel yapılmış gemi.

DEPO GEMİSİ Bir filonun gereçlerini taşıyan ve ikmal yapan gemi.

DESTROYER i. (“yıkıcı” anlamında ing. k.) Orta çapta toplar ve torpilsalarla donatılmış, çok hızlı, orta tonajlı savaş gemisi. // Düşük tonajlı, sürati yüksek, çok maksatlı görevler icra edebilen savaş gemisi tipi, Muhrip. // Esas görevi torpito atmak olan çok sür’atli savaş gemisi. Muhrip. // (Tahrip edici) Kruvazöre oranla gövde ve silah bakımından daha küçük yapıda, hız ve manevra yeteneği bakımından da daha üstün nitelikte savaş gemisi. Torpido destroyeri, torpido muhribi, hatta muhrip denildiği de olur. Açık deniz destroyeri, sahil hizmetinde kullanılan küçük destroyer tipleri de kullanılmıştır.

(İkinci Dünya savaşından önce, bu tip gemiler, özellikle torpidobotları batırmak için kullanılırdı; bu yüzden onlara destroyer adı verildi. Bugünkü destroyerler veya torpidobot destroyerleri uçaksavar veya denizaltısavar silahlarla donatılmış olan ve özellikle, benzerleriyle savaşmak amacıyle inşa edilen hafif, küçük kruvazörlerdir. Bk. MUHRİP.

DESTROYER LİDERİ Uçak gemilerinin hava savunması için dizayn edilmiş, nisbeten yüksek tonajlı muhripler.

DHAGSAI Genellikle Malta’da kullanılan iki direkli tekne.

DİNGİ i. (hintçe, dingi’den ing. dinghy veya dingey). Bir çeşit küçük, hafif kayık. // Tek çifte kürekle hareket eden 9 kadem boyundaki tekne. Dingi yerine Patalya terimi kullanılır. // 10/14 kadem boyunda iki kürekli bir ya da iki yelkenli tekne. Vasıta kayığı, patalya. // Ayna kıçlı 20 feet’ten kısa yelkenli veya kürekli tekne. Yelkenli veya motorlu küçük yarış teknesi. (Yelkenli dingilerin bordası su hattına dikey olarak uzanır ve keskin bir açı ile omurgaya doğru kıvrılır; motorlu olanlar ise kıçtan takma motorludur.)

DİREK MAÇUNA DUBASI Çok sağlam yapılmış, gemilere direkleri takmak veya çıkarmak için iki tane makası veya aleti bulunan duba. (Yükleme boşaltma maçunası da denir).

DOGGER Hollanda, Dogger Bank’da çalışan iki direkli bir balıkçı teknesi.

DÖKME YÜK GEMİSİ Maden cevheri, tahıl v.b. yükleri, ambarlarına doldurarak taşıyan gemi. // Özellikle dökme yük taşımak için özel olarak yapılmış tekneler.

DRAGON Tekneli ve markoni şalupalı monotip yarış yatı.

Dragon, ilk şekliyle, kol gemisi olarak da kullanılacak şekilde düzenlenmişti ve içinde iki kuşetli, kapalı bir tayfa kamarası vardı; bu bakımdan, lepuin’e benzerdi. Çok ince biçimi olan dragon denize çok dayanıklı ve yelkenle çok yollu olduğu için yarış yatı olarak çok beğenilmiş ve büyük bir hızla gelişmiştir. Boyutları: uzunluğu, 8,90m; genişliği, 1,96 m; su içi derinliği, 1,20m; tonilatosu, 1850 kg; yelken yüzeyi, 25 m².

DRAKKAR, DRAKE veya DREKİ i. Hıristiyanlığın ilk yüzyıllarında iskandinav gemilerine verilen ad. (Bu ad genellikle geminin baş tarafını süsleyen ejderha’dan gelir.)

1881’e kadar Viking gemileri üstüne kesin bilgimiz yoktu. Fakat bu tarihte, Sandefjord yakınında, Gokstad’da bir höyüğün altında geleneğe göre büyük şefin mezarı olarak kullanılan, bir drakkar bulundu. Bu gemi M.S. 700-1000 yıllarından kalma, meşe ağacından, oldukça sağlam, kullanışlı olarak yapılmış bir balina av gemisidir. Uzunluğu 24 m, genişliği 5,20 m, omurgası üzerindeki derinliği 1,80 m’dir. İki kenarında on altı kürek bulunur, su içinde kalan oylum 23 tonilatodur. Deniz için çok uygun olan bu gemilerle İskandinavlar Akdeniz’e kadar bütün avrupa kıyılarını dolaşmışlardır.

DRETNOT veya DREDNOT i. (ing. which dreads nought, hiç bir şeyden korkmayan’ın kısaltması dreadnought’tan). // Bir çeşit muharebe gemisi. Yüksek süratli, büyük çaplı topları olan muharebe gemisi. // Savaş gemileri inşaatında yeni bir çağ açan ve 1907’de denize indirilen bir ingiliz zırhlısının adı. // Genellikle çok büyük ve güçlü savaş gemileri için dretnot tabiri kullanılır. Gerçekte dretnot, ilk kez İngilizlerin dizayn ettiği ve dreadnought (korkusuz) adını verdikleri güçlü, zırhlı, büyük savaş gemisidir.

Dretnot adlı zırhlının planları, Çuşima muharebesinden (27 mayıs 1905) çıkarılan dersler konusunda amiral sir John Fisher (sonra lord Fisher) tarafından 1905’te görevlendirilen bir komisyonda gizli olarak incelendi. Gemiye tek çaplı, çift namlulu beş tarette on tane 305 mm’lik bir ana batarya ile muhriplere karşı kullanılmak üzere 24 tane küçük top daha kondu. Dört pervanesini çalıştıran istim türbin makineleri 23 000 beygir kuvvetindeydi ve 38 km hız sağlıyordu. Tam yüklü olarak 18 000 ton ağırlığındaydı. Bu tip, daha önce yapılmış gemileri değerden düşürdü, bütün deniz kuvvetleri tarafından benzerleri yapılmağa başlandı. Dretnot tipi gemiler ve ondan sonraki süper dretnotlar XX.yy.ın ilk yarısında savaş donanmalarının belkemiği, ana kuvveti oldu ve bu hakimiyet, uçak ortaya çıkıncaya kadar devam etti. İngilizler 1960’ta yaptıkları 2 850 t’luk ve atom gücüyle çalışan ilk denizaltı gemilerine Dretnot adını verdiler.

DROGNER 1- Ringa balıkçı teknesi. 2- Batı Hind adalarında yük taşıyan tekne.

DROMON Sür’atli, hafif yelkenli tekne.

DUBA i. Altı düz, eşya taşımak için inşa edilmiş saç veya ağaçtan mamul tekne. // Genellikle yüzdürücülük (sephiye) özelliğinden yararlanarak yük taşıma, bağlama, kaldırıcı olarak kullanılır. Saçtan ve ağaçtan yapılır. Makineli ve makinesiz olarak kullanılır. Şat, layter ya da mavna olarak da isimlendirilir. // Yük taşımak ve köprülere ayaklık yapmak gibi genel hizmetlerde kullanılan ağaç veya saçtan yapılmış araçlar. Yük taşımak için yapılanları motorsuz olduğu gibi motorlu olarak da yapılırlar. // Saçtan veya ağaçtan dikdörtgen prizma yahut buna yakın şekillerde kaba ve sağlam yapılı yüzer araç. (Genellikle üstü kapalı olarak inşa edilir. Kısmen açık olanları da vardır. Kullanıldıkları yere göre tarak dubası, çamur dubası, taş dubası, köprü dubası gibi adlar alır). // Enli ve altı düz olarak yapılan ve yedekte çekilerek ağır eşya naklinde kullanılan bir çeşit mavna. // Fıçı biçiminde içi boş ve alttan deniz dibine demirle bağlı olan, yan yana sıralanarak üzerinde köprü kurulan veya halkalarına gemiler bağlanan büyük şamandıra: Dubaların zincirleri paslanmış, bel kalınlığında midye tutmuştur (M.Ş. Esendal). // Köprülere dayanaklık etmek veya batmış gemileri askıya alarak su yüzüne çıkarmak için kullanılan geniş, yüksekçe, altı düz, ağaç veya saçtan yapılmış güverteli duba (ponton). Bk. BARÇ, LAYTER, MAVUNA, PONTON, ŞAT.

DUBALI TARAK GEMİSİ Karinasında açılabilir kapakları bulunan tarak gemisi.

DUMB BARGE (DUMB LIGHTER) Dümensiz, makinesiz, yelkensiz yedekde çekilen duba.

DUNGIYAN Tek direkli, yelkenli Arap teknesi.

EĞİTİM GEMİSİ Okul, talim gemisi.

EĞRİBAR Büyük ve çok topu olan bir gemi tipidir.

EMPİRE [empayr] i. (ing. k.). Empire gemisi, İkinci Dünya savaşı sırasında kayba uğrayan deniz ticaret filosunu hızla takviye ve denizden ikmalin devamını sağlamak amacıyle İngiltere’nin seri halinde inşa ettiği kuru yük gemisi tipi. Asgari masraf, azami hızla inşaat esaslarına göre planlanmış, beş ambarlı, iki güverteli ve kullanılması kolay, sade yapıda bir gemidir. EC-2 adı altında da anılır. Başlıca nitelikleri: Tam boy 136,42 metre; dikmeler arası boy 129,54; kalıp genişliği 17,07; kalıp derinliği 8,46; dedveyt kapasitesi 9,960 ton; gros tonajı 6 945,8; net tonajı 4 223,3; makine 2500 beygir gücünde üç silindirli mütenavip sürat 10 mil.

ESKORT Konvoyu korumakla görevli refakat gemisi. Bk. REFAKAT GEMİSİ.

ET TAŞIYAN GEMİ Dondurulmuş et taşıyan gemi.
 
J-K-L


JACKASS RIG Pruva grandi direkleri kabasorta diğer iki direği yan yelkenlerle donatılmış dört direkli yelkenli tekne.

JEEP Baltık denizinde çalışan koster.

JOLLY BOAT Bir gemide genel işlerde kullanılan filika. Hizmet filikası, patalya. Kraliyet Donanmasında 28 kadem uzunluğunda, 10 kürekli, 2 oturaklı filika.

KABASORTA ARMALI GEMİ Bk. TAM ARMALI GEMİ.

KABLO GEMİSİ Kablo döşeyen gemi. // Telgraf, telefon, elektrik akımı kabloları v.b. döşeyen gemi // İki kıyı arasına deniz altı kablosu döşemek veya döşenmiş kabloları onarmak için yapılmış özel biçim ve nitelikte gemi.

Kablo gemisi, karşılıklı iki yaka arasında kablo döşemekten, kıtalararası kablo döşemeye kadar çeşitli çalışma alanlarına göre yapılır. Genellikle telefon ve telgraf şirketleri tarafından yaptırılarak çalıştırılır. Kablo gemilerinin, biri kablo toplayıcı, diğeri kablo döşeyici olmak üzere iki veya her iki işi birlikte görebilecek nitelikte bir yardımcı makine ile baş ve kıç taraflarında denize doğru uzanmış büyük tamburataları (sabit makaraları) vardır. Döşenecek kablolar, kablo tankı denilen ambarlara kangallar halinde yerleştirilerek taşınır. Büyük kablo gemilerinin genellikle ikisi baş, biri kıç tarafta olmak üzere üç kablo tankı vardır. Döşeme işi, kablonun bu tanklardan alınarak sağıcı makineden dolaştırıldıktan sonra kıç taraftaki makineden denize verilmesiyle yapılır. Kablonun dibe vardığı uzaklık 40 mili bulur. Makine üzerindeki bir dinamometre yardımıyle otomatik olarak ayarlanarak akış hızında düzen sağlanır. Toplama işi daha çok deneme ve onarım için yapılır. Bunun için toplayıcı makine ve baş makaralar kullanılır.

Kablo gemisinin baş ve kıç tarafında iki tane halat mataforası vardır. Bunlardan baştaki, kabloları kaldırmakta, kıç taraftaki de denize dökülmekte ve tamir işlerinde kullanılır. Ambarlarda, kabloların yerleştirilmesi için fıçı biçimi sandıklar vardır. Baş taraf içeri doğru kıvrıktır. Gemi düşük hızlı bir motorla donatılmıştır.

İlk deniz altı kablosu 1850-1851’de Douvres ile Sangalte arasında, özellikle kablo döşemek için donatılmış olan Goliath adlı romorkörle döşenmiştir. Dünyanın en büyük kablo gemisi olan ünlü Great-Eastern, özellikle Atlas okyanusuna döşenen ilk kablo ve 1870’de Bombay’dan Aden’e döşenen kablo için birçok kere kiralanmıştır. Başlangıçta kablo döşemek ve onarmakta kullanılan gemiler, bu özel işe göre hazırlanmış normal gemilerdi. Kablo gemisi olarak yapılan ilk gemi 1872’de inşa edilen Hooper adlı gemidir, bunu sonradan Faraday izledi. Bugün yeryüzünde sayısı kırkı bulan açık deniz kablo gemilerinin en büyüğü “Long Lines” adlı amerikan gemisidir. 155 m boyundaki, 9 312 tonluk bu gemi, çağın en modern elektronik aletleriyle donatılmıştır. 31,7 mm çapında, 2 000 deniz mili uzunluğunda kablo depolayabilecek üç kablo tankından başka, onarım işlerinde kullanılacak 100 mil uzunluğunda yedek kablo alabilen bir yardımcı tankı vardır. Döşeme sırasında, okyanusun bazı derinliklerinde kablonun dibe vardığı uzaklık 40 mili bulur. Gemi bu durumda bile 8 millik düzenli bir hızla döşeme işini sürdürebilmektedir. Bk. DENİZALTI KABLO GEMİSİ.

KADET Bk. CADET

KADIRGA i. (yun. Katergon’dan). Kürek ve yelkenle hareket edebilen eski tip bir yelkenli. // Eski devirlerde kürek ve yelken ile yürütülen, süratli ve yönetimi kolay bir savaş gemisi tipidir. // Kürekli, iki direkli yelkenli, özellikle Akdeniz’de kullanılmış olan harp gemisi: İkiyüz elli kıta kadırga ve baştarda hazır olup... (Peçevi). // Kaptana kadırgası. Bk. KAPTANA. // Patrona kadırgası. Bk. PATRONA.

Kadırga, özellikle Akdeniz’de kullanılmış bir gemidir. Alelade kadırganın boyu ortalama 46,65 m, genişliği 5,83 m idi. Her bordasında 25 küreği vardı, bunlar güverte hizasını aşan kürek küpeştelerine takılırdı. Tekneler ince uzundu. Kürekçilerin oturdukları iki taraftaki sıraların (oturak) arasında, geminin ortasında, baştan geriye kadar bir geçit (baş-kıç ara köprüsü) vardı. Bunun baş taraf sonunda, 24 librelik gülle atan bir top ve iki bordasında yine başa atan sekizer librelik birer top vardı. Bunlara takip topu denirdi. Kaptan kamarası gerideydi (pupa) ve bu kamara ile oturaklar arasında dört köşe ve sıralar döşenmiş bir boş alan vardı; bu, günümüzdeki lumbar ağzı veya üst tava’dır. Buraya takılan bir merdiven (iskele) ile kadırgaya girip çıkmak mümkündü. Baş tarafta “romlata” denilen ve gemicilere ayrılmış bir kamara vardı. Geminin başı gaga denilen ve eski çağ kadırgalarındaki mahmuzun bir taklidi olan sivri ve uzun bir okla biterdi. Yelken donanımı, biri kısa, öbürü uzun (yani ana direk) iki parçadan meydana gelen çift direkti. Ana direğin tepesinde, yelken halatlarının üzerinden kayarak kolyca aktığı dökme demirden tekerlekler (makara dili) geçirilmiş birçok delik vardı. Çarmıklı olan direkler, kürek küpeştelerine sartiye denilen ipler ve makaralarla bağlanıp gerilirdi. Her direkte latin yelkeni denilen üst kenarı ağaç bir serene sarılmış üç köşeli yelken vardı. Her zaman kullanılan yelkene orta yelken, çok hafif rüzgarlı havalarda kullanılan çok büyük yelkene can kurtaran (çünkü bir kuruluğa oturulduğu zaman tekneyi yüzdürmek için bu yelken açılırdı) ve fırtınalı havalarda kullanılan daha küçük yelkene de borda yelkeni veya fırtına yelkeni denirdi. Ana direğin arka tarafında gabya denilen bir tür çanaklık vardı. Kadırgalar çok süslü yapılırdı. Mürettebatın seçimi çok değişik şekillerde olurdu. Bunlar bazen hükümlülerden, bazen de yeter sayıda kürekçi bulunamayınca, zorla toplanan adamlardan meydana gelirdi, fakat netice olarak Fransa’da kürekçilerin hemen hepsini kürekçibaşı sağlardı. Berberi memleketlerinde, tutsak olarak getirilen hıristiyanlar, korsanların ve Türklerin kadırgalarında bu ağır işte kullanılmıştır. Kadırgalar Fransa’da Louis XIV zamanından sonra az kullanıldı, bu tarihte kadırga donanması, kalyon donanmasından (kaba karınlı ve yelkenli gemiler) ayrıydı. 1748’de ise kadırga artık ortadan kalktı. Baltık’ta Ruslarla İsveçlilerin kadırgaları vardı, İspanya, Napoli, Papalık, Venedik kadırgaya sahip olan son devletlerdir.

Osmanlı denizciliğinde yürütücü gücü esas olarak kürek ve yardımcı olarak da yelken olan gemilere çektiri denirdi. Fakat bu tip gemiler kürek sayısına (yani bir bordadaki kürek sayısına veya oturak sayısına) göre isimlenirdi: 10-17 oturaklıya fırkata (fr. frégate), 18-19 oturaklıya perkende veya birgende (fr. brigantine), 20-24 oturaklıya kalite (fr. galiote), 25 oturaklıya kadırga (fr. galére), 26-36 oturaklıya baştarda (fr. galére batarde), bu tipin daha yüksek ve geniş olanına mavuna (mahon veya galeozza) ve kürekçilerin üstünde ayrıca top yerleştirilmiş bir ambar bulunan tipine göke (cogghe veya cogue) denirdi. Keşif, haber ulaştırma ve gözcülük hizmetlerinde kullanılan 7-10 oturaklı çektirmeler ise kırlangıç adını alırdı.

KALİTE i. (ital. galeotta’dan). On dokuz veya yirmi dört kürekçisi olan çektiri türünden harp gemisi. (Buharlı gemilerden önce kullanılan savaş gemisi tiplerinden biriydi. Daha çok deniz takipleri için kullanılırdı.)

KALYON i. (esk. yun. galea > ital. galea’dan). Üst güvertesinden başka, alt alta üç sıra top güvertesi olan, eski tip bir savaş gemisidir. İki sıra topu olanlara ise, kapak, karaka isimleri verilir. Kalyon sınıfından sayılırlardı. Yelkenli ve kürekli en büyük savaş veya yük gemisi: Dolmabahçe önünden ben çekseydim Halic’e, / Kızaklara bindirip kalyonları! (Y. Z. Ortaç). // 3 direkli, kabasorta donanımlı, civadrası bulunan en büyük, en güçlü harp gemisi tipidir. 2-3 ambarlı olur. Boyu 40-70 zirâ, personeli 600-1000 kişi arasında değişir. Üst güvertesinden başka alt altaüç sıra top güvertesi olur. Birbiri ardına üç sıra topu olan kalyonlara “Üç Ambarlı” denilir.

İki sıra topu olanlara “Kapak”, “Karaka” (Karavela) gibi isimler verilir.

Göke veya Güge, Barça, İngilizlerin “Carrack” dedikleri gemiler, Karaveller, hep Kalyon cinsi gemilerdir.

Karavel veya Karavela’lar dört büyük yelkeni olan gemilerdir.

En büyük Kalyonlara “Küke” denilir ki 1.500-2.000 tondur. 2.000 asker taşırlar.

Osmanlılarda kalyonların üç ambarlı ve kapak adı verilen başlıca iki çeşidi vardı. Üç ambarlı, en üst güvertesinden başka üç alt güvertesinde de top bataryası bulunan ağır ve hantal yapılı, yalnız yelkenle yürütülen bir gemi tipi idi. Kapak, ana güvertesinden başka iki alt güvertesinde top bataryası bulunan daha hafif bir kalyondu. Buna “karaka” da denirdi. Üç direkli olan bu gemilerin her direği üç parçadan (ana, gabya, babafingo) meydana geliyordu. Her parçada bir seren yelkeni, yalnız mizana direği arasında latin yelkeni bulunuyordu. Baş yelkenleri genellikle üç filoktan ibaretti.

KALYOT i. Bk. GALYOT.

KANCABAŞ blş. i. Başları kancaya benzer şekilde yapılmış tekneler. // Çoğunlukla tüccar yelkenlilerinde görülen yay biçiminde geriye kıvrık bodoslama. (Bk. GAGABURUN.) // Balıkçı alamanasının diğer adı. Bk. ALAMANA.

KANO i. (ispanyolca. Canoa, tekne’den fr. canot ). Güvertesi olmayan kürekli, buharlı veya motorlu tekne. Bu tekneler tahtadan, bazen de alüminyumdan yapılır. Bk. SANDAL. // Padıl kürekle yürütülen küçük, dar deniz aracı.

KAPAK i. (esk. türk. Kapģak’tan). Bk. KALYON.

KAPI GEMİSİ Denizaltı mania hattını açıp kapayan tekne.

KAPTANA KADIRGASI Bk. KAPUDANE-İ HÜMAYUN

KAPUDANE-İ HÜMAYUN Kapudane denilen amiral’in bindiği gemi. (Amiral gemisinin flaması, sancak altına takılırdı. Gemide biri yeşil, öteki lırmızı iki bayrak bulunurdu. Yeşil bayrağın ortasında “zülfikar”, kırmızı bayrağın ortasında ay ve yıldız vardı.)

KARAKA i. (ar. k.). Ortaçağda ve XVII. yy. sonlarına kadar kullanılan büyük gemi.

Portekiz karaka’larının su üstünde kalan kısmı çok yüksekti; baş be kıç taraflarında da büyük kamaralar vardı. Genellikle üç hatta dört direkliydiler. Sonraları, daha çok Portekiz ile Hindistan arasında sefer yapan büyük yük gemisi olarak tanındı. Aralarında çok büyük tekneler vardı; Hindistan’a giderken 1592’de İngilizlerin eline geçen Madre de Deus, adlı karakanın 1 600 ton olduğu sanılır. Karakalar savaş gemisi olarak da kullanıldı.

KARAKOL veya SAHİL KORUMA GEMİSİ Bir sahanın kontrol görevini yapan gemilerdir. // Bir sahanın, sahillerin kontrolunu yapan gemilerdir. // Belirli bir kıyı bölgesi veya deniz sınırı boyunca düzenli ve sürekli faaliyet göstererek buralardan düşmanın sızmasını önleyen küçük çapta savaş gemisi. // Limanların ve karasularının karakol görevini yapan, güvenlik ve asayiş sağlayan küçük deniz aracı. Bk. MUHAFIZ GEMİSİ.

KARAKOL TORPİDO BOTU Hücumbot. Kısaca PTB. Bk. TORPİDO BOT.

KARAMÜRSEL i. (Karamürsel yer adından). Marmara denizi kıyılarında işleyen küçük teknelere verilen ad. (Osmanlılar, denizde ilk defa bu tekneleri kullandılar.)

KARAVELA i. (portekizce caravela’dan). Çok büyük, dört yelkenli deniz teknesi.

KARAVELE Pruva direği kabasorta, grandi direği latin donatılmış yelkenli tekne, kalyon. Kristof Kolomb ve Magellan bu tip tekneler kullanmışlardır. // Pruva direği kabasorta, grandi direği latin donatılmış tekne, kalyon. Christoph Colomb ve Magellan bu tip tekneler kullanmışlardır.

KATAMARAN i. (Tamil dilinden k.) Birbirine paralel tutulmuş iki ağaç kütükten yapılan sal. (Brezilya, Hindistan, Antil adaları yerlileri tarafından kullanılır; yelken ve padıl kürekle yürütülen ilkel bir teknedir. Bu teknenin modern örneklerine de aynı ad verilir.) // Havuzlarda kullanılan yüzer sallar. // Birbirine bitişik iki tekne.

KATIR İngiltere’de bir çeşit balıkçı teknesi.

KAYIK i. (kaymak’tan kay-ık). Çeşitli boy ve biçimlerde, kürek, yelken veya bazen motorla hareket eden nehir, göl ve denizde dolaşmak veya belirli ağırlıkta yük taşımak için kullanılan güvertesiz küçük tekne: Ey yağ gibi üç çifte kayıklarla kayanlar, / Ey Maltepe’den Pendik’i bir hamle sayanlar! (M.A. Ersoy). Sadrazam Ali Paşa önde kendisinin ve sayılı, misafirlerinin, arkada adamlarının kayığı ile Boğaziçi’nde gezintiye çıkar (F.R. Atay). O zamanlarda erkeklerle kadınlar ayrı ayrı kayık ve sandallarla gezmeğe çıkarlardı (A.Ş. Hisar). // Baş tarafı öne doğru uzun, kıç tarafı çok yüksek, livard biçimi yelken ve bir de serene açılan gabya yelkeni olan tek direkli küçük kıyı gemisi. // Portekiz’de Algarve kıyısında kullanılan 12 m uzunluğunda, her birine latin yelken açılan iki direkli balıkçı gemisi, (Chaique de denir). // XVI. ve XVII. yy.larda bir kadırgada bulunan iki sandaldan her biri (Kayık, kürekçilerin oturması için altı tane oturağı bulunan, oniki kürekli, 8,45 m uzunluğunda ve 2,11 m genişliğinde bir tekne idi. Kano [cano] denilen sandallar kadırganın yedeğinde çekilerek görüldüğü halde kayık hemen her zaman kadırganın güvertesine alınırdı.)

Kayık’ta yürütücü güç kürek ve bazen direğe açılan yelkendir. Genellikle ağaçtan bazen branda, deri, kauçuk veya lastikten yapılanları da vardır. Çeşitli biçimdedir; tek, çift ve pek seyrek olarak, üç küreklisi de (yarış kayıklarında daha fazla) olur. Kullanma amacına göre gezi, yük, balıkçı, ateş ve yarış kayığı, piyade, salapurya, pazar, kum ve alamana kayığı gibi adlar alır. Bazı kayıklarda yürütücü kuvvet olarak tekne içine koyulan veya gerisine takılan motor kullanılır. Sandal ve filika deyimleri de bu anlamdadır.

KAZA FİLİKASI Yolcu gemilerinde denize adam düşmesi halinde hemen denize mayna edilebilecek şekilde hazırlanmış filika.

KEÇ i. (ing. ketch’den). İki direkli, civadralı küçük yelkenli tekne (Yat tipi). // İki direkli, yan yelkenleri olan civadralı bir yelkenli tekne tipi. // Çift direkli yelkenli gemi. (Arka direği ön direğinden küçük ve dümen çatkınının önündedeir.)

KERESTE GEMİSİ Özel olarak kereste taşımak üzere yapılmış gemi.

KESMELİ TARAK GEMİSİ Deniz dibini keserek iş gören tarak gemisi.

KEŞİF BOTU Nehir, göl ve benzeri yerlerde keşif yapan şişirme bot.

KEŞİF GEMİSİ Keşif görevinde bulunan gemi.

KILAVUZ ARACI Kılavuzların kılavuzlayacakları gemilere girip, çıkmalarını sağlamak için tehlikesiz sularda kullandıkları küçük kılavuz aracı. Pilot Botu.

KILAVUZ BARKOSU Gidilen bir yerde kılavuzluk etmek belgesi bulunan kılavuzun bindiği barko.

KILAVUZ GEMİSİ Kılavuzluk sahaları arasında demirlenmiş olarak veya dolaşarak denizden gemileri karşılayıp motoru ile kılavuz veren, küçük, fakat denize dayanıklı gemi. // Açık denizlerde kılavuz alıp verebilen büyük kılavuz aracı. // Açık denizlerde, belli alanda limana giren gemilere klavuz veren ve çıkan gemilerden klavuz alan, seyir halinde gemi.

KILAVUZ TEKNESİ Bk. KILAVUZ ARACI, KILAVUZ GEMİSİ.

KILİPER i. (?). XIX. yy.da çok kullanılan hızlı yelkenli. // İnce uzun tenezzüh teknesi.

Kıliper, yelkenli ticaret gemileri hantal görünüşlüydü ve süratsizdi. Ama, son yüzyılın başlarında, o zamana kadar kanuni sayılan bazı seferler (zencilerin taşınması) yasak edildi. Uzun tekneli, ince uçlu gemiler yapılmağa başladı; bu yüksek direkli ve hızlı gemiler, yapıldığı şehrin adından ötürü Baltimore kıliperi diye adlandırıldı. 1850’ye doğru bunlar yerlerini daha iri fakat aynı derecede hızlı gemilere bıraktı. Yeni gemiler San Fransisco, Avustralya ve Çin (çay nakli) seferine çıkıyordu. Kıliper, buharlı gemilerden sonra ortadan kalktı.

KIRLANGIÇ i. (esk.türk. karģılaç veya karlıģaç’tan). Buharlı geminin icadından önce savaş gemisi olarak kullanılan gemi. (Karamürsel çekdirmelerinin en küçüğü idi. Donanmada keşif, muhabere ve karakol hizmeti görürdü.)

KIYI BOTU Liman içi yolcu teknesi.

KİK Gemilerde deniz filikası olarak kullanılan, kürek ve yelkenle yürütülen bindirme kaplamalı, aşırtma kürekli ince yapılı teknelerdir. // 25/30 kadem boyunda aşırma 4/5 kürekli narin deniz aracı. // Başı ve kıçı aynı olan ve kürek veya yelkenle hareket eden ince yapılı ağaç tekne. Kürekçiler aşırmalı olarak otururlar. // 25/30 kadem boyunda, tek oturaklı, 4/5 kürekli tekne. // Gemi komutanı için tahsis edilmiş vasıta motoru (Komutan Kik’i).

KİRA KAYIĞI Gezinti için kiralan kayık: Boğaziçi iskelelerinde kira sandalları kira kayıklarından daha ziyadeleştiği gibi yalıların da eskiyen kayıkları yerine kikleri çoğalıyordu (A.Ş. Hisar).

KİRLİ GEMİ Ham petrol ve kalın akaryakıtlar taşıyan gemi. // Ham petrol, fuel-oil, akaryakıt gibi kirli mal taşıyan tanker.

KOFF Beher direğindeaçevela gönderli yelken olan, iki direkli eski hollanda teknesi.

KONSERVE FABRİKA GEMİSİ Tutulan balıkları işleyip konserve yapan gemi.

KORSAN GEMİSİ Deniz hırsızlığı ve korsanlık yapan gemiler. (Düşman gemilerini basarak mallarını alan bir devletin donanma gemilerine de aynı ad verilirdi.)

KORVET i. (Hollandalıların takip gemisi Korver’den fr. corvette). Yelken devrinin, firkateynden daha küçük, fakat aynı biçimde ve aynı yelken donanımına sahip savaş gemisi. // Günümüzde denizaltılara karşı özel olarak silahlandırılan ve konvoylara refakat için kullanılan küçük, hafif gemi. // İlk önceleri silme güverteli, tek sıra, 18 topu olan yelkenli savaş teknelerine denilirdi. Sonraları refakat, devriyeve konvoy görevleri yapan savaş gemilerine de denilmiştir. // 3 Direkli harp gemisidir. 33-39 zirâ boyundadır. Topları 30 adet olup, toplar yalnız güvertesindedir. 174 personeli vardır. Firkateyn’den küçüktür, fakat yelken donanımı aynı biçimdedir. // (fr. Corvette) Hollandalıların takip gemisi Corver’den gelir. Yelken devrinde Firkateyn’den küçük, fakat aynı biçimde ve aynı yelken donanımında olan gemilere korvet denilirdi. Bugün denizaltılara karşı özel olarak silahlandırılmış, konvoylara refakat için kullanılan, küçük gemilere denir.

Eskiden güverteli basit bir tekne olan korvet, XIX. yy.da küçük bir savaş gemisi haline geldi; güverte altında tek bir bataryada yirmi kadar, baş ve kıç kasaralarında da dökme birkaç kaval topu vardır.

Korvetler filoların evrak, yolcu ve bunun gibi servis işlerinde kullanılır yahut amiralin işaretlerini diğer gemilere pasaparola (tekrar etme) ederdi. Deniz Harp okulu öğrencileri uzun süre yelken kullanmasını korvetlerde öğrenirlerdi.

KOSTER i. (ing. coaster) Kıyı limanları arasında seferler yapmak üzere inşa edilmiş ve donatılmış küçük tonajda yük gemisi. // Kısa sefer yapan küçük tonajlı (örneğin en çok 499 gros tonilatoluk) yük gemisi.

Bugün için koster deyince 300 grostonun altındaki gemiler akla gelir. Bu gemilerin birçok liman giderinden muaf tutulması, gemi sahiplerini ve inşaatçıları, groston hesapları 300’ün altında, fakat taşıma kapasiteleri yüksek gemiler inşasına sevketti, böylece bu tip gemilerin planlanması gemi inşaatçılığında bir bilim kolu haline geldi. Bugünkü kosterlerin taşıma kapasitesi 2 000 tonun üstüne çıkmıştır ve artık bu koster irilerine okyanus aşırı limanlarda bile rastlanabilmektedir.

KOTRA i. (ing. cut, kesmek > cutter’den). Genellikle tek direkli, randalı, ince ve hafif spor yelkenlisi (böyle adlandırılması suyu kesiyor gibi görünmesindendir): Suad, ara sıra gözlerini dikişinden kaldırıp, yeşil, köpüklü denizde beyaz yelkeniyle uçan kotraya bakarak, dalgın, yalnız, meşgul idi (Mehmed Rauf). // Tek direkli, cıvadralı, iki yan yelkene sahip tekne. Bk. YAT.

İnce ve narin bir tekne olan kotra, kısa boyludur ve pupaları çok batıktır. Yarış kotralarında çok ince olan omurga, yana kaymayı önleyen bir yelpaze biçimindedir. Sabit olan arması, çubuklu ana direkteki serene açılan yamuk dörtgen büyük bir yelken ile bir pik ve iki floktan meydana gelir. Eskiden savaş gemisi olarak kullanılan kotra, yelkenli gemilerden kurulu harp bahriyesiyle birlikte ortadan kalktı. Bugün gezi ve spor yapma amacıyle kullanılır.

KOVALI TARAK GEMİSİ Dönen aygıtı üzerinde bulunan kovaların deniz dibini kazıyarak tarama işlemi yapan tarak gemisi. // Devamlı dönen bakraçlarla deniz dibini tarayan tarak gemisi.

KÖLE GEMİSİ Tutsak, esir taşıma işinde kullanılan gemi.

KÖMÜR GEMİSİ Kömür taşımağa ayrılan yük gemisi veya kömür taşımak üzere özel olarak yapılmış gemi. Bk. KÖMÜR TEKNESİ.

KÖMÜR TEKNESİ Kömür taşımak için özel olarak yapılmış tekne, gemi. Bk. KÖMÜR GEMİSİ.

KRUVAZÖR i. (fr. croiser, kol gezmek’ten croiseur). Açık denizde kol gezmek, bir filoya veya konvoya keşif yapmak, uçak ve hat gemilerini düşman uçaklarının veya hafif gemilerin saldırılarına karşı korumakla görevli, daha çok toplarla donatılmış hızlı savaş gemisi. // Bir savaş gemisinden daha hızlı olmasına karşılık, daha küçük ve daha hafif silahlarla ve zırhlarla donatılmıştır. Bir muhrip ile karşılaştırıldığında kruvazörün daha ağır silahlarla donatıldığı görülür. Genellikle görevi açık denizde seyretmek, keşif yapmak, uçak ya da diğer savaş gemilerinin saldırılarını önlemektir. // Donanma içinde çok maksatlı olarak kullanılabilen bir gemi tipidir. Büyüklüğü, taşıdığı silah gücüne göre kendi tipleri arasında; Ağır Kruvazör, Hafif Kruvazör diye sınıflandırılır. Filo içinde manevra yeteneği yüksek, vurucı gücü fazladır. // Muhrip ve fırkateynden büyük tonajda savaş gemisi. // Kol gezmek sözcüğünden gelir. Açık denizlerde kol gezmek, bir filo veya konvoya keşif yapmak, düşman saldırılarına karşı korumakla görevli, daha çok topla donatılmış, hızlı bir savaş gemisidir. Vurucu gücü fazladır. Manevra yeteneği yüksektir. Tüm ihtiyaçlarını çok uzun süreli olarak kendi olanakları ile karşılayabilecek yetenektedir. Büyüklüklerine, silahlarına, zırh durumlarına göre sınıflandırılırlar.

Yıllar ilerledikçe, çeşitli hacimde, çeşitli silahları olan çeşitli kruvazör tipleri ortaya çıkmıştır.

Eski kruvazörler, kalyonlardan daha hafif donatılmış, daha az silahlandırılmış fırkateyn ve korvet tipi gemilerdi. Modern kruvazörler hat gemilerinden daha hafif zırhlı, hızları oldukça yüksek, çok değişik tonajlarda yapılmış gemilerdir. Topları ve tonajları hat gemisininkine eşit olan kruvazörlere savaş kruvazörü denir. Top çapları biraz daha küçük olanlar birinci sınıf kruvazör (veya ağır kruvazör) ve ikinci sınıf kruvazör (veya hafif kruvazör) adını alır. Bunlardan başka bir de uçaksavar kruvazörleri vardır. Bunlar (ana topları dahil) bütün toplarıyle uçaklara ateş edebilir; ayrıca bir amiral ve kurmay heyetine ayrılan ve özel savaş aletleriyle donatılan kumandan kruvazörleri de sayılabilir. Almanların Derflinger ve İngilizlerin Lion’ından sonra, Birinci Dünya savaşında yapılan kruvazör tiplerinin en önemlilerinden biri İngilizlerin Hood savaş kruvazörüydü. Yeter derecede zırhlı olmayan bu kruvazör 1941’de batırıldı; tonajı 42 000, hızı 32 mil idi; 8 tane 380 mm’lik toplu bataryası vardı. İki dünya savaşı arasında kruvazörler, Washington deniz antlaşmasına göre 10 000 ton olarak sınırlanmıştı; yop çapı 203 mm’den büyük olmayacaktı. Bütün büyük deniz kuvvetlerinde bu tip kruvazörler vardı. Fransa’da Algérie adlı kruvazörlerle bu tip son derecede gelişmişti. Algérie, 1942’de Toulon’da intihar etti. Washington deniz antlaşmasını 1939’dan sonra tanımayan Japonlar, 15 000 tonluk kruvazörler yaptılar, Amerikalılar da onları taklit ettiler. 1945’ten beri kruvazörlerin tonajını sınırlayan hiç bir anlaşma yoktur. Hizmetteki kruvazörlerin tonajı 2 000 ile 3 000 tondan, bazı amerikan kruvazörlerinde 30 000 tona kadar çıkmaktadır.

KUDASTRE Yaklaşık olarak 50 kadem uzunluğunda Çin Denizi’ne özgü iki direkli yelkenli tekne.

KURTARMA GEMİSİ Karaya oturmuş bir geminin kurtarılması, batmış bir geminin yüzdürülmesi, hareket kabiliyetini kaybetmiş bir geminin çekilmesi gibi işlerde kullanılan gemi. // Çekme gücü yüksek, içinde, karaya oturmuş veya batmış gemileri yüzdürebilecek, deniz altında ve üstünde geçici tekne onarımları yapabilecek araçları bulunan, açık denizde romorkörlük yapabilen gemi. // Kurtarma işleri yapmak üzere özel olarak yapılmış ve donatılmış gemi.

KURU YÜK GEMİSİ Çeşitli ticaret eşyası taşıyan gemi.

KURYE GEMİSİ Gemiler arasında haber, emir götüren tekne.

KÜÇÜK BOT (PATALYA) 12 kadem boyunda tek çifte bottur.

Kutrani kaplama olarak yapılan; makine, kürek ya da yelkenle yürütülen yarım güverteli tekne. İşkampavya, hizmet teknesi. Bk. İŞKAMPAVYA.

LATİN BARKO Üç köşe latin yelkenli barko.

L.A.S.H. GEMİ ( ing. “Lighters Aboard Ship – Gemide Layterler” in kısa yazılışı. Bunlara “Barge Carrier” da denmektedir).Yüklü layterleri yükleyerek gideceği limana götüren ve orada boşaltan, boşalanları alarak geri getiren gemi. Yükleme, boşaltma zamanından ekonomi sağlamak amacıyla yapılmış ve halen uygulanmaktadır.

LAYTER Altı düz tekne. Genellikle, yük boşaltma ve yükleme esnasında kullanılan tekneler. (Yaklaşık 250 ton civarındadırlar).

Önceleri hafifletici, aktarmacı deniz araçlarına verilen bu isim sonraları bu tür bütün deniz araçlarını kapsamına almıştır. Genellikle makineli, az su çeken, geniş karinalı, yaklaşık olarak 250 ton yük taşıyabilen deniz araçlarıdır. “Şat” ta denir.Bk. BARÇ, DUBA, MAVUNA, PONTON, ŞAT.

LIBERTY SHIP [liberti şip] i. (ing.k.). Liberti gemi. İkinci Dünya savaşında A.B.D. tarafından yapılan 2500 H.P. gücünde yaklaşık 7100 gros tonilatoluk şilep. // İkinci Dünya savaşında, Amerika Birleşik devletlerinin seri halinde inşa ettiği şilep tipi.

1941 Kasımından 1945 Ekimine kadar 2 710 liberty ship denize indirildi. Elektrik kaynağı sayesinde inşaat büyük bir hız kazandı. 133 m uzunluğundaki bu gemiler 2 500 beygirlik bir makineyle 10 mil sürat yapıyor 10 500 ton yük alabiliyordu. Savaşta çok işe yarayan ve kullanışlı olan bu gemilerin çoğu savaştan sonra yabancı memleketlere satıldı.

LIGHT BOAT Bekçisiz fener gemisi. Belirli yerlere demirlenen bu tekneler, gemilerin o bölgelerde seyir güvenliğini sağlamak amacıyla ışık, ses, radyo dalgaları v.b. verir.

LİMAN MOTORU Liman başkanlıklarına ait motorlu deniz taşıtı.

LİMAN RÖMORKÖRÜ Bir geminin bir liman içinde yer değiştirmesini (limana giriş, yanaşma, limandan çıkış) sağlamak amacıyle kullanılan römorkör.

LINE FISHER Olta ya da oltalarla balık tutan balıkçı teknesi. Parakatçı.

LINER Saffıharp gemisinin eski adı.

LOGGER Tomruk gemisi. Tomruk kütük taşımak için özel yapılmış gemi.

LONG BOAT Bir ticaret gemisi tarafından eskiden taşınan en büyük ve en geniş filika. Uzunluğu 32-40 kadem, genişliği 8-10 kadem arası olup armuz kaplama, düz döşek yapımındadır.

LUGGER [laggır] i. (ing. k.). Atlas okyanusu ile Manş limanlarında kabotaj servisi yapan küçük gemi.

Direk ve yelken donanımıyle Şar None tipine benzeyen ve alt yelkenlerinin direğe bağlandığı alt uçların (amoro yakası) biçimi ile ondan ayrılan yelkenli tekne. Alt yelken pıraçıra (veya lagen) biçimi yelkendir: Uzun süre kıyı koruması için filolara bağlı olarak kullanılan lugger’de birkaç tane büyük dökme kaval top vardır. Fransa’da Birinci İmparatorluk döneminde korsanlar tarafından kullanıldı. // Aşırmalı, pıraçıra yelkene sahip tek ya da çift direkli tekne, uskuna. İki yahut 3 floku da olabilir.

 
M-N-O-Ö-P-R

MAC SHIP 1939-1946 savaşı esnasında ticaret gemilerinden yapılan uçak gemisi. Bu isim “Merchant Aircraft Carrier” kelimelerinin baş harflerinden alınmıştır.

MAÇUNA veya MAÇULA i. (ital. macchina’dan). Gemilerde veya rıhtımlarda yük alıp verme işleminde kullanılan, stim veya dizel elektrik enerjisi ile çalışan özel yük kaldırma sistemleridir. // Yüzer vinç. İkisi kaldırmayı, üçüncüsü de ileri eğimi sağlayan, üç direğin çatılmasından oluşan bir kaldırma aracı. Karada olanlara “Sabit Maçuna”, duba üzerinde olana “Seyyar Maçuna” ya da “Maçuna Gemisi” denir ve kaldırma kuvveti kendi makinesi ile sağlanır. // 350-400 ton arasındaki ağırlıkları kaldırabilen ve bir ponton üzerine konulmuş dikmelerden ibaret bir nevi vinç. // Başları dar bir açıyle birbirine çatılmış iki ağır bumba ve bu çatkıyı denize doğru belirli bir eğimde tutacak şekilde geriye uzanmış üçüncü bir ayaktan meydana gelen kaldırma aleti. (Ağır yükleri kaldırmakta kullanılır; kıyıda veya duba üzerinde kurulmuş olmasına göre sabit veya seyyar maçuna adını alır.

MAÇUNA GEMİSİ Seyyar maçuna. Bk. MAÇUNA.

MADEN GEMİSİ Ambarlarında ağır maden cevheri taşımak üzere özel olarak yapılmış yük gemisi.

Maden cevherleri ağır olduğu için, normal bir gemiye yüklenirse, daha ambar hacminin ¼’ü dolmadan, gemi yüklü su çizgisini bulur. Bütün ağırlığın dibe toplanması, geminin açık denizde çok sık ve hızlı yalpa yapmasına yolaçar. Bu sebeple maden gemisi, iki yanı boydan boya tank, ortası ambarlar halinde inşa edilir. Böylece ağırlık merkezinin yukarı çıkması ve normal bir gemi dengesinin sağlanması mümkün olur.

MADENCİ Bk. CEVHER GEMİSİ.

MANİA GEMİSİ /BATIĞI Liman girişi veya kanalını kapamak üzere bilerek batırılmış gemi.

MARKONİ Çift direkli uskuna.

MARTIKA veya MARTİKO i. (ital. k. [?]). İki direkli yelkenli tekne. // Başı geriye doğru kıvrık bir çeşit yelkenli: baş ve kıçları yüksek, ortaları açıktır, karadeniz kıyılarında (üç yüz ton büyüklüğe kadar) yapılır ve o kıyılarda kullanılır. (GAGALI da denir.)

MARTİKO i. (ital. k. [?]. Gagalı denilen Karadeniz teknelerine verilen bir isimdir. Bk. MARTIKA.

MAVNA veya MAVUNA i. (ar.) Başı ve kıçı aynı formda makinesiz, yük taşımak maksadı ile yapılmış 40-60 ton arasında yük alabilen teknelerdir. // Taşıma kapasitesi yaklaşık olarak 30-500 ton arası olan altı düz, makinesiz yedekte çekilen şat, layter, salapurya. // Limanlarda, şamandıralara bağlı olarak yükleme ve boşaltma yapan gemilerden, kıyılara römorkör yedeğinde yük götürüp getiren tekne: Her gün aheste mavnaların / görsem açıktan geçişini (O. Veli Kanık). Zurna, dümbelek, mavnaların üstünde tepine tepine oynayarak Göksu’ya giden halkın şamatası... (H.A. Adıvar). Bk. BARÇ, DUBA, LAYTER, PONTON, ŞAT.

Esas olarak bir büyük üç köşe yelken ve bir flok ile hareket eden, ağaçtan yapılmış ticaret yelkenlisi. (Kürekle de yürütülen mavnanın baş tarafı ileriye doğru uzun [soyalı], geri tarafı düz olur, en çok 50 ton yük taşırdı). // Yüksek bordalı, geniş gövdeli, bazen iki güverteli, geri tarafı (pupa) yuvarlak, 26 küreği bulunan baştarda tipi savaş gemisi. (Osmanlı donanmasında bulunanlarda 364 kürekçi, 150 cenkçi, otuz topçu, 40 usta gemici, 4 serdümenle 24 top vardı.) Bk. SALAPURYA.

MAVNA BOMBARTA Pena yelkenine ek olarak iki filosu, trinket ve gabya yelkeni bulunan 45-100 hamule tonluk mavna.

MAVUNA i. Bk. MAVNA.

MAYIN ARAMA TARAMA veya TARAMA GEMİSİ Deniz dibinde döşenmiş mayınları bulmağa yarayan bir cihazla donatılmış gemi.

Açık denizler için yapılmış mayın tarama gemileri yaklaşık olarak 800 tonluk, kıyı tarama gemileri ise 300-400 tonluk teknelerdir. Süratleri 10 ile 15 mil arasındadır; çoğu magnetik mayınlara karşı dayanıklı olabilmeleri için ağaçtan yapılmıştır. Bazı balıkçı gemileri savaşta mayın tarama gemisi olarak kullanılır.

MAYIN GEMİSİ Mayın dökmek, ağ germek gibi görevleri olan savaş gemisi. // Mayın dökmek ve mayın taramak/avlamak üzere dizayn edilen teknelere verilen ad. // Mayın döken, mayın arayan, mayın tarayan özel teçhizatlı küçük gemilerdir.

MAYIN TARAMA GEMİSİ Denize yerleştirilmiş mayınları toplayabilen özel yapılmış savaş gemisi. // Limanlar ve deniz ulaşım yollarının, savaş şartlarında, düşman tarafından mayın ile kirletilmesi halinde, bu sahaları özel mayın tarama cihazları ile tarayarak onları etkisiz hale getirirler. Açık deniz mayın tarama gemileri (MSO), sahil tarama gemileri ise (MSC) olarak adlandırılırlar.

MEKANİK KATIR A.B.D. Donanmasında, hafif piyade silahları ve yükü için kullanılan M-274 kodlu yarım tonluk taşıyıcı.

MEYVECİ Bk. MEYVE YÜK GEMİSİ.

MEYVE YÜK GEMİSİ Çeşitli meyve taşıyan gemi. (Bu çeşit gemilerin ambarları, meyvelerin bozulmayacağı derecede ısıya sahiptir.)

MİSTİKA i. (İtal. Mıstrie’den gelir.) Uskunadan küçük, sübye armalı lumbarsız bir gemi tipidir.

MOBİL GÜRÜLTÜ BARCI A.B.D Donanmasında, özellikle gürültü neşriyatlarını kaydetmek için donatılmış gemi.

MOLUSSON i. (yer adı Montluçon’dan). Fransa’da Centre, Berry, Nivernais kanallarında kullanılan ve büyük nehirlerden ikişer ikişer bağlanarak geçen yük dubası.

MONİTOR i. (fr. k.) Vurucu gücü ve korunmasının ön plana alınması için sür’atinden fedakarlık edilen eski bir çeşit savaş gemisi. // Az su çeken, kıyı korunması için yapılmış eski savaş gemisi. // XIX. yy.ın sonunda ve XX. yy.ın başında, sığ sularda da yüzebilen ve hücum veya savunma amacıyle kullanılan, orta büyüklükte bir zırhlı savaş gemisine verilen ad. (İlk Monitor, Amerika iç savaşında kuzeyliler tarafından yapılmış olan 1 200 tonluk gemidir; bu savaşta minitor, Marrimac adlı gemiyi 9 mart 1862’de yendi. Su yüzeyindençok az yüksek olan teknesi 14 sm kalınlığında demir bir kuşakla çevriliydi ve 280 mm çapında kaval yivsiz iki topu bulunan tareti su yüzeyine doğru çıkıktı. 37 sm’lik bir topu bulunan Manhattan adındaki monitor ise, Merrimac’dan daha üstün olan Tennessee’yi 5 ağustos 1864’te bir tek atışla batırdı. Bütün deniz kuvvetleri tarafından benzerleri yapılan bu gemi tipi, ingilizler tarafından Belçika kıyılarına hücum etmek için 1915’te tekrar kullanıldı.)

MORO VINTA Çin denizinde bulunan yelkenli tekne. Yaklaşık olarak 40 kadem boyundadır.

MOTH [moth] i. (“pervane” anlamında ing. k. ). Tek kişilik yelkenli yarış teknesi. Bu tekne, tek tip olmadığı halde dünya piyasasına az sayıda sürülür. Gövde için aranılan tek şart: uzunluğunun en fazla 3,353 m olmasıdır. Buna karşılık genişlik ve su çekimi sınırlanmamıştır. Yelken yüzeyinin 6,80 m² olması ve cat boat tipi arma donanımı kullanılması kesinlikle şarttır. Amatör yarışçılar, kendi kendilerine kontraplaktan bir moth yapabilirler; ayrıca alüminyumdan yapılanları da vardır. Sakin suda yarış için çok elverişli olan bu tekne, basitliği sebebiyle bütün dünyada çok tutulmuştur.

MOTOR Akaryakıt motoruyle işleyen deniz aracı.

MOTORBOT i. (ing. motorboat). Motorla hareket eden küçük deniz taşıtı. // Motorlu tekne.

MOTORLU GEMİ Dizel motorlarıyle donatılmış ticaret gemisi. // İçten yanmalı makine ile yürütülen gemi, tekne.

MOTORLU TORPİDOBOT Torpido ve makineli tüfeklerle donatılmış, 30 mt. boyunda yüksek süratli (60 kts.) tekne.

MOTORLU YAT Motor gücüyle hareket eden büyükçe yat. (Motorlu yat terimi, içten yanmalı motorlar istim makinesinin yerini alınca, istim makineli yat yerine kullanılmağa başlandı.)

MUHAFIZ BOTU Kraliyet donanmasında muhafız subayı taşıyan tekne.

MUHAFIZ GEMİ Bir limanı kontrol altına alan savaş gemisi, karakol gemisi. // Bk. KARAKOL GEMİSİ.

MUHAREBE GEMİSİ Yaklaşık olarak 50.000 deplasman tonunda vurucu kuvvete sahip ve korunmak için belirli sür’atde, ağır silah ve zırhla donatılmış gemi. // Donanmanın en ağır silahları ile donatılmış vuruş ve duruş gücü çok yüksek olan gemidir. Düşmanın her tip gemisi ile savaşacak güçte olduğu gibi, düşman sahillerinin bombardımanında da çok yüksek ateş gücü ile etkili olur. 45 000 ton ağırlığında olabilir. Güverteleri ve top taretleri kalın çelik zırh ile güçlendirilmiştir.

MUHARİP GEMİ Asıl görevi düşmanla savaşmak olan gemi.

MUHRİB sıf. Bk. MUHRİP.

MUHRİP i. (ar. muḫrib’den). Ana görevi torpido atmak olan çok süratli savaş gemisi. // Top, torpido ve denizaltılara karşı çeşitli silahlarla donatılmış, küçük harp gemisi. // Deniz harekatında, yüksek süratleri, manevra yetenekleri ve özel yapıları itibarı ile, çok maksatlı kullanma sahaları bulunan gemi tipidir. Nükleer enerji ile çalışanların bu yetenekleri daha da yükselmiş, donanmaların vazgeçilmez temel gemi tipleri olmuşlardır. // Yüksek sürati, manevra yeteneği ile çok maksatlı kullanma alanı olan bir gemi tipidir. Top, torpido ve diğer silahlarla donatılmıştır. Muhripler 19. yüzyılda kendilerinden küçük torpidobotlarla savaş için ortaya çıkmış, büyük gemilerle savaşmak için de torpidolarla donatılmışlardır. Torpidobotlar zamanla hücumbot oldu, muhripler de 2000-3000 tonluk kruvazörler haline geldi. Muhriplere destroyer de denilir.

(Muhripler veya destroyerler*, kendilerinden daha küçük olan torpidobotları topa tutmak için XIX. yy.ın sonlarında ortaya çıktı. Ayrıca, daha büyük gemilere karşı kullanmak üzere torpidolarla donatılmışlardır. Zamanla torpidobotlar ortadan kalktı veya hücumbot oldu; muhripler de 2 000 ile 3 000 tonluk çok hızlı kruvazörler haline getirildi. Bk.DESTROYER.

MUS Yelkenli küçük yarış teknesi, Kılıç biçimi salma omurgalı, denize dayanıklı ve çok iyi dümen dinleyen, özellikle gençler için düşünülmüş tektip bir şarpidir. İki tip yelkenle donatılabilir: tek kişilik tekne için cat boat tipi, iki kişilik tekne için sloop tipi (veya spinnaker). Taşınması kolay ve oldukça ucuz bir teknedir. Özellikleri: boyu, 3,90 m; genişlik, 1,42 m; su çekimi, omurga salınmış iken o,96 m; yelken yüzeyi, 8,10 m²; ağırlık, 85 kg.

MUZ GEMİSİ Muz naklinde kullanılan gemi. // Muz gemileri orta tonajlıdır. Teknesinde birçok yalancı köprüsü vardır. Bu şekilde meyvelerin ezilmesi önlenir ve meyvelerin arasından soğuk hava akımının geçirilmesi mümkün olur. Meyvelerin bozulmadan nakledilmesi için ısının 22°C’ta tutulması gerekir. Bu gemiler, ancak 12 yolcu taşıyabilir. Daha çok sayıda yolcu alırsa, gemi yolcu gemisi niteliğini kazanır, inşaat ve güvenlik bakımından ayrı bir rejime tabi tutulur.

NAKLİYE GEMİSİ Askeri birlikleri ve gereksinmelerini (ikmal maddelerini, ihtiyaçlarını) taşımakta kullanılan askeri gemi. // Ticari maksatla yük taşıyan gemilerdir.

NAVİ i. (fars. nāv veya ital. nave’den nāvî [?]). Eski dilde küçük gemi. Bk. BARKO BESTİYA.

NAVİ i. (lat. navîs). Yalnız pruva direği kabasorta, öbür direkleri sübye donanımlı olan, barko büyüklüğünde, genellikle üç direkli yelken gemisi. (BARKO bestiya da denir.) [Navi adı XIII. yy. da Akdeniz’de kullanılan büyük yelkenli gemilere verilmişti; Kuzey’de kullanılanlara ise NEF denirdi.] Bk. BARKENTİNE,BARKO BESTİYA.

NEHİR GANBOTU Az su çeken küçük savaş gemisi.

NÖBET FİLİKASI Gemilerde ani durumlar için kullanılmak üzere hazır tutulan botlardır.

NUH’UN GEMİSİ Boyunun 450 kadem, genişliğinin 75 kadem, derinliğinin 45 kadem olduğu söylenmektedir.

NOSYONEL GEMİ Deniz lojistik planlamasında kullanılan hayali gemi.

ODUN KAYIĞI Odun taşımakta kullanılan büyükçe tekne.

OKYANUS İSTASYON GEMİSİ Bir okyanus istasyonunda görevli gemi.

OKYANUS RACERİ Uzun mesafe yarış yatı.

OKYANUS TAZISI Sür’atli yolcu gemisi.

OLTA SÜRÜKLEYEN Sürükleme olta ile balık tutan balıkçı teknesi.

OOMIAKAS Eskimo kadınlarının ayıbalığı derisinden yaptıkları kano.

ÖZEL SİLAHLI GEMİ Korunma amacıyla top ve cephane konulmuş ticaret gemisi.

PADILBOT Genellikle burandadan yapılan, başı kıçı sivri, iki palalı, ortadan tutulan kürekle yürütülen küçük tekne.

PADILLA YÜRÜTÜLEN TEKNE Padıl, davlumbaz pervane (yandan çarklı) ile hareket eden gemi.

PAKET Hem yük hem yolcu taşıyan posta gemisi. Bazen düzenli sefer yapan yolcu gemilerine de denir. Paket Bot, Paket Gemi de denir.

PAKET BOT, PAKET GEMİ Bk. PAKET.

PALAMAR ARACI Gemiler yanaşırken gemiden palamar halatını alıp bağlanacak yere götüren ve bu iş için özel yapılmışi küçük deniz aracı. Bk. PALAMAR MOTORU.

PALAMAR BOTU Bk. PALAMAR ARACI, PALAMAR MOTORU.

PALAMAR MOTORU Yanaşma sırasında geminin halatlarını kıyıya veya şamandıraya taşıyan deniz motoru. Bk. PALAMAR ARACI.

PALOWA Yaklaşık olarak 70 kadem boyunda bir Çin yelkenli teknesi.

PAMUK TAŞIYAN GEMİ Pamuk için özel olarak yapılmış ya da pamuk taşımaya uygun duruma getirilmiş gemi.

PANGAIA Mozambik yerlilerinin teknesi.

PASSENGER FERRY Şehir hattı gemisi.

PASSENGER STEAMER Bk. YOLCU GEMİSİ.

PATALYA i. Tek çifte küçük bot. // Küçük, kürekli hizmet filikası. Küçük gemilerin deniz aracı ihtiyacını karşılayan 12 kadem boyunda ve iki çifte kürekli ağaçtan yapılmış ufak tekne. Patalya gibi ufak tekneler artık fiberglas’tan yapılmaktadır. // Birden üç çifte kadar küreği bulunan ve her çift küreği bir kişi tarafından çekilen savaş gemisi filikası. (Patalya, bindirme tahtalıydı. Kamarot ve öteki görevliler kıyıdan gemiye, gemiden kıyıya bunlarla taşınırdı). Bk. JOLLY BOAT.

PATRONA-İ HÜMAYUN veya PATRONA KADIRGASI Kadırga donanması kumandanının sancak gemisi. (Patrona bir donanmada riyale*den sonra en büyük komutandı. Flaması pruva üzerine çekilirdi.

PAVURYA KAYIĞI İstakoz, pavurya v.b. avlayan tekne.

PAZAR KAYIĞI Yedi çifte yük kayığı.

PAZAREE Dalmaçya sahillerinde bir çeşit balıkçı teknesi.

PENCACAP i. Malakka boğazında kullanılan deniz ulaşım aracı; boyu 15-20 m arasında, ince uzun, ön ve arka uçlarında iki çıkıntısı olan bir teknedir. (Hem kürekle hem de yelkenle gider. İki direklidir ve bu direklerine, dikdörtgen biçiminde, hasırdan yapılmış iki yelken açılır.

PENTEKONTOR 50 kürekle yürütülen eski bir Yunan teknesi.

PEREME i. (porta pereme, geçit kapısı’ndan). Bir kayık çeşidi.

Pereme yük gemisi olarak Ege ve Marmara denizinde kullanılmak üzere 1870’te İzmir’de yapılmağa başlandı. Tek direkliydi ve iki yelkeni vardı. Boy-en oranı 4 m; boyu ortalama 13,50 m idi. Kenarlarında fırtına küpeştesi vardı. Pereme, bizanslılar devrinde, Porta Pereme adı verilen Mısır Çarşısı önüyle, karşı kıyı arasında bu kayıklar işlerdi. Osmanlılar zamanında bu kayıklar İstanbul yakasıyla Anadolu arasında işledi. XVI. yy.da İstanbul’a gelen batılı gezginler, peremeyi Venedik’te işleyen Gondollara benzetirler.

PERKENDE i. (ital. brigantino’dan [?]). Çektiri sınıfından savaş gemilerine verilen ad. (Perkende, 18-19 çift kürekle çekilirdi. Bu sınıf gemiler kalite, firkate gibi, savaş donanmasında haberleşme, sığ sularda manevra, boş gemileri yedekte çekme ve gerektiğinde ateş kayığı olarak kullanılır ve topla donatılırdı.)

PINGLE Bir zamanlar kuzey İngiltere’de küçük yelkenli tekneye denilirdi.

PINK Kıçı uzun ve dar latin yelken donanımlı tekne.

Eskiden iki direkli küçük yelkenli tekneye denilirdi. Sonraları kraliyet donanmasında kullanılan yelkenli, kürekli ya da makineli, 36 kadem boyunda, kutrani kaplamalı tekneye denilmektedir. Bk. İŞKAMPAVYA.

PINYANO Tek direkli küçük Çin balıkçı teknesi.

PİLOT BOTU Bk. KILAVUZ ARACI.

PİRAGUA, PIRAGUA i. (karayip dilinden alınan isp. kelime). Padıl kürek veya yelkenle giden egzotik kayık. // Orta Amerika’da kullanılan büyük kano.

Etnografik. Tek parçadan yapılan veya parçaların birleştirilmesiyle meydana getirilen iki tip piragua vardır. Monoxyl denilen piragua tek parça ağaç kabuğundan veya içi oyulmuş ağaç kütüğünden yapılır. En çok kullanılan ağaç kabuğu Avustralya’da yetişen okaliptüs ağacı kabuğudur. Bir tek ağaç kütüğünden yapılan piragua’ya Tarihöncesinden beri her yerde rastlanır. Parçaların birleşmesiyle yapılan piragua’lar da Avustralya, Sibirya, Kuzey Amerika ve Amerika’nın güney bölgelerinden getirilen ve birbirine dikilen ağaç kabuklarından veya tahtaların birleştirilmesi suretiyle yapılır. Fakat piraguaların en yaygın olanı tek parça ağaç kütüğünden yapılır. Bu çeşit piraguayı daha çok kullanmış olanlar seyir emniyeti bakımından aksaklığını gidermek amacıyle buna parçalar eklemişlerdir. Bu alanda özellikle Polinezyalılar başarı göstermişler, iki piraguayı birleştirerek büyük bir gelişme sağlamışlardır. Ana piragua basit bir tek ve balansiye denen bir yüzdürücüyle de donatılabilir. Bu balansiye genellikle rüzgarın geldiği bordaya takılır, bu suretle de piragua’yı devrilmekten koruyarak suyun yüzeyine oturtur. Bazı durumlarda çifte balansiye kullanıldığı da olmuştur. Bu şekillerden hangisinin daha önce mevcut olduğu bugün hala bilinmemektedir. Fakat balansiyeli piragua, sal veya Çinhindi’nde kullanılan üçüzlü nehir kayıkları örnek alınarak yapılmış olabilir. Piraguaların şekil, boyut ve yelkenleri birbirinden farklıdır.

PİRAT i. (fr. pirate). Bir çeşit yelkenli tekne. (Uzunluğu en çok 5 m, genişliği1,61 m, ağırlığı 170 kg, yelkenlerinin toplam yüzeyi 10 m²’dir. İki kişilik mürettebat tarafından yönetilir. Sınıf işareti, bir kızılderili baltasıdır.

PİYADE KAYIK Dar ve uzun küçük kayık çeşidi.

PONTON Dikdörtgen şeklinde altı ve güvertesi düz bir taşıt aracıdır. Aynı zamanda geçici iskele görevinde de kullanılır. Bk. BARÇ, DUBA, LAYTER, MAVUNA, ŞAT.

PONTONLU MAÇUNA veya PONTONLU BARÇ / PONTON BARÇ Pontonlardan oluşan ve kendinden tahrikli maçuna/barç. Bk. WARPING TUG.

POSTA GEMİSİ Posta bu gemilerle taşındığından eskiden yolcu gemilerine verilen isim. // Posta taşıyan gemi, tekne.

POSTA VAPURU Posta taşıyan gemi.

POSTA YOLCU VAPURU Posta seferi yapan ticaret gemisi.

PRE-DREDNAUGHT/ DREDNOT HMS Dreadnaught’tan önce inşa edilen ona göre zayıf olan, 12, 8, 6 inch’lik topları olan muharebe gemisi. Dretnot Öncesi.

Q SHIP Savaş gemisi olarak donatılmış ticaret gemisi.

RACER [reysır] i. (ing. to race, hızlı koşmak’tan). Motorlu hızlı sandal. // Yarışlar için hazırlanmış yelkenli veya motorlu yat.

RADAR PİKET ESKORT GEMİSİ Daha çok SHM imkanları ile, EKT ve EDT imkanlarına sahip, radar piket gemisi.

RANDAM Pruva ve hamlada tek, ortası çift kürekli tekne.

RANDAN Kürekli gezinti teknesi.

RATE Eski savaş gemilerinin sınıflandırılması. 100 ya da daha fazla topa sahip olan gemi birinci sınıf. 40 toplu beşinci sınıf. En aşağısı 6’ıncı sınıftır.

REFAKAT DESTROYERİ / MUHRİBİ Konvoy refakatçisi olarak dizayn edilen muhrip karakteristikleri gösteren savaş gemisi. A.B.D. Donanmasında son zamanlarda bu tiplere fırkateyn denilmektedir.

REFAKAT GEMİSİ Bir gemi kafilesine refakat eden veya bir refakat hizmeti gören gemi. Deniz ulaşımını koruyacak biçimde donatılmış hafif gemi tipi. // Koruma amacıyla bir konvoya ya da ya da başka bir gemiye refakat eden, beraber seyreden gemi. Bk. ESKORT.

REGATA i. (ital. k.). Bir çeşit yarış teknesi; yelkenli, kürekli veya motorlu olabilir. Bu tekneyle yapılan yarışlar olimpiyat programında yer alır.

REPEATING SHIP Küçük savaş gemisi. Eskiden savaşta kullanılan ve Amiral’in işaretlerini uygun bir yerden gemilere gösteren savaş gemisi.

REVENUE CUTTER Gümrük gözetim teknesi. Eskiden kaçakçılar ve uygunsuz balıkçılara karşı yasayı uygulayan yelkenli küçük savaş teknesi. Şimdi bunların yerlerini makineli tekneler almıştır.

RIG Bir yelkenli tipi.

SHIP RIGGED Dört köşe yelkenle donatılmış üç ya da daha fazla direkli yelkenli.

RİNO BARÇ / LAYTER / FERİ Birbirine iştirakli pontonlardan oluşan kendinden tahrikli layter.

RO-RO. GEMİ ( ing. k.ROLL-ON/ROLL-OFF) Tır kamyonu yükleme kabiliyeti olan gemi. // Tekerlekli olan, kendi giren, kendi çıkan araçları taşıyan gemi.

ROKET GEMİSİ Bir amfibi hücum esnasında, hücum dalgalarını destekleme maksadıyla kullanılan, roket taarruzu imkanı olan çıkarma gemisi.

ROTAR SHIP 1920’de yapılmış uygulama gemisi.

ROW BOAT (ROWING BOAT) Kürekle yürütülen, hareket edebilen tekne, filika.

RÖMORKÖR i. (fr. remorqueur). Limanlarda büyük gemilerin yanaşıp kalkma işlemlerinde yardımcı olan makine ve manevra gücü yüksek küçük teknelerdir. // Başka taşıtları yedeğine alıp çekmek üzere özel olarak yapılmış gemi. // Özellikle liman hizmetlerinde, yedekleme işlerinde, büyük gemilerin yanaşma ve kalkmalarında kullanılan küçük fakat beygir gücü ve manevra yeteneği üstün deniz aracı. // Limanda büyük gemilere manevra yaptırmak veya yedek çekmek için özel olarak yapılmış, makinesi kuvvetli ve üstün manevra yeteneği olan tekne. // Limanlarda büyük gemilerin yanaşıp kalkma işleminde yardımcı olan makine ve manevra gücü yüksek küçük tekne.

Römorkör’ün, diğer gemilerden farklı bazı yapı özellikleri vardır. Çektiği gemiye paralel durumdayken çekiş basıncı römorkörü alabora edebileceği için, genişliği boyundan daha fazla tutulur. Geminin ağırlık merkezine mümkün olduğu kadar yakın bir yerde, bosalı bir yedek kancası vardır; çekilecek gemi yedek halatla bu kancaya bağlanır ve gerektiği zaman bu kanca yedek halatını süratle bando eder. Bu kanca, alabora kuvvetlerinin etkisini bir parça azaltmak için, römorkörün gerisinde bulunan ve bordadan bordaya uzanan eğimli bir putrel üzerinde yatay olarak kayar. Ayrıca römorkaj sırasında pervaneler normal seyirden daha yavaş döneceği için, pervane boyutları ve hatvesi buna göre seçilir. Her römorkör, seyir fenerlerine ek olarak, pruva (baş) direğindeki fenerin üzerine beyaz bir fener daha çeker. Bundan başka, yedekte çekilen geminin kendi dümen suyunda seyredebilmesi için, pupasında beyaz ışıklı küçük bir fener taşıyabilir.
 
S-Ş-T-U-Ü-V-Y-Z


SAHİL ATEŞ DESTEK GEMİSİ Amfibi harekatta, çıkarma yapan birliklere ateş desteği sağlayacak sahile yakın mevkilenmiş alçak draftlı tekne.

SAHİL FİLİKASI Denize atılması ve karaya çekilmesi kolay olan sahil filikası, sandalı.

SAKALAVA i. Bk. ÇEKELEVE.

SAKULEVA i. Doğu Akdeniz limanları arasında sefer yapan yelkenli gemi; bordaları çok çıkık, kıç üstü yüksektir; kıç direğine randa, grandi direğine düzey seren yelkeni açılır, öbür yelkenleri de latin veya pıraçıra yelkenidir.

Birçok doğu gemisinde olduğu gibi, sakuleva’larda da, küpeştenin orta kısmında, brandadan yapılmış ve sökülüp takılabilen bir küpeşte vardır. Bu teknelerin boyları ve yelken donanımları birbirinden çok değişik olabilir. Çeşitli sakuleva tipleri arasında, hemen hemen bir brik-gulet görünüşünde olan, ama grandi direğine brigantin yelkeni yerine bumbalı üç köşe yelken açılan scouna sakulev’i özellikle anmak gerekir (scouna, schooner [geolet] kelimesinin bozulmuş biçimidir).

SAL i. (esk. türk. k.). Gemi kazaya uğradığında kazazedelerin üstüne çıkacağı yüzer cisim. // Gemi ile rıhtım arasına konulan yüzer cisim. // Birçok kalın direğin yan yana birbirine bağlanmasıyle yapılan ve genellikle akarsularda taşıma işlerinde kullanılan, düz ve korkuluksuz taşıt. Halk dilinde Tabut denir. // Bidonlar veya yüzer sarnıçlar üzerine monte edilen platform.

Sallar daha çok suda yapılır. Çünkü karada yapılacak olursa, ağaç parçalarının her birinin suya atılınca başka bir durum alması bunların biraraya getirilmesini güçleştirir. Bir sal yapmak için ağaçların kalın ve ince uçları bir kalın uç ve bir ince uç olmak üzere yan yana getirilir. Böylece, salın ön ve arka ucunda bir kalın uçla bir ince uç yan yana getirilmiş olur. Ayrıca, en uzun ağaçlar da orta sıralara konur. Bundan sonra, su üstünde yüzen bu ağaçlar yan yana getirilerek salın kenarına tutturulmuş bir iple sıkıştırılır, üstlerine, dikey durumda daha kısa ağaçlar konarak alttaki kütüklere saz iplerle bağlanır. Aradaki boşluklar da çalı demetleri veya dallarla doldurulur.böylece meydana gelensal, çoğu zaman, sıkıca kapanmış varillerin üzerine oturtularak hızlı akıntılarda dengesinin bozulması önlenir. Bu sallarla, inşaatta veya yakıt için kullanılan ağaçlar taşınır.

Etnografik. Sal, birbirine bağlanmış kalın dallardan (Avustralya), sadece yan yana getirilerek bağlanmış veya içi biraz oyulmuş kütüklerden (tasmanya catamaran’ı) yapılmış olabilir. Bu tür salların nehir ulaşımı veya karşıdan karşıya geçme olarak kullanılan ve daha büyük boyda olanları da vardır. Sal yapmak için, malzeme olarak, birbirine bağlı kamışlar veya ot demetleri de kullanılabilir. Bu çeşit bir sal, ortasının çukur olması dolayısıyle, sandal ve pirog arasında bir araçtır. (Güney Amerika’nın balsa’sı, tasmanya ve batı afrika salları). Bunlar, bataklıklar veya göller gibi durgun ve az derin sularda kullanılan su üstü araçlarıdır.

SALAMBA Manila denizlerinde kullanılandirekli, yelkenli balıkçı teknesi.

SALAPURYA i. (fr. chaloupe > ital. scialuppa’dan). Mavunadan daha küçük, yük taşıma işlemlerinde kullanılan teknelerdir. İstanbul sularında ve Marmara denizinde ticaret eşyası taşımada kullanılan 10-15 tonluk yelkenli ticaret kayığı; direği, dibine bağlanmış bir karşı ağırlıkla kolayca yatırılabilir ve böylece Haliç’e girmesi gerektiğinde köprü altından geçişi sağlanırdı; üçgen şeklinde olan yelkeni, direği üzerinde kasnaklarla (çemberler) açılarak indirilirdi: Sağ taraflarında Boğaziçi vapurları, kayıklar, salapuryalar yeşil suların üstünde oynaşıyor (H. E. ADIVAR). Bk. MAVNA.

SALLE MAN Eski Portekiz savaş gemilerinin adı.

SAMBUNK Alçak, yuvarlak, bodoslamalı yüksek kıçlı Arap teknesi.

SAMPAN Çin, Cava, Madagaskar denizlerinde balıkçılık, yük taşıma ve diğer işler için kullanılan tekne.

SANDAL i. (ar. şandāl’’dan). Küçük kürekli tekne. Liman içinde ya da güvenceli sularda insan taşımada, balıkçılıkta eşya taşımada kullanılır. Bıyu yaklaşık olarak 5/6 metre arasındadır. // Kürekle hareket ettirilen, kısa boylu ve genişçe küçük deniz teknesi: İster misiniz, sizi sandalla ta derenin nihayetine kadar götüreyim? (H. Z. Uşaklıgil). Sandalın geldiği günden beri Süreyya rüzgar buldukça fırsatı kaçırmıyor, hemen balkona çıkıp sandalcıya sesleniyordu (Mehmed Rauf).

SARDINERE Sardalya balığı avında kullanılan çeşitli tekneler.

SARNIÇ GEMİ Sıvı yükleri taşımak için özel olarak yapılmış gemiler. Bk. TANKER.

SARNIÇLI TEKNE Tatlı su, mazot gibi sıvıların taşınmasında kullanılan küçük gemi veya duba.

SAVAŞ GEMİSİ Yaklaşık olarak 50.000 deplasman tonunda büyük vurucu kuvvete sahip ve korunmak için belirli sür’atte, ağır silah ve zırhla donatılmış savaş gemisi. // Savaş maksadına uygun olarak, hücum ve savunma için özel silahlar ile donatılmış gemidir.

SAZ KAYIĞI Boğaziçi’nde düzenlenen mehtap gecelerinde, içinde saz takımının bulunduğu büyükçe kayık: Hele saz kayığının en yakınında bulunan kayıkçılar ellerini biraz uzatarak yanlarındaki sandal veya kayığın kenarlarını tutmakla bunları birbirlerine tamamen yapıştırmış ve adeta kenetlemiş olurlardı ve bu sıralarda sandallarını yerlerinde tutabilmek için bir teviye siya ederlerdi (A.Ş. Hisar).

SCHUYT Yan yelkenlerle donatılmış bir veya iki direkli Hollanda balıkçı yelkenlisi.

SCOW Karinası düz gemi. Genellikle kum, çakıl, çamur transferinde kullanılır. Geniş olanlara Barge (Barç) veya Lighter (Layter) denir.

SCULL Bir adam tarafından yürütülen küçük bot.

SCULLER Küçük kürekle yürütülen bot.

SEA BOAT Gereği halinde derhal denize atılmak üzere hazır bulundurulan tekne, filika. Bk. KAZA BOTU.

SEALER Fok balığı avında kullanılan gemi.

SETTEE RIG İki direkli, dört köşe yelkenleri olan tekne.

SEYYAR MAÇUNA Duba üzerine kurulmuş maçuna.

SHIP-OF-THE-LINE Yelken devrinde muharebe gemisi. 3 veya daha fazla güvertede topların bulunduğu alçak süratli ancak yüksek tonajlı yelkenli gemi.

SIVI YÜK GEMİSİ Akaryakıt, asit, likit gaz taşıyan gemi. (Tanker de denir.)

SİLAHLI TİCARET GEMİSİ Savaş için donatılmış (silah ve adamlı) ticaret gemisi.

SİVİL SİLAHLI GEMİ Savaşta askeri personelle donatılan sivil gemi.

SLOOP (ing. k.) Şalupa. Tek direkli, floklu, randa yelkenli tekne. // Tek direkli, cıvadralı floklu, yan yelkenli tekne. // Savaş zamanında refakat ve karakol işleri yaptırılan makineli tekne.

SLOOP-OF-WAR Fırkatenden küçük ve daha süratli, ana bataryası tek bir güvertede olan tam armalı yelkenli tekne.

SMACK Bir çeşit (yelkenli) balıkçı teknesi.

SNIPE [snayp] i. Spor. Yelkenli bir tekne türü. (Uzunluğu en çok 4,73 m, genişliği 1,55 m’dir. 193 kg ağırlığında olan Snipe’ın 10,78 metrelik çift yelkeni vardır. İki kişi tarafından kullanılır. İşareti, su kuşu silüetidir. Snipe, Türkiye’de çok tutulan bir teknedir.

SOĞUTUCU AMBARLI GEMİ Taze hamüle taşıyan ticaret gemisi. // Dondurulmuş, soğuk yük taşımak için özel yapılmış gemi.

SÖRVEY GEMİSİ Ölçme, mesaha gemisi.

SPORTİF veya GEZİNTİ GEMİLERİ Genellikle, sportif ve gezinti maksatları ile bu alanda turistik gelir amacına yönelik yapılmış teknelerdir.

Sportif maksatlar için yapılanlar milletlerarası, klasmanlarla belirlenmiş, olimpik veya olimpik olmayan özel yapıdaki, yelkenli veya yelkenli motorlu olan teknelerdir.

Gezi maksadına yönelik tekneler ise, ya bireysel zevkler için veya turistik amaçlı geziler için tertip edilmiş teknelerdir.

Bu tekneler çoğunlukla ağaçtan imal edilmiştir. Son zamanlarda sentetik maddelerin gelişmesine paralel olarak ağaç imalatın yerini FİBER GLAS tekneler almaya başlamıştır.

Ayrıca saç ve alüminyum karışımı olarak yapılanlar görülmektedir. Bir gelişme şekli de beton tekne yapımındadır. Teknenin şekli demir çubuklar ile ortaya çıkarılarak, bunlar beton ile kaplanıp tekne oluşturulmaktadır.

STAR Bir çeşit yelkenli yarış teknesi.

STEAMER Önceleri yalnızca stim ile hareket eden tekneye denilmişse de sonraları, denizde çatışmayı önleme tüzüğünde belirtilen ve genel anlamda bütün gemilere denilmiştir.

STİMLİ GEMİ Üretilen stimle hareket eden ve açık denizlerde seyredebilen gemi.

SU GEMİSİ Gemilere su veren, taşıyan gemi.

SUCTION DREGGER Emerek tarayan tarak gemisi.

SUPER LINER Büyük tonajlı, hızlı hat gemisi.

SURF BOAT Sahil dalga çatlağında çalışmak üzere özel yapılmış tekne.

Bu sistem tekneler halen bazı kısıtlı durumları sebebiyle fazla yaygın halde değildir.

ŞAHTUR i. (ar. şahtûr). İnce donanma gemilerinden biri. (“İşkampavya’dan” büyük, “Cekelve” den küçüktü.). // Teknesi çok ince tahtadan yapılmış, üzeri ziftle örtülü sivri kayık. (Teknesine mehuf adı verilen bu tür kayıklarla ırmaklarda taşıma yapılırdı.)

ŞALOPA veya ŞALOPE i. (ital. scialuppa’dan). Yük taşıma işlemlerinde kullanılan bir deniz aracıdır. // Bir ya da iki kürekle hareket eden küçük araç // Yelkenli küçük balıkçı teknesi, Tırata. // Eskiden kullanılmış iki direkli küçük tekne. // Filikadan büyük, kürek ve yelkenle hareket eden tekne. // Ambarsız, iki direkli ve on iki toplu yelken gemisi. // Küçük boyda, ambarsız, on iki topu olan ve yelkenle hareket eden savaş gemisi. (Brik’ten küçük, ateş gemisinden büyüktür. 20 Zıra* boyunda ve iki direkliydi; sübye denilen iki düz yelkeni vardı. Şalopanın personel kadrosu bir reis, bir yelkenci, iki reis muavini, bir katip, bir çavuş, bir kılavuz, 5 humbaracı, 7 topçu ve 43 kalyoncudan meydana gelirdi. // 27 zirâ boyunda (1 zirâ 68 cm’dir.) Sübye yelkenli (seren direği olmayan yelken tipi) 12 topu, 64 personeli olan iki direkli gemi. Bk. TIRATA.

ŞARPİ i. (ing. sharp’tan fr. sharpie). Uzun, dar, düz dipli yelkenli spor teknesi. // Üç köşe yelken açılan iki direkli amerikan (Conecticut kıyıları) balıkçı teknesi. // Bu balıkçı teknesinden örnek alınarak yapılmış, altı düz, bordası su hattında keskin olarak kıvrık, salma omurgalı spor ve yarış teknesi. (Tekneye bu biçimin verilmesindeki amaç, özellikle teknenin inşasını kolaylaştırmak, dolayısıyla maliyet fiyatını düşürmektir. Tekne, kontrplak gibi geniş yüzeyli levhalardan yapılabilir.)

Spor. Şarpi , milletlerarası bir sınıftır. 1931’den beri yelken sporunda kullanılır. Uzunluğu 5,99 m, genişliği 1,43 m, ağırlığı ise 230 kg’dır. Tek direkli ve iki yelkenlidir. Yelkenlerin toplamı 12-14’m’dir. Dümen yekesi hilal biçimindedir. İki kişilik bir teknedir ve sınıf işareti “12” sayısıdır.

ŞAT i. (fr. chatte). Kamarası, motoru ve dümeni olmayan, saçtan yapılmış tekne. (Bu tekneler ikili veya dörtlü gruplar halinde yedekte çekilir.) // Liman içinde, gemilerle kıyı arasında yük taşımakta kullanılan güverteli duba. (Şat, İzmir limanında kullanılan bir terimdir.) Bk. BARÇ, LAYTER, MAVUNA.

ŞAYKA i. (rusça ve macarca şayka, çete’den). İnce donanma ve nehir gemilerinin bir çeşidi. (Kancabaştan büyük, işkampavyadan küçüktü. Altı düzdü ve büük bir kayık biçimindeydi.; 20-50 savaşçı alırdı, üç topu vardı. Osmanlılar tarafından kıyıların korunmasında kullanılırdı. Kazaklar da aynı adı taşıyan gemileriyle Karadeniz’de korsanlık yaparlardı.)

ŞEHDİYE i. Denizc. Bk. ÇİTİHA.

ŞİLEP i. (alm. Schleppen, çekmek, sürüklemek > Schlepp’ten [schiff]). Yük taşımağa yarayan gemi. Değişik tarzda yükleri taşımak maksadı ile kullanılan gemilerdir. Bk. YÜK GEMİSİ.

ŞİŞİRİLEBİLİR CAN SALI Denize atılınca şişmek üzere gemilerde ambalajı içinde bulundurulan can kurtarma aracı.

ŞİŞİRİLEBİLİR CAN SALI Denize atılınca şişmek üzere gemilerde ambalajı içinde bulundurulan can kurtarma aracı.

TAHLİSİYE SANDALI Tahlisiye işlerinde kullanılmak üzere özel olarak yapılmış, çok sayıda kürek ve aynı zamanda yelkenle yürütülen deniz aracı. (Baş ve kıç tarafları çok geniş hacimli sephiye tankları haline getirilmek suretiyle devrilse dahi batmazlığı sağlanmış bulunan bu sandallar, artık yerlerini gene özel yapılı tahlisiye motorlarına bırakmış bulunmaktadır.

Tam armalı gemi Direklerinin hepsinde seren yelkenleri bulunan üç direkli gemi.

TAHTELBAHİR blş. i. (ar. taht, alt ve bahr, deniz’den taht-el-bahr). Eski dilde denizaltı. Bk. DENİZALTI.

TAKA i. (onomatope tak’tan [?]). Doğu Karadeniz bölgesine has yelkenli bir tür kıyı teknesi: Ay ışığı denizin yüzüne düştü. Arada bir hışır hışır takalar geçiyor (Kemal Tahir).

Taka, 8-10 m boyunda ve 5-6 t yük taşıma kapasitesindedir. Güverte hattı oldukça çalımlıdır. Baş omuzluk hizasından başlayan küpeşteleri, güverte çalımına paralel olarak kıça kadar uzanır. Bodoslama, güverte düzeyine yaklaştığı yerde, dışarı doğru keskin bir dönüşle kıvrılarak, gagayı andıran bir biçimde ileri uzar. Ayna kıçlıdır. Ortasında küçük bir ambarı vardır. Takanın istenildiği zaman yatırılabilen direğine sabit pıraçıra yelkeni çekilir. Rüzgarsız havalarda kullanmak üzere kürekleri vardır. Son yıllarda bütün takalar motorlu duruma getirilmektedir. Taka, genellikle yük taşımakta ve balıkçılıkta kullanılır.

TAM ARMALI GEMİ Üç direkli ve cıvadralı, yelkenlerinin hepsi kare yelkenli olan yelken gemisi. KABASORTA ARMALI GEMİ de denir.

TAMİR veya TAMİRAT GEMİSİ Gemi tamirlerini yapabilecek şekilde donatılmış gemi. // Sahildeki tamir merkezlerinden uzakta bulunan gemilerde çıkan arızaların giderilmesi için gerekli makine ve aletlerle donatılmış olan ve yeterli personeli bulunan gemi.

TANK BARGE Makinesiz, sıvı yakıt taşıyan duba, layter. Yük alıp verme işlemini kendi tulumbası ile yapar.

TANKER i. (ing. k.). Ham ya da işlenmiş petrol ürünlerini, sıvı yükleri taşımak için özel olarak yapılmış gemiler. Sarnıç gemisi. // Petrol ve petrol ürünleriyle sınai yağlar, şarap v.b. dökme sıvı yükler taşımak üzere özel olarak inşa edilmişve yük hacmi enine ve boyuna perdelerle çok sayıda tanklara bölünmüş gemi. // Yük olarak petrol ya da petrol ürünleri taşıyan gemi, tanker. // Sıvı yükleri, akaryakıtları taşımak üzere özel olarak inşa edilmiş sarnıç gemisi.

Tanker terimi, petrol ürünlerinin denizaşırı nakliyata girdiği 1886’yı izleyen yıllarda kullanılmağa başlandı. Önceleri 3 000 ton hacminde inşa edilmeğe başlanan tanker gemiler, İkinci Dünya savaşına kadar çok yavaş bir gelişme gösterdi. Amerikalıların İkinci Dünya savaşına katılmasıyle başlayan ikmal hareketleri sırasında inşa edilen dedveyt tonluk T2 tipi tanker gemileri, bu tür taşımada hızlı bir gelişme gösterdi. İkinci Dünya savaşından sonra, tankerler dünya petrol üretimine paralel olarak önceleri oldukça yavaş, son yıllarda da çok önemli gelişmeler gösterdi. Bu gün 100 000 tona kadar olan tankerlere küçük, 200 000 tona kadar olanlarına orta boy, 300 000 tona kadar olanlarına jumbo, 300 000’in üstündekilere mamut tanker denir. Bk. SARNIÇ GEMİ.

TARAK GEMİSİ Limanları ve gemilerin seyir yollarını kazarak derinleştiren gemi. // Deniz dibini derinleştirmek için yapılmış tekne.

TARETLİ GEMİ Ana silahlarını taret veya taretler içinde taşıyan savaş gemisi.

TEK SIRALI Beher oturakta bir kürekçi olan tekne.

TELGRAF GEMİSİ Denizaltı kablosu döşemek için özel olarak yapılmış gemi.

TENDER Büyük gemi veya gemilerin işlerine bakan küçük gemi.

TERRADA 16’ıncı asrın bir ya da iki direkli, şark yelkenli teknesi.

TIRHANDİL veya TIRANDİL i. (yun. trekhantiri, bir çeşit küçük ve hafif gemi’den). Yelkenle ve kürekle hareket ettirilen bir çeşit tekne. // Ege denizi tipi küçük yelkenli tekne. İki direkli ve cıvadralı latin yelkenli olabilir. // Ege Denizi tipi küçük yelkenli.

TIRANDİL Bk. TIRHANDİL.

TIRATA Balıkçılık için yapılmış ortaları havuzlu şalopa. Bk. ŞALOPA.

TİCARET GEMİSİ Ticari nakliyata tahsis edilmiş gemi. // Denizde kazanç elde etme maksadıyla tahsis edilen veya fiilen böyle bir maksat için kullanılan gemi. // Denizde yük, yolcu taşıma ve ticaret işlerinde kullanılantekne, gemi.

TİCARET MUHRİBİ Ticaret gemilerini zaptetmek için kullanılan sür’atli muhrip.

TORPİDO BOT Ana silahı torpidolor olan küçük fakat sür’atli savaş gemisi. // Hücum botu. Görevi hücum etmek ve ana silahları torpidolar olan küçük fakat çok hızlı savaş gemileri. Ayrıca keşif, karakol ve denizaltıları avlama görevlerini de yaparlar. // 1875 yılında Whitehead Torpidosu’nun ciddi bir silah olduğunun anlaşılması üzerine, torpido taşıyan tekneler yapılmaya başlamıştır. İngilizler ilk kez 1877’de White Head Torpidosu taşıyan ve 19 mil sürat yapan (Lightning) isimli bir torpidobot yaptılar.

Fransızlar, Almanlar bu ucuz ve çok tehlikeli silaha hemen gereken önemi verdiler ve onlar da süratli torpidobotlar inşa etmeye başladılar.

1888’de 1’ci sınıf büyük, 2’ci sınıf küçük torpidobotlar yayıldı, sürat 27 mile kadar çıktı.

Torpidoların menzilinin artması, infilak maddelerinin daha etkili hale gelmesi, hem torpidonun hem bunları atan teknelerin önemini arttırdı, hem de torpido atan teknelere karşı savaşacak yeni tekneler yapılmasını da sağladı.

Böylece torpidobotlar, hücumbotlar, torpidobot destroyerleri meydana geldi.

TRAKTÖR Çıkarma gemi ve teknelerine ait genel terim.

TRAMP GEMİ Düzenli hatlar üzerinde çalışmayan ve herhangi bir yükün bir yerden bir yere taşınması için kiralanan gemi. // Seferlik, nerede uygun yük bulursa onu taşıyan gemi. Düzenli sefer yapmayan gemi. (Tramp gemileri genellikle kömür, maden cevheri, tahıl v.b. dökme yükler taşıdığı gibi, demir ve çelik mamullerini de parti yükler halinde taşır. Yapılışı ucuz, görünüşü oldukça sade, işletmeciliği ucuzdur.)

TRANSATLANTİK s. (fr. transatlantique). Atlantik denizini aşarak Eski ve Yeni Dünya arasında çalışan gemi.

TRANSPORT Asker taşımak için kullanılan gemiler. // Özellikle askeri taşıma araçları için kullanılır. Nakliye, taşıt gemisi.

TRAWLER Balıkçı gemisi. Balık yakalamak için deniz dibini ağ ile tarayan tekne. Trol.

TREN FERİSİ Tren vagonlarını karşıdan karşıya taşıyan gemi. Bu taşıma ile eşya, vagondan çıkarılmadan yolculuğuna devam edebilir.

TRIME Üç sıra kürekçisi olan eski Yunan, Roma, Kartaca savaş gemisi.

TRİERES i. (yun. treis, üç ve eretes, kürekçi’den). Eski Yunan’da ilk olarak Korinthos’ta yapıldığı sanılan yunan savaş gemisi. (Trieres’te üst üste üç sıralı bir forsa takımı vardı ve pruva bodoslamasında borda bordaya gelmeyi kolaylaştıran iki mahmuzla donatılmıştı. Uzunluğu 40 m’ye yakın olan tekne 200 kadar tayfa alırdı.)

TROL BALIKÇI Trol ağını sürükleyen balıkçı teknesi.

TROL GEMİSİ Trol. Sürütme ağ ile balık tutan gemi.

TROOPER Askeri taşıma gemisi. Bk. TRANSPORT.

TROOP SHIP Asker taşıma gemisi.

UÇAK GEMİSİ Savaş uçaklarının taşınmasına, iniş ve kalkışlarına imkan veren uçuş güvertesi, hangar gibi tesislere sahip büyük savaş gemisi. // Uçak taşıyan savaş gemisi. // Güvertesi uçuş alanı şeklinde inşa edilmiş, büyük tonajlı bir gemi tipidir. Çağımızın en güçlü bir silahıdır. Taşıdığı uçaklar yardımı ile kısa zamanda çok uzak hedeflere ulaşıp onları etki altına alırlar. Kod harfler.: CVA-CVL-CVE dir. Son gelişmiş tipleri nükleer gemiler olup, uzun süre denizde kalma yetenekleri yanında yüksek süratle seyrederler.

İlk defa 14 kasım 1910’da bir uçak, 25 m uzunluğunda uçuş güvertesi olan bir ingiliz gemisinden havalanabildi. Uçuş güvertesine ilk iniş ise, 18 ocak 1911’de, amerikan deniz kuvvetlerine ait bir geminin 32 metre uzunluğundaki güvertesine yapıldı; uçağın hızı saatte ancak ancak 50 km idi. Yavaş yavaş bütün deniz kuvvetlerince kabul edilen güverteye iniş sisteminde, uçak tarafından atılan bir kanca, güverteye enlemesine serilmiş ve içi kum dolu torbalar bağlanmış tel halatlara takılıyordu. Bugün bu kum torbalarının yerine çok gergin yaylar kullanılır. Birinci Dünya savaşında fransız deniz kuvvetleri, kara veya deniz uçağı taşımak üzere birçok gemi kullandı. Fakat uçuş güvertesi bulunan gerçek uçak gemisi’ni, zırhlıların veya büyük yolcu vapurlarının tekne biçimini değiştirerek ingiliz deniz kuvvetleri inşa etti. Bu şekilde gerçekleştirilen prototipler (furious, Argus, Eagle), ingiliz deniz kuvvetlerine belli bir üstünlük sağladı. İngiltere, tam bir uçak gemisi denilebilecek ilk gemiyi 1919’da tezgaha koydu; Hermes adını taşıyan bu gemi (10 800 ton, 20 uçak) Japonlar tarafından taklit edildi.

O devirde, büyük deniz kuvvetlerinin her birinde büyük bir uçak gemisi vardı: amerikan deniz kuvvetlerinde, 33 000 tonluk, 70 uçaklı Saratoga; japon deniz kuvvetlerinde 26 900 tonluk, 50 ile 70 uçaklı Akagi, ingiliz deniz kuvvetlerinde 33 ile 45 uçaklıİllustrious. Bütün bu gemilerin uçuş güverteleri bir uçtan öbür uca uzanır ve baca ile kaptan köprüsü, geminin bir kenarına bir ada halinde toplanmıştır. İkinci Dünya savaşında uçak gemileri, gerek limanlarda yatan deniz kuvvetlerine torpil ve bomba hücumlarının yapılmasında (Taranto, Pearl Harbour), gerek açık denizde filolar arasında yapılan savaşlarda (Midway, Mercan denizi), gerek filoların veya ticaret gemilerinin denizaltılara karşı korunmasında büyük rol oynadılar.

Uçak gemileri çok çeşitlidir: ağır filo uçak gemisi veya “hücum uçak gemisi”de denen savaş uçak gemisi; hafif filo uçak gemisi, zırhsızdır, fakat deniz kuvvetleri arasındaki savaşlara uçaklarıyle katılabilecek güçtedir; nihayet yalnız konvoylara refakat edebilen ve düşman savaş uçaklarının tehlikesi olmayan bölgelerde denizaltılarla mücadeleye girebilen refakat uçak gemisi.

Günümüzde, uçak gemileri büyük donanmaların belkemiğini meydana getirir; yalnız S.S.C.B. uçak gemisi yapmadı. Tahrip potansiyelleri arttırılan bu gemiler, zamanla vurucu kuvvetlerin bir elemanı haline geldi. Bu da, atom veya hidrojen bombaları taşıyan tepkili uçaklarla donatılmalarına bağlanabilir. Omurgaya göre 5° ile 9° eğik uçuş güverteleri, çoğu zaman park yeri olarak kullanılan güvertenin geri kalan kısmını boş bırakarak güverteye inişi ve mancınıkla fırlatmayı sağlar. Bu eğik pistler uçakların havalanma süresini azaltır ve dönüş hızı ile güvenliğini arttırır. Uçak gemileri alanında amerika tam bir üstünlük sağlamıştır. 1962’de amerikan deniz kuvvetlerinde 100’den çok uçak gemisi vardı. Bunlardan son yapılan altı hücum uçak gemisi, Forrestal sınıfındandır. 1954’te denize indirilen 60 000 tonluk bu prototip 218 milyon dolara mal olmuştur; boyu 315 m, genişliği 76 m’dir, 4 asansörü, 4 buharlı mancınığı ve zırhlı serbest uçuş pistleri vardır, mürettebatı 4 000 kişidir ve sesüstü avcı uçaklarından bombardıman uçaklarına kadar dört türde 70 ile 100 uçak taşır. Dört dakikada 32 uçak havalandırabilir. Uçak gemilerinde atom gücüyle itiş ilk defa 75 000 tonluk Enterprise ile başladı.

UÇURMA i. (uçurmak’tan uçur-ma). Yelkenli savaş gemilerinden meydana gelen ince donanmanın en küçük gemisinin adı. (Uçurma, çok hızlı olduğu için bu adı aldı.)

USKUNA i. (ing. Schooner.) İki ya da daha fazla direkli, genellikle yan yelkenlerle donatılmış yelkenli tekneler.Bazen pruva direğinde seren yelkenler bulunur. // Pruva direği kabasorta, grandi direği sübye donanımlı olan iki direkli yelken gemisi. // 27 zirâ boyunda, 16 toplu, 90 mürettebatlıdır. Pruva direği tekmil seren yelkenlerini havi, iki direkli bir gemidir. Bk. BRİK-GULET.

USKUNA BRİK Bk. BRİGANTİN.

ÜÇ AMBARLI Eski bir savaş gemisi tipi. En üst güvertesinden başka altında üç batarya top taşıyan savaş gemisi. // Ana güvertesinden itibaren, birbiri altında üç sıra top taşıyan eski bir savaş gemisi tipidir. // Üç güvertesinde top olan eski tip bir savaş gemisi.

ÜÇ DİREKLİ BARKO Baştan üçüncü direğinde yatay seren yelkeni olmayan, yan yelkeni bulunan barko.

ÜÇ DİREKLİ GULET Pruvası kabasorta, diğerleri sübye olan üç direkli gulet.

VAPUR i. (fr. vapeur, buhar’dan). Su buharının esnek gücüyle çalışan gemi: Arnavutköy’de vapurdan indiler. İskeleden çıkarken Efendiyi, bir polis selamladı (S. Kocagöz).

VARAGELE veya VARGEL İki konum arasında gerilen bir halat üzerinde işleyen sandal, filika. İstenilen tarafa teknenin baş ve kıçından alınan incelerle (halatlarla) götürülüp getirilir. Diğer bir deyimle, örneğin kıyıya kıçtan kara olmuş bir gemiden girip çıkmayı sağlamak için gemi ile sahil arasına çekilmiş bir halat üzerinde işleyen deniz aracı. Gemiye giren çıkanlar kendileri girip çıkabilirler.

VARAGELE BOTU İki yer arasında gidip gelmeyi sağlayan bot.

VARDAKOSTA i. (ital. suarda-costa). Kıyı muhafaza gemisi. // Eskiden kıyı koruma için kullanılan deniz araçlarına denirdi. // Sahil muhafaza hizmetinde kullanılan gemilerdir.

VARGEL BOTU (ing. Bac denir.) Başı küt, altı düz filika. Bk. VARAGELE.

WARPING TUG Amfibi hücumda, amfibi istihkam birliklerinin kullandığı birden fazla pontondan oluşan özel maksatlı römorkör.

WEATHER SHIP Hava gözlem gemisi.

WHALE CHASER Balina avlayan ve fabrika gemisi ile beraber çalışan gemi.

WHALE FACTORY Balina fabrika gemisi.

WHERRY 1- Yolcu ve yük taşımak için kullanılan kamaralı küçük tekne. 2- Küçük kürekli tekne.

WINDJAMMER Yelkenli teknelerin argo deyimi.

XEBEC Akdeniz ile İberik yarımadası sahillerine özel küçük üç direkli yelkenli.

YAN YELKENLİ USKUNA Yan yelkenlerle donatılmış bermuda armalı kotra.

YANDAN ÇARKLI Davlumbaz pervaneli gemi.

YANKY Küçük Hollanda teknesi.

YARDIM RÖMORKÖRÜ Tehlikeli durumda bulunan gemilere yardım etmek için özel olarak yapılan ve bazı özel aletlerle donatılan açık deniz römorkörü.

YARDIMCI GEMİ Savaş halindeki bir donanmanın, bu alanda harekatının devamlılığını sürdürebilmesi için lojistik desteğe ihtiyacı vardır.

Bu destek, donanma bünyesinde yer alan bu maksada uygun gemiler tarafından sağlanır. Temini gereken madde ve teçhizat, akaryakıt, cephane, gıda maddeleri, sağlık malzemeleri, yedek parçalar, personel, su ve bunun gibi maddelerdir.

Bu gemiler; tanker, kuruyük gemileri, özel cephane gemileri ve onarım gemileridir. // Refakat gemileri, ana gemiler, yük, kömür taşıyan gemiler, tamir gemileri, fener gemileri (açık denizlerden sahile yaklaşmada, belli mevkilere demirlemiş fener görevi yapan gemiler) gibi teknelere denir.

YAT Yarış ya da zevk için yapılmış yelkenli ve/veya makineli tekne.

YAVL 1- Pruva direği ve yeke gerisinde mizana direği olan güverteli yelkenli, yavl. 2- Beş çifte kik. 3- Açık, küçük balıkçı teknesi.

YEDİ DİREKLİ YELKENLİ Gulet yelkenleri ile donatılmış ve altı direkliden daha büyük yedi direkli amerikan yelkenli gemisi. (132 m uzunluktaki bir yedi direkli yelkenli 1902’de A.B.D’nin Maine eyaletindeki Fore River tezgahlarından suya indirildi. İstim makineleriyle döndürülen yelken donanımı gayet az mürettebat kullanılmasına imkan veriyordu.)

YELKEN GEMİSİ Yelkenle yürütülen gemi.

YELKENLİ GEMİ Denizdeki hareketini üzerinde bulundurduğu yelkenleri vasıtasıyla sağlayan gemi.

YELKENLİ TEKNE Yelkenle hareket eden, giden, yürüyen tekne. Yelkenli.

YOLCU GEMİSİ On iki kişiden fazla yolcu taşıyabilen gemi.

YOLCU POSTA VAPURU Yolcu ve posta paketleri taşıyan büyük ticaret gemisi.

YÜK GEMİSİ İçindeki yolcu sayısı on üçü geçmeyen ve yük taşıyan gemi. // Yük taşımak üzere yapılmış gemi. Modern yük gemileri büyük aşamalar yapmış ve her biri birer ihtisas konusu olmuştur.

YÜK KORVETİ Yelken devrinde, deniz kuvvetlerinde kullanılan yük gemisi. Eşanl. GABAR.

YÜKLEME BOŞALTMA MAÇUNASI Bk. DİREK MAÇUNA DUBASI.

YÜZER BATARYA Eskiden liman korunmasında kullanılan ve az su çeken, ağır silahlarla donatılmış savaş gemisi.

YÜZER HAVUZ Tanklarına su alıp batarak havuzlanacak gemiyi içine alan ve sonra aldığı suları tulumbaları ile basarak gemiyi kaldıran havuz. // Gemilerin karina ve sintine bakımlarının ve diğer tamirlerinin yapılabilmesi için gemilerin içine girdikleri ve bölmelerine su alarak dalan ve suyu tahliye ederek su üzerine çıkabilen saçtan yapılmış yapı. Yüzer havuzlar bir yerden bir yere çekilebildiklerinden harekat maksatları için elverişli onarım imkanı sağlarlar.

YÜZER KREYN Bk. MAÇUNA.

YÜZER VİNÇ Bk. MAÇUNA.

YÜZEY ETKİ GEMİSİ (SURFACE EFFECT SHIP) (ing) “Ground Effects Machine” in yeni tanımı. Aşağı doğru basınçla verilen hava hava vasıtasıyla yer veya su sathı üzerine ilerletebilen araç.

ZAMBUK Kızıldeniz’de ve Basra Körfezinde işleyen latin yelkenli bir sınıf kayıktır. // Kızıldeniz ve Basra Körfezinde görülen latin yelkenli mahalli bir tekne tipidir.

ZIRH GÜVERTELİ KRUVAZÖR Kazan, makine, cephanelik gibi önemli bölümleri üzerine zırh döşenmiş kruvazör.

ZIRHLI Büyük bir kısmı mermilere ve uçak bombalarına karşı bir zırhla korunmuş, genellikle büyük tonajlı açık deniz gemisi. // Genellikle önemli bölümleri, yerleri, güverteleri zırhla kaplanmış bir sınıf savaş gemisi. // Genellikle; hayati yerleri zırhla korunmuş bir sınıf savaş gemisidir. // Bordaları demirle kaplanmış savaş gemisinin eski adı. Bu isim sonraları çelik olarak inşa edilmiş teknelere de verilmiştir. // Zırhla muhafazalı büyük savaş gemilerine genellikle zırhlı denilmektedir. Denizcilikte tek başına “zırhlı” bir gemi tipi değildir.

ZIRHLI KRUVAZÖR Kısmen bir zırhla korunmuş kruvazör. // Önemli kısımları zırhla kaplanmış kruvazör. Bk. KRUVAZÖR.

ZİFT KAYIĞI Gemilerin karinalarına zift sürmek için, ziftin kaynatılıp eritildiği kazanları taşıyan kayık.

ZİNCİR BOTU Limanda kopan demir ya da zinciri çıkaran tekne.
 
Geri
Üst